BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
KANUN TEKLİFİ

Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

2 / 3393 · 2025-11-27

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 4
Esas Numarası
2 / 3393
Başkanlığa Geliş Tarihi
27/11/2025
Teklifin Başlığı
Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Teklifin Özeti
Teklif ile; trafikte yol kesmenin müstakil bir suç olarak düzenlenmesi ve hukuka aykırı olarak bir aracın durdurulması, hareket etmesinin engellenmesi veya başka bir yere götürülmesine ilişkin cezaların artırılması, meskun mahalde silahla ateş etme suçunun cezasının artırılması, bu suçun insanların toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesinin suçun nitelikli hali olarak sayılması ve bu bakımdan yargılama usulüne yönelik düzenleme yapılması, çocukların suçta araç olarak kullanıldığı durumlarda örgüt yöneticilerinin cezalarının artırılmasına ilişkin yaptırım düzenlenmesi ve örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarının hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılması, bilişim sistemlerinin kullanılmasıyla işlenen suçlarda banka hesaplarının askıya alınması ve suça konu menfaatin mağdura iade edilmesine yönelik düzenleme yapılması, elektronik ödeme kuruluşlarında hesap açılmasında ve GSM hattı aboneliği yaptırılmasında yalnızca elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle işlem yapılması, mobil haberleşme hatlarına yönelik sınırlamalar ve bunlara aykırı işlemlere ilişkin yaptırımlar düzenlenmesi, yabancı uyruklu kişilerin kullandığı mobil haberleşme hatlarına yönelik düzenlemeler yapılması, suç amacıyla kullanılan mobil haberleşme hatlarının tespitine, kapatılmasına ve aykırı davranan işletmecilere yönelik yaptırımlara ilişkin düzenleme yapılması, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin daha erken açık ceza infaz kurumuna veya denetimli serbestliğe ayrılmalarına yönelik düzenlemenin kapsamının genişletilmesi, taksirle yaralama suçunun cezasının artırılması, güveni kötüye kullanma suçunun konusunun kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde cezanın artırılması ve uzlaştırma hükümlerinin uygulanmaması, yüze karşı veya gıyapta hakaret suçlarının ön ödeme kapsamına alınması ve bu suçların uzlaştırma kapsamından çıkarılması, erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılmasına ilişkin düzenlemeler yapılması, avukatların disiplin hükümlerinde düzenleme yapılması, suç işleyen akıl hastalarının rehabilite olmadan toplum hayatına katılmalarını engellemeye yönelik düzenlemeler yapılması, dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının asliye ceza mahkemelerinde görülmesine ilişkin düzenleme yapılması, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kapsamının genişletilmesi amaçlanmaktadır.
Son Durumu
KANUNLAŞTI
Teklifin Sonucu
KANUNLAŞTI
Esas Komisyon Raporu(Sırasayısı)
247
KANUN NUMARASI
7571
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Kanun Teklifinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 40 SAYFA

Kanun Teklifinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Bu belgeden okunabilir metin çıkarılamadı. Özgün PDF’yi görüntüleyebilirsiniz.

Belge parmak izi ve kaynak

d7c0eeb5929ae7860c649ca892a892df86af0cf39ee6cd6d98dc3e1ff1515a77

2026-10-09T20:49:07 UTC
247 — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 218 SAYFA

247

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ YASAMA DÖNEMİ YASAMA YILI 28 4 SIRA SAYISI: 247 Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile 50 Milletvekilinin Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3393) ve Adalet Komisyonu Raporu ‒2‒ Not: Bu Sıra Sayısına; elektronik ortamda https://www.tbmm.gov.tr/yasama/komisyon-raporlari internet adresindeki sorgu sayfası üzerinden erişilebilmektedir. Kanunlar ve Kararlar Başkanlığı Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒3‒ İÇİNDEKİLER Sayfa • 2/3393 Esas Numaralı Teklifin - TBMM Başkanlığına Sunuş Yazısı..............................................................................................4 - Katılma Yazıları...........................................................................................................................5 - Genel Gerekçesi. .........................................................................................................................6 - Madde Gerekçeleri. .....................................................................................................................8 • Adalet Komisyonu Raporu.....................................................................................26 • Muhalefet Şerhleri.......................................................................................................38 • Teklif Metni....................................................................................................................195 • Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin. ...................................................195 Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒4‒ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmaktadır. Gereğini arz ederiz. Mustafa Arslan Orhan Kırcalı Yusuf Ahlatcı Tokat Samsun Çorum Abdurrahim Fırat Ejder Açıkkapı Süleyman Karaman Erzurum Elâzığ Erzincan Mehmet Emin Şimşek Fatma Serap Ekmekci Derya Bakbak Muş Kastamonu Gaziantep Emel Gözükara Durmaz Kaan Koç Celalettin Köse Bursa Ardahan Gümüşhane Osman Zabun Mustafa Varank Abdürrahim Dusak Isparta Bursa Şanlıurfa Muhammet Müfit Aydın Ali Kıratlı Cemil Yaman Bursa Mersin Kocaeli Sayın Bayar Özsoy Murat Cahid Cıngı Ümmügülşen Öztürk Kayseri Kayseri İstanbul Tuba Köksal Ömer Oruç Bilal Debgici Mevlüt Kurt Kahramanmaraş Kahramanmaraş Kahramanmaraş Cüneyt Yüksel Osman Gökçek Mustafa Yavuz İstanbul Ankara Bursa Çiğdem Koncagül İbrahim Yurdunuseven Yakup Otgöz Tekirdağ Afyonkarahisar Muğla Seda Sarıbaş Sevan Sıvacıoğlu Mehmet Ali Cevheri Aydın İstanbul Şanlıurfa Ahmet Fethan Baykoç Hasan Ekici Sami Çakır Ankara Konya Kocaeli Fatma Aksal Cem Şahin Süleyman Şahan Edirne Karabük Yozgat Erol Keleş Mervan Gül Orhan Ateş Elâzığ Siirt Bayburt Cevahir Asuman Yazmacı Mehmet Eyup Özkeçeci İrfan Çelikaslan Şanlıurfa Gaziantep Gaziantep Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒5‒ Mehmet Şahin Kemal Karahan Cüneyt Aldemir Kahramanmaraş Hatay Tokat Kayhan Türkmenoğlu Rümeysa Kadak Hasan Arslan Van İstanbul Afyonkarahisar Adem Yıldırım İstanbul KATILMA YAZILARI TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine imzamın eklenmesini arz ederim. 28.11.2025 Fehmi Alpay Özalan İzmir TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 2/3393 esas numaralı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne katılıyor, imzamı koyuyorum. Gereğini arz ederim. 02.12.2025 Hulusi Akar Kayseri TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinde imzamın bulunmasını talep ediyorum. Gereğini arz ederim. 28.11.2025 Cevahir Uzkurt Niğde TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 2/3393 esas numaralı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne katılıyorum. Gereği arz ederim. 28.11.2025 Mestan Özcan Tekirdağ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒6‒ HAVALE EDİLDİĞİ KOMİSYONLAR (2/3393) ESAS Adalet Komisyonu Anayasa Komisyonu TALİ Plan ve Bütçe Komisyonu GENEL GEREKÇE Adalet, insanlık tarihinin en kadim kavramlarından biri olarak bireylerin haklarının korunmasını, toplumun düzenini ve devletin meşruiyetini sağlayan temel değerdir. İnsanların birlikte yaşamaya başladıkları ilk çağlardan itibaren oluşmaya başlayan adalet kavramı, sosyal ve ekonomik ilişkilerin yoğunlaşmasıyla giderek önem kazanmış ve artık çağımızda bir amaç durumuna gelmiştir. Hukuk sistemlerinin nihai amacı, yalnızca bireyler arasındaki ihtilafların çözümü değil, aynı zamanda toplumun bütününde güven, istikrar ve barışın tesis edilmesidir. Bu bağlamda adalet, hem bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin teminatı hem de devletin faaliyetlerinin meşruiyet ölçütüdür. Ülkemizde adaletin tesisi anlamında 2002 yılından günümüze kadar temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunması, hukuki güvenliğin güçlendirilmesi, adalete erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi, yargıya güvenin artırılması ve insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi amacıyla birçok düzenleme yapılmış ve çalışma gerçekleştirilmiştir. “Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı” hedefi doğrultusunda, katılımcı bir anlayışla, uygulayıcı hâkim ve savcıların, baro temsilcilerinin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşları ile birçok paydaşın görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca hazırlanan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesiyle “hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi” vizyonu ön plana çıkarılmıştır. Önceki reform belgelerinin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan 2025-2029 dönemini kapsayan bu belgeyle, hukuki güvenliğin kuvvetlendirilmesi, yargılamaların makul sürede tamamlanması, çözüm merkezli ve öngörülebilir bir adalet sisteminin oluşturulması, yargılama usullerinin sadeleştirilerek verimliliğin artırılması, yargıya ilişkin güven ve memnuniyetin yükseltilmesi, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, ceza adalet sisteminin etkinlik ve caydırıcılığının tahkim edilmesi hedeflenmiştir. 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi esas alınarak hazırlanan bu Kanun Teklifiyle, doğrudan insan hayatına dokunan yenilik, uygulama ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi öngörülmektedir. Güvenlik tedbirleri ile suçlar için öngörülen ceza miktarı, ceza hukukunun evrensel temel ilkeleri ve Anayasanın konuya ilişkin kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, ülkenin sosyal ve kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimleri göz önüne alınarak belirlenen ceza politikasına göre düzenlenmektedir. Bu bağlamda, hangi suça ne ölçüde yaptırım uygulanacağı ve hangi hallerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edileceği Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirindedir. Ceza hukuku, suç faillerine işlediği fiilin ağırlığına göre belirli bir yaptırım uygulamak suretiyle yeniden suç işlenmesini önlemeyi ve toplumun suçtan korunmasını amaçlamaktadır. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında belirtildiği üzere, hukuk devletinde yer alan ceza hukuku kuralları Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒7‒ önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olmalıdır. Suç ile ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunup bulunmadığının belirlenmesinde; bu ihlalin toplumda yarattığı infial ve etki, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike, zarar verenin kişiliği ile verilen zararın azlığı veya çokluğu, suçun işlenme oranındaki artış veya azalma gibi faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir. Son yıllarda trafikte kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atan eylemlerin arttığı bilinen bir gerçektir. Nüfus ve araç sayısına bağlı olarak artan ulaşım yoğunluğu sebebiyle gerçekleşen trafik kazaları önemli sayıda kişinin ölümüne veya yaralanmasına yol açmakta; aynı zamanda ciddi ekonomik zararları da beraberinde getirmektedir. Bu durum dolaylı olarak toplumsal huzur ve düzenin bozulmasına neden olmaktadır. Toplumun büyük bir çoğunluğunun her gün içerisinde bulunduğu trafik düzeninin sağlanması; kamunun güvenliği, kişilerin yaşamı ve vücut bütünlüğü ile malvarlığının korunması bakımından önem arz etmektedir. Bu kapsamda Teklifle, trafik düzenini bozan eylemlerle daha etkin mücadele edilmesi ve kişilerin trafikteki can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bazı suçların cezalarının artırılması ve unsurlarının yeniden belirlenmesi öngörülmektedir. Diğer yandan, düğün, nişan ve asker uğurlaması gibi kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde silahla ateş açılması suretiyle gerçekleştirilen eylemler sonucunda kimi zaman ölüm veya yaralanma kimi zaman da ciddi korku ve endişenin meydana geldiği bilinmektedir. Kamu düzenini bozucu nitelikteki bu eylemler, yalnızca bireylerin güvenliğini değil, toplumsal huzuru da doğrudan tehdit etmektedir. Bu kapsamda, bireylerin vücut dokunulmazlığını teminat altına almak, toplumsal barış ve güven ortamını pekiştirmek ve kamu düzeninin sağlıklı biçimde devamını sağlamak amacıyla bu fiillere yönelik cezaların artırılması suretiyle caydırıcılığın sağlanması hedeflenmektedir. Çocukların suç işlenmesinde araç olarak kullanılması, yalnızca hukukun temel ilkelerine değil, aynı zamanda toplumun vicdani değerlerine de aykırıdır. Çocukların suça alet edilmesi, onların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini telafisi güç biçimde zedelemekte, onları sağlıklı birey olma potansiyelinden uzaklaştırmakta ve toplum güvenliğini tehlikeye düşürmektedir. Bu nedenle, çocukların ulusal ve uluslararası hukuki belgeler doğrultusunda en üst düzeyde korunması için suçun işlenmesinde araç olarak kullanılmalarına karşı hukuki koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Teklifle, suç örgütleri tarafından çocukların suçta araç olarak kullanılmasının engellenmesi bakımından caydırıcı yaptırımlar öngörülmektedir. Teknolojik gelişmelerin hız kazanmasının yanı sıra sürekli değişim ve gelişim içinde olması, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarla mücadelede ciddi zorluklar oluşturmaktadır. Bu durum uygulayıcıların suçla mücadelede ihtiyaç duyduğu yetkilerin yasal zeminini oluşturan mevzuat hükümlerinin değişen ve gelişen koşullara uygun olarak revize edilmesini zorunlu kılmaktadır. Teklifle, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlardan elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınmasına imkân sağlanarak bu suçların mağdurlarının korunması amaçlanmaktadır. Ayrıca, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada istenilen bilgi ve belgelerin on gün içinde gönderilmemesi veya eksik gönderilmesi halinde ilgili işletmeler hakkında idari para cezası verilmesi öngörülmektedir. Düzenlemeyle bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarla daha etkin mücadele edilebilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle mağdurların hak kayıplarının önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır. Kişilerin bilgi ve rızaları dışında yapılan abonelik kayıtları neticesinde elde edilen ve iletişim sektöründe sahte ve açık hat olarak bilinen hatların dolandırıcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması gibi birçok suçta araç olarak kullanılması, suç faillerinin tespitini güçleştirmekte Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒8‒ ve soruşturmaların akamete uğramasına neden olabilmektedir. Teklifle, elektronik haberleşme hizmeti aboneliğinin tesisi için yeni tedbirler alınmakta ve kişilerin alabilecekleri hat sayısının belirlenebilmesi bakımından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna açıkça yetki verilmektedir. Dolandırıcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen telefon hatlarının bağlantısının yargı mercilerinin kararı doğrultusunda kesilmesi öngörülmektedir. Ayrıca yabancılara ait elektronik haberleşme hizmeti abonelik kayıtlarının teyit edilmesi ve güncellenmesine dair düzenlemeler getirilmektedir. Anayasa Mahkemesi tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun bazı düzenlemelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının oluşturacağı hukuki boşluğun doldurulması ve uygulamada yaşanabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla düzenleme yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi tarafından hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik yönünden yeterli bir güvence sağlamadığı gerekçesiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun disipline ilişkin hükümlerinin de iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının oluşturacağı hukuki boşluğun doldurulması ile uygulamada yaşanabilecek tereddütlerin giderilmesi ve disiplin suç ve cezaları arasındaki yeterli bağlantının sağlanması amacıyla avukatlık mesleğine ilişkin disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren fiiller ayrı ayrı belirlenmektedir. Düzenlemeyle, disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezaları arasında adil bir dengenin kurulması sağlanarak, kanunilik ilkesinin gereği yerine getirilmektedir. Teklif, yukarıda açıklanan gerekçelerle hazırlanmıştır. MADDE GEREKÇELERİ Madde 1- Maddeyle, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 134 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında değişiklik yapılmaktadır. 24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle ihalenin feshini talep edecek ilgililerden bir kısmı için getirilen nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğünün yerine getirilmeden ihalenin feshinin talep edildiği ve bu şekilde yargılamaların uzatılarak ihale sürecinin kötüniyetli olarak sürüncemede bırakıldığı görülmektedir. Nispi harç ve teminatın getiriliş amacının gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla maddede değişiklik yapılmaktadır. Yoğun bir emek sonucu önemli bir masrafla yapılan açık artırma aşamasında alacaklı nihayetinde alacağına kavuşacak, borçlu borcundan kurtulacak, borcuna faiz işlemesi duracak, ihale alıcısı parasını yatırdığı mala hukuken ve fiilen sahip olabilecek, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin açık artırmalarda ise hissedarlar alacağına kavuşacaktır. Maddenin ikinci fıkrasında ihalenin feshi talep edebilecek kişiler satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır. Bu kişilerin hukuki menfaatlerinin korunması gerekmektedir. Bu kişiler dışında ihalenin feshinin talep edilmesi ancak dava açma hakkının kötüye kullanılması biçiminde tezahür etmektedir. Özellikle 7343 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeden sonra ortaklığın satış suretiyle giderilmesi de dahil olmak üzere İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan tüm Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒9‒ satışlar elektronik ortamda yapılmakta ve bu ortamda yedi gün boyunca teminat yatırmak suretiyle açık artırmaya katılmak mümkün olmaktadır. Ancak uygulamada gerek icra dosyası gerekse ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde dosyayla ilgisi bulunmayan, ihaleye iştirak etmeyen kişilerin ihalenin feshini talep ederek, ihalenin kesinleşme sürecini kötüniyetle uzattıkları görülmektedir. Nitekim, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesinde hakkın kötüye kullanılmasının kanun tarafından himaye edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. İkinci fıkrada yapılan düzenlemeyle ihalenin feshini talep edebilecek kişilerin mahkemeye erişim hakkı herhangi bir şekilde kısıtlanmaksızın, fıkrada sayılan kişiler dışındakilerin, ihale alıcısına, alacaklı ve borçluya, pay sahibi hissedarlara verecekleri zararın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, ihalenin feshine ilişkin yapılan taleplerde maddenin mevcut hükümleri kapsamında yatırılması gereken teminatın veya harcın eksik yatırılması halinde mahkemenin bir muhtıra ile iki haftalık kesin süre içinde eksik teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildireceği hüküm altına alınmaktadır. Belirtilen süre içinde teminatın veya harcın yatırılmadığı ya da ikmal edilmediği takdirde mahkemece derhal ihalenin feshi talebi kesin olarak reddedilecektir. Bu şekilde alacaklının, borçlunun, hissedarların ve ihale alıcısının hakları daha üst seviyede korunarak, açık artırmanın kesinleşme sürecinin kötü niyetli olarak uzatılmasının önüne geçilmesi sağlanacaktır. Madde 2- Maddeyle, 2004 sayılı Kanunun 278 inci maddesi değiştirilmektedir. Anayasa Mahkemesinin 9/5/2024 tarihli ve E: 2023/200; K: 2024/103 sayılı kararıyla, maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “evlat edinenle evlatlık” ibarelerinin iptaline ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 22/10/2024 tarihli ve 32700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin farklı tarihlerde verdiği kararlarla söz konusu fıkrada yer alan “karı ve koca”, “usul”, “sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) hısımlar” ve “neseben” ibareleri iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi; düzenlemeye konu hükümde borçlunun bazı yakın hısımlarıyla yaptığı ivazlı tasarrufların başka hiçbir şarta tabi olmaksızın bağışlama olarak kabul edilmesini ve bu durumun aksinin ispatına imkân verilmemesini mülkiyet hakkına ve hak arama özgürlüğüne aykırı bularak iptal etmiştir. Düzenlemeyle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi nazara alınarak madde değiştirilmektedir. Birinci fıkrada yapılan düzenlemeyle; alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların iptale tabi olduğu hüküm altına alınmaktadır. Yapılan değişiklikle, acizden geriye doğru iki yıl içinde yapılan bağışlamaların veya ivazsız tasarrufların iptal edileceğine ilişkin hükümde yer alan süre, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesinin daha etkin bir şekilde korunabilmesi amacıyla bir yıla düşürülmektedir. Belirtmek gerekir ki bu süre, mukayeseli hukukta da bir yıl olarak uygulanmaktadır. İkinci fıkrada, bağışlama sayılan tasarruflar bentler halinde sayılmaktadır. (a) bendinde, altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarrufların gerçek değere uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılacağı kabul edilmektedir. (b) bendinde, aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler bağışlama sayılmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 10 ‒ (c) bendinde, borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin, uygun bir karşılığının sağlandığı ispatlanmadıkça bağışlama sayılacağı hüküm altına alınmaktadır. Madde 3- Maddeyle, 2004 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmektedir. Anayasa Mahkemesinin 6/3/2025 tarihli ve E:2025/61; K: 2025/46 sayılı kararıyla, maddenin ikinci fıkrasının iptaline ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı 4/6/2025 tarihli ve 32920 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi söz konusu kararında, kanun yoluna başvuru açısından parasal değer (kesinlik sınırı) güncellenirken, dava konusu mal ya da alacağın değerinin güncellenmemesi nedeniyle enflasyondan dolayı oluşan külfetin tamamının davanın taraflarına yükletilmekte olduğu ve tarafların kanun yoluna başvuramamaları nedeniyle katlanacakları külfet ile yargılamanın en az maliyetle ve en kısa zamanda sonuçlandırılması yönündeki kamusal yarar arasındaki dengenin taraflar aleyhine bozulduğu, kişilere aşırı bir külfet yükleyen düzenlemenin hükmün denetlenmesini talep etme hakkına orantısız ve ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna ulaşmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi dikkate alınarak istinaf ve temyiz kanun yoluna başvuru ile temyiz incelemesinde duruşma yapılması hususundaki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın yerine şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması kabul edilmektedir. Madde 4- Maddeyle, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenleme yapılmaktadır. Disiplin soruşturmasının ceza kovuşturmasını beklediği ve ceza kovuşturması sonucunda beklenen karar üzerine işlem tesis edilmesinin gerektiği durumlarda ilgili baronun, ilk derece, istinaf ve temyiz mahkemelerinin kararları ile bu kararlar üzerine ağır ceza mahkemesince verilecek kesinleşme şerhinden haberdar olmasını sağlamak amacıyla maddede değişiklik yapılmaktadır. Madde 5- Maddeyle, 1136 sayılı Kanunun 134 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 6/3/2025 tarihli ve E: 2025/50, K: 2025/47 sayılı kararıyla, Kanunun 134 ve 135 inci maddeleri iptal edilmiş ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 22/5/2025 tarihli ve 32907 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi; Kanunun 134 üncü ve 135 inci maddelerinde, disiplin cezası uygulanabilecek hâllerin sayılması ve disiplin cezalarının da gösterilmesine rağmen disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulamadığı, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilmesinde bu ölçütün muhataplar açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı, işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların bulunmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfi yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanamadığı gerekçeleriyle mevcut hükümlerin iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak madde yeniden düzenlenmektedir. Buna göre, avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine avukatlara, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre Kanunda yazılı disiplin cezalarından birinin verileceği hüküm altına alınmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 11 ‒ Madde 6- Maddeyle, 1136 sayılı Kanunun 135 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Anayasa Mahkemesinin 6/3/2025 tarihli ve E: 2025/50, K: 2025/47 sayılı kararıyla, Kanunun 134 üncü ve 135 inci maddeleri iptal edilmiş ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Söz konusu iptal kararı, 22/5/2025 tarihli ve 32907 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi; Kanunun 134 üncü ve 135 inci maddelerinde disiplin cezası uygulanabilecek hâllerin sayılması ve disiplin cezalarının da gösterilmesine rağmen disiplin suç ve cezaları arasında yeterli bağlantının kurulamadığı, disiplin cezasını gerektiren eylemin gerçekleşmesi durumunda fiil ve hareketin niteliğine göre disiplin cezalarının verilmesinde bu ölçütün muhataplar açısından yeterli bir hukuki güvence sağlamadığı, işlenen disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezası arasında adil bir dengenin gözetilmesini temin edecek gerekli ve yeterli mekanizmaların bulunmadığı, verilecek disiplin cezaları bakımından keyfi yorum ve uygulamalara karşı hukuki güvencenin sağlanamadığı gerekçeleriyle mevcut hükümlerin iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak madde yeniden düzenlenmektedir. Düzenlemeyle, disiplinsizlik olarak nitelenen eylemlere uygulanacak cezalar; uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarma olarak belirlenmekte ve bu cezaları gerektiren fiiller ayrı ayrı gösterilmektedir. İşten çıkarma ve meslekten çıkarma hariç diğer disiplin cezalarında, nitelik ve ağırlık itibarıyla maddede belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunma hâli de ilgili disiplin cezasını gerektiren eylem olarak tanımlanarak, bu tür eylemlerin cezasız kalmasının engellenmesi amaçlanmaktadır. Öte yandan, maddede Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar yönünden de kademelendirme yapılmaktadır. Bu bentte belirtilen suçlar, iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına hükmedilmiş olan kasıtlı suçları ve maddede belirtilen diğer suçları ifade etmektedir. Yapılan düzenlemeyle, disiplinsizlik eylemi ile tayin edilen disiplin cezaları arasında adil bir dengenin kurulması sağlanarak, kanunilik ilkesinin gereği yerine getirilmektedir. Madde 7- Maddeyle, 1136 sayılı Kanunun 136 ncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, bir üst veya alt derece disiplin cezası uygulanabilecek hâller ile meslekten çıkarma cezasının özel uygulama şekli gösterilmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukata, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde disiplin cezası verilmesini gerektiren yeni bir fiil işlemesi hâlinde bu fiil için bu Kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanının uygulanacağı ancak ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddinin uygulanacağı düzenlenmektedir. Böylelikle, disiplin cezalarının caydırıcı etkisinin daha güçlü hale getirilmesi ve hakkaniyete uygun şekilde verilmesi amaçlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, bir defa işten çıkarma cezası alan avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir eylemde bulunması hâlinde meslekten çıkarılacağı hüküm altına alınmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasına göre, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, meslekten çıkarma cezasını gerektiren durumlar hariç olmak üzere, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilecektir. Hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinin üzerinden beş yıl geçen avukatların da bu hükümden faydalanmasına imkân tanınmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 12 ‒ Madde 8- Maddeyle, 1136 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır. Teklifle, Kanunun 135 inci ve 136 ncı maddesinde yapılan değişikliklerle avukatlara verilecek disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren eylemler ayrıntılı olarak belirlenmektedir. Bu kapsamda yapılan düzenlemelere uyum sağlamak amacıyla 155 inci maddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır. Madde 9- Maddeyle, 1136 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, disiplin kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı açıkça belirtilmektedir. Maddeye eklenen yeni fıkrayla, disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılmakla zamanaşımı süresinin kesileceği ve idari işlemin yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde kararın ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verileceği hüküm altına alınmaktadır. Bu şekilde, bir yandan disiplin cezasını gerektiren eylem cezasız bırakılmamakta diğer yandan hukuki belirlilik ilkesi gereğince disiplin cezasının hangi süre içinde verilebileceği açıkça hükme bağlanmaktadır. Maddede yapılan değişiklikler, hukuki belirlilik ilkesinin daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesini amaçlamaktadır. Madde 10- Maddeyle, 1136 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, uyarma, kınama ve para cezaları yanında işten çıkarma cezasının da beş yıl geçtikten sonra sicilden silinebilmesine imkân tanınmaktadır. Ancak, tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları sicilden silinemeyecektir. Madde 11- Maddeyle, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının oluşturacağı hukuki boşluğun doldurulması amacıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü ve beşinci paragraflarında değişiklik yapılmaktadır. (j) fıkrasının dördüncü paragrafında, itirazen şikâyet başvuru bedelinin hangi hallerde iade edileceği düzenlenmiş olup Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve E: 2024/85; K: 2024/229 sayılı kararıyla, başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddialar dikkate alınmaksızın iddiaların tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu gerekçesiyle bu paragrafın birinci ve üçüncü cümleleri iptal edilmiş, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve söz konusu iptal kararı 26/3/2025 tarihli ve 32853 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda hak arama hürriyeti ile mülkiyet hakkının korunması için Kurum tarafından 4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda anılan Kanunun 54 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilen haller hariç olmak üzere, diğer hallerde itirazen şikâyet başvuru bedelinin başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının başvuru sahibine iade edilmesi sağlanmaktadır. İtirazen şikayet başvurusu üzerine, eşit muamele ilkesi uyarınca itiraz edilen işlemin Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 13 ‒ diğer istekliler bakımından ne şekilde uygulandığı ve bu uygulamanın hukuka aykırı olup olmadığı yönünden de Kurulca re’sen inceleme yapılmakta olup bu inceleme sonucunda alınacak kararın başvuru sahibininin iddialarının haklılığına etkisi bulunmadığından bu durumda herhangi bir bedel iadesi öngörülmemektedir. İddia sayısının azaltılmasının ya da artırılmasının engellenmesi ve buna bağlı olarak haklılık oranının belirlenmesinde ortaya çıkabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi amacıyla başvuru dilekçesinde bir iddia kapsamında tek bir hususa yer verilmesi halinde her bir hususun Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, örneğin tek bir iddia kapsamında ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibi isteklilerin iş deneyimi ile birlikte bilanço oranları ile ilgili mevzuatta aranan şartları sağlamadığına yönelik bir başvuruda; ekonomik açıdan en avantajlı birinci teklif sahibinin iş deneyimine ve bilanço oranlarına yönelik hususlar iki iddia, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin iş deneyimine ve bilanço oranlarına yönelik hususlar da iki iddia olmak üzere toplam dört iddianın bulunduğunun kabul edilmesi ve haklılık oranına karşılık gelen kısmın da bu iddia sayısı dikkate alınarak belirlenmesi öngörülmektedir. Yine bir istekli tarafından sunulan iş deneyim belgesinin benzer işe uygun olmadığı ve asgari iş deneyim tutarını sağlamadığı iddiası ile aşırı düşük teklif açıklamasının birden fazla sebeple (üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifinin mevzuat uygun olmadığı, saatlik asgari ücretin altında işçilik ücreti öngörüldüğü, ticaret borsası fiyatlarının ihale tarihinden önceki son 12 aya ait olmadığı vb.) mevzuata uygun olmadığı iddiasına yönelik bir başvuruda; mevzuata aykırı bulunma sebeplerinin aynı hususlara yönelik (iş deneyim belgesinin ihale dokümanına uygun olmadığı ve aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata uygun sunulmadığı) olması nedeniyle, ileri sürülen bu iddiaların toplamda iki iddia olarak kabul edilmesi ve haklılık oranına karşılık gelen kısmın da bu iddia sayısı dikkate alınarak belirlenmesi amaçlanmaktadır. Benzer şekilde ihale dokümanındaki birden fazla kriter ve/veya maddenin birlikte değerlendirilmesi sonucunda (örneğin teknik şartnamenin 1, 3 ve 5 inci maddelerinin mevzuata aykırılığı iddiasıyla beraber bu durumun ihalede rekabetin oluşmasını engellediği) ihalede rekabetin oluşmadığı iddiasının ileri sürüldüğü bir başvuruda, mevzuata aykırı bulunma sebeplerinin aynı hususa yönelik olması nedeniyle, ileri sürülen bu iddiaların tek bir iddia olarak kabul edilmesi ve itirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine ilişkin işlemlerde de bunun esas alınması öngörülmektedir. Diğer taraftan, Kurum tarafından iade edilecek bedel için faiz işletilmemesine yönelik düzenlenme yapılmaktadır. (j) fıkrasının beşinci paragrafında Kanun kapsamında yapılan ihalelere ilişkin olarak düzenlenecek sözleşmelerden bedeli belli bir meblağı aşanlar için yükleniciden sözleşme bedelinin on binde beşi oranında tahsil edilen tutarın Kurum tarafından hiçbir durumda iade edilmeyeceğini öngören kural, söz konusu kuralın ihalenin iptalinde veya sözleşmenin feshinde kendisine kusur atfedilemeyecek kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin 22/4/2025 tarihli ve E:2025/29; K:2025/102 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ve söz konusu iptal kararı 23/6/2025 tarihli ve 32935 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yapılan değişiklikle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengenin korunması için itirazen şikayet başvurusu üzerine alınan Kurul kararlarına karşı açılan davalar sonucunda sözleşmenin feshedilmesi ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, Kanun’un 53 üncü maddesinin (j) fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca tahsil edilen bedelin sözleşme bedelinin tamamlanamayan oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı üzerine yükleniciye iade edilmesi mümkün kılınmaktadır. Böylelikle sözleşme bedeli üzerinden tahsil edilen bedelin hangi durumlarda iade edileceği hususu açık şekilde düzenlenerek sözleşmenin feshine sebep olan diğer hallerde bedel iadesi yapılmaması amaçlanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 14 ‒ Diğer taraftan, bu fıkranın (1) numaralı bendi uyarınca tahsil edilen bedelin ilk sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması sebebiyle iade edilecek tutarın hesaplanmasına esas teşkil edecek oranın belirlenmesinde de ilk sözleşme bedelinin esas alınması öngörülmektedir. Ayrıca, öngörülen düzenlemeyle iade talebine ilişkin başvurunun hangi sürede hangi merciye yapılacağı ile iadenin hangi sürede yapılacağı hususları da kurala bağlanmaktadır. İade edilecek tutarın hesaplanmasına esas olacak her türlü bilgi ve belgenin sözleşmenin tarafı olan idarede bulunması nedeniyle yüklenicinin dilekçesi ile birlikte iade için gerekli tüm bilgi ve belgelerin idare tarafından Kuruma gönderilmesi öngörülmektedir. Diğer taraftan, Kurum tarafından iade edilecek bedel için faiz işletilmemesine yönelik düzenlenme yapılmaktadır. Madde 12- Maddeyle, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinde değişiklik yapmak suretiyle, Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun yargılamasının asliye ceza mahkemelerinde yapılması sağlanmaktadır. Değişiklikle, Türk Ceza Kanununun 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu ile 158 inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yargılamaların farklı mahkemelerde yürütülmesi sebebiyle oluşan görev uyuşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, asliye ceza mahkemeleri nezdinde ihtisaslaşma sağlanmak suretiyle bu suçlara ilişkin yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması ve böylelikle bu suçlarla daha etkin mücadele edilebilmesi öngörülmektedir. Madde 13- Maddeyle, 5235 sayılı Kanuna geçici bir madde eklenmektedir. Teklifle, Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, ağır ceza mahkemesinin görev alanından çıkarılarak asliye ceza mahkemesinin görev alanına alınmaktadır. Düzenlemeyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık (m. 158) suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyeceği, bu davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam olunacağı öngörülmektedir. Madde 14- Maddeyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Ceza hukukunda akıl hastalığı, ceza sorumluluğunu ortadan kaldıran veya önemli derecede azaltan sebeplerden biri olarak kabul edilmektedir. Ceza hukuku sistemimizde akıl hastalığı, tam akıl hastalığı ve kısmi akıl hastalığı olmak üzere iki gruba ayrılarak düzenlenmiştir. Suç olan fiili işlediği anda şuur ve hareket serbestisini tamamen kaldıran veya önemli derecede azaltan bir akıl hastalığına sahip olan kimse, tam akıl hastası olarak kabul edilmekte ve bu kişilere ceza verilmemektedir. Tam akıl hastaları hakkında sadece akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmektedir. Kısmi akıl hastalığı ise tam akıl hastaları kadar olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalması olarak kabul edilmektedir. Bu durumdaki failin cezai sorumluluğunun olduğu kabul edilmekte ancak cezasında indirime gidilmektedir. Diğer yandan mevcut düzenlemeye göre, kısmi akıl hastaları bakımından mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilmektedir. Düzenlemeyle, kısmi akıl hastaları bakımından mahkûm olunan cezanın ceza infaz kurumunda çektirilmesi yerine akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine çevrilmesi şeklinde gerçekleşen uygulamanın önüne geçmek amacıyla, mahkûmiyet kararı yanında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine de hükmolunacağı kabul edilmektedir. Böylelikle, hukuk sistemimizde cezai sorumluluğu kabul edilen kısmi akıl hastaları hakkında hem verilen cezanın infazı hem de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması sağlanmış olacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 15 ‒ Madde 15- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Suçun işlendiği sırada var olan akıl hastalığı, kusur yeteneğini ortadan kaldıran veya önemli derecede azaltan bir neden olarak tüm ceza hukuku sistemlerinde cezalandırılmaya engel görülmekte, ancak fiilin hukuka aykırılığı nedeniyle failin korunması ve tedavi edilerek topluma kazandırılması tercih edilmektedir. 5237 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde akıl hastaları için güvenlik tedbirine hükmedileceği belirtilmiş ve 57 nci maddesinde akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanma usulü düzenlenmiştir. Söz konusu 32 nci maddenin gerekçesinde, akıl hastaları ile ilgili güvenlik tedbiri açısından belli bir süre öngörülmediği, güvenlik tedbirinin, akıl hastasının toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına kadar uygulanmaya devam edileceği vurgulanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasına eklenen hükümle, akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirecekleri sürenin ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamayacağı düzenlenmektedir. Böylelikle asgari bir tedavi süresi öngörülmek suretiyle akıl hastalarının ve toplumun korunması amaçlanmaktadır. Ayrıca, 32 nci maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğe uyum sağlanması ve uygulamada tereddüde sebebiyet verilmemesi amacıyla maddenin altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır. Madde 16- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasında düzenleme yapılmaktadır. “Kovuşturmanın mecburiliği” ilkesinin istisnası niteliğini taşıyan “önödeme” gibi alternatif yöntemler, belirli bir ceza eşiğinin altında bulunan suçları işleyen kişilerin, ceza infaz kurumlarının etkilerinden uzak tutulması, Devletin infaz külfetinden ve mahkemelerin iş yoğunluğundan kurtarılması amaçlarının yanı sıra cezanın genel ve özel önleme amaçlarını da gerçekleştirecek etkili birer ceza politikası aracı olarak uygulanmaktadır. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk ceza adalet sisteminin yirmi yıllık uygulaması sırasında uygulamadan gelen talep ve öneriler ile günümüz çağdaş ceza adalet sistemlerinin genel yönelimi dikkate alınarak alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin kapsamı genişletilmiş ve bu yöntemlere ilişkin sistemin aksayan yönleri düzeltilmiştir. Bu kapsamda, 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen hakaret suçu, önödeme kapsamına alınmıştır. Böylelikle, suçla daha etkin mücadele edilmesi amacıyla sosyal medya üzerinden kolaylıkla işlenebilen bu suç bakımından önödeme hükümlerinin tatbik edileceği kabul edilmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret suçunu işleyen fail ile doğrudan huzurda ya da gıyapta hakaret suçunu işleyen fail arasında önödeme hükümlerinin uygulanması bakımından farklılık oluşturan kuralın eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını belirtmiş, 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası” ibaresine ilişkin düzenlemeyi 27/3/2025 tarihli ve E: 2024/197; K: 2025/86 sayılı kararıyla iptal etmiş ve iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Söz konusu karar, 29/5/2025 tarihli ve 32914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Düzenlemeyle, Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçu da önödeme kapsamına alınmaktadır. Dolayısıyla maddenin birinci fıkrasında, ikinci fıkrasında, üçüncü Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 16 ‒ fıkrasının (b) ve (c) bendinde ve dördüncü fıkrasında düzenlenen hakaret suçu bakımından önödeme hükümleri uygulanacaktır. Buna göre, hakaret suçunun sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle veya doğrudan huzurda ya da gıyapta işlenip işlenmediğine bakılmaksızın bu madde kapsamında düzenlenen hakaret suçunu işleyen kişiler bakımından önödeme hükümleri tatbik edilecektir. Diğer yandan, bu suçun beş yıl içinde yeniden işlenmesi halinde altıncı fıkra uyarınca önödeme hükümleri uygulanmayacak ve fail hakkında doğrudan kamu davası açılacaktır. Belirtmek gerekir ki, kamu görevlisinin yürüttüğü görevinden dolayı kendisine karşı işlenen hakaret suçu bakımından önödeme hükümleri uygulanmayacak ve genel hükümlere göre kamu davası açılabilecektir. Madde 17- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Kişiler belirli bir davranışta bulunurken, herkesten beklenilen kadar özenli ve dikkatli olmakla yükümlüdür. Bu durum, aynı zamanda taksirle gerçekleştirilen davranışın haksızlık unsurunu yani dikkat ve özen yükümlülüğünü oluşturmaktadır. Kişilerin sağlığı bakımından zararlı sonuçlara yol açabilecek tehlikeli faaliyet alanlarının artması, çalışma ortamlarının kalabalıklaşması, artan nüfusa bağlı olarak insan etkileşimlerinin yoğunlaşması ve trafiğe çıkan araç sayısında yaşanan ciddi artışlar gibi birçok durum kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları halinde daha ciddi sonuçlarla karşılaşılmasına sebebiyet vermektedir. Düzenlemeyle, taksirle yaralama suçunun ceza miktarları artırılmak suretiyle kişilerin davranışlarını gerçekleştirirken gerekli dikkat ve özeni göstermelerinin ve suçla daha etkin mücadele edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Madde 18- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Son yıllarda güveni kötüye kullanma suçunun kiralık araçların geri getirilmemesi veya parçalarının değiştirilmesi suretiyle yaygın bir şekilde işlendiği ve kiralanan bu araçların birçok suçta kullanıldığı görülmektedir. Bu durum ciddi mağduriyetler doğurmakta ve suçla mücadelede zafiyete neden olabilmektedir. Maddeye eklenen üçüncü fıkrayla güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması nitelikli hal olarak kabul edilmekte ve verilecek ceza miktarında artırım yapılmaktadır. Belirtmek gerekir ki elektrikli motorlu araçlar da bu suçun konusunu oluşturabilecektir. Düzenlemeyle suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması ile yaşanılan mağduriyetlerin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Madde 19- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 170 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. 5237 sayılı Kanunun 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendiyle, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek fiili suç olarak kabul edilmiştir. Bu fiilin yaptırıma bağlanması suretiyle kişilerin korku, kaygı ve panikten uzak, huzurlu bir hayat sürmeleri amaçlanmıştır. 23/1/2008 tarihli ve 5729 sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun ile Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümlerinde tanımlanan, toplumda kurusıkı olarak bilinen ve görünüm itibarıyla gerçek silahtan ayırt edilmesi oldukça zor olan ses ve gaz fişeği atabilen silahların sayısında son yıllarda ciddi artış olduğu görülmektedir. Gerçek silahtan ayırt edilmesi güç olan bu silahların kullanımındaki artış, kişilerin korku, kaygı ve panikten uzak bir hayat sürmelerine yönelik tehlike oluşturabilmekte ve kişilerin huzurunun bozulması sonucunu doğurabilmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 17 ‒ Maddenin birinci fıkrasına eklenen cümleyle, toplumda kurusıkı olarak tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahların da suçun kapsamına alınması suretiyle bu silahların kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Düzenlemeyle, suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle işlenmesi haline ilişkin müstakil bir yaptırım belirlenmektedir. Böylelikle suçun ateşli silah kullanılarak işlenmesi hali ile ses ve gaz fişeği atabilen silah kullanılarak işlenmesi hali arasında ölçülülük ilkesine uygun bir denge kurulmak suretiyle ceza adaletinin sağlanması öngörülmektedir. Ayrıca, birinci fıkrada belirtilen suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla hapis cezasının alt ve üst sınırı artırılmaktadır. İnsanların toplu olarak bulunduğu nişan merasimi, düğün töreni, asker uğurlaması, konser etkinliği, spor müsabakası, çarşı, pazar ve meydan gibi yerlerde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun işlenmesi, izdiham başta olmak üzere birçok olumsuz durumun meydana gelmesine sebebiyet verebilmektedir. Bu gibi durumlar, yaralanma ve ölüm vakaları gerçekleşmese bile toplumsal huzurun bozulmasına neden olabilmektedir. Maddeye eklenen yeni ikinci fıkrayla, birinci fıkrada tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun, kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı kabul edilmektedir. Madde 20- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Suç işlemek amacıyla kişilerin örgütsel bir yapılanma içerisine girmeleri, henüz amaçlanan suçlar işlenmemiş olsa dahi, toplumsal barışı tehlikeye attığı gibi kamu otoritesini de zedelemektedir. Suçla korunan hukuki değer, kamu güvenliği ve kamu barışıdır. Kamu güvenliği ve kamu barışının bozulması ise, kişilerin güvenli bir şekilde yaşama hakkını zedeleyecektir. Suç örgütlerinin varlığı mağdurların mukavemetini zayıflatmak suretiyle amaç suçun işlenmesini kolaylaştırmakta ve suç ve suçlulukla mücadeleyi zorlaştırmaktadır. Düzenlemeyle örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarının hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılmaktadır. Böylelikle suçla daha etkin mücadele etmek suretiyle toplumsal huzurun sağlanması amaçlanmaktadır. Suç örgütleri, çıkarları uğruna çocukları kullanma eğilimi gösterebilmektedir. Çocukların suça alet edilmesi, sadece onların ruhlarına derin yaralar açmakla kalmamakta, toplumun manevi dokusunu, güvenli geleceğini ve adalet duygusunu da ciddi anlamda zedelemektedir. Çocukları bu tür olumsuz durumlardan korumak için gerek sosyal politikalar üretilmesi gerekse caydırıcı yaptırımlar öngörülmesi Devletin en öncelikli görevleri arasında yer almaktadır. Maddenin beşinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine maddenin birinci ve/veya üçüncü fıkrası kapsamında verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılacağı kabul edilmektedir. Belirtmek gerekir ki bu hükmün uygulanması bakımından çocuğun örgüte üye olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Böylelikle, çocukların örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda kullanılmasına yönelik caydırıcılığın sağlanması suretiyle çocukların ve toplumun korunması öngörülmektedir. Madde 21- Maddeyle, 5237 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Madde içeriğinde yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacıyla maddenin başlığı değiştirilmektedir. Her toplumda, kişi, mal ve hizmetlerin, kesintisiz, güvenli ve hızlı dolaşımının sağlanması hayati önem taşımaktadır. Ulaşım araçları da insanların seyahat hürriyetini sağlayan unsurların başında gelmektedir. Ulaşım yolları ve araçları ile araçları kullanan ve seyahat eden kişilerin güvenliğini sağlamak, Devletin temel görevleri arasındadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 18 ‒ Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ulaşım araçlarına ve dolayısıyla kişilere yapılan müdahaleler, ulaşım güvenliğini zedelemekte ve kişilerin seyahat hürriyetine engel oluşturmaktadır. Ayrıca, son dönemde trafikte çıkan tartışmalar ve akabinde ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesine veya durmasına neden olan eylemler, hem trafik güvenliğini tehlikeye sokmakta hem de kişilerin yaralanmasına ve hatta ölümlerine sebebiyet verebilmektedir. Maddenin birinci ve üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, cebir veya tehdit kullanma fiilleri, suçun unsuru olmaktan çıkarılmakta ve böylelikle bu fiiller bakımından gerçek içtima hükümlerinin uygulanması öngörülmektedir. Dolayısıyla, hukuka aykırı bir davranışla ulaşım aracının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması, bu suçun işlenmesi için yeterli olacaktır. Yine maddenin birinci ve üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, eylemin ağırlığı ve niteliği dikkate alınarak ulaşım aracını gitmekte olduğu yerden başka bir yere götüren kişi bakımından verilecek cezanın alt ve üst sınırı artırılmaktadır. Böylelikle, ulaşım aracının hareket etmesini engelleme ve ulaşım aracı hareket halinde iken durdurma eylemleri ile ulaşım aracını gitmekte olduğu yerden başka yere götürme eyleminin cezası bakımından adil bir dengenin kurulması sağlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde verilecek ceza artırılmaktadır. Maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması suçunun işlenmesi amacıyla veya bu suçun işlenmesi sırasında başka bir suçun işlenmesi halinde kişilerin ayrıca bu suç veya suçlardan cezalandırılması sağlanmaktadır. Buna göre, bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama, tehdit, mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma veya başka bir suçun işlenmesi halinde faile hem 223 üncü maddede düzenlenen suçtan hem de işlediği diğer suçlardan ayrı ayrı ceza verilecektir. Ayrıca, maddenin dördüncü fıkrasında yapılan düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla maddenin beşinci fıkrası yürürlükten kaldırılmaktadır. Düzenlemeyle, özellikle trafikteki saldırganlık fiilleriyle daha etkin mücadele edilmesi ve kişilerin trafikteki can ve mal güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Madde 22- Maddeyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa yeni bir madde eklenmektedir. Maddenin birinci fıkrasıyla, tahdidi olarak sayılan suçların işlendiği hususunda makul şüpheyi oluşturan bilgi veya belgenin bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebileceği düzenlenmektedir. Teknolojik gelişmeler karşısında, işlem yapılmasının önlenmesi ve mağdurların korunması bakımından mali bir önlem alma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Belirtmek gerekir ki, benzer bir mali önlem 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 19/A maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, askıya alma işlemi ile hesap hareketlerinin, ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal ilgili Cumhuriyet başsavcılığına bildirileceği öngörülmektedir. Ayrıca düzenlemeye göre, hesap sahibi, askıya alma işlemine karşı Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilecek ve başvuru hakkında en geç yirmidört saat içinde karar verilecektir. Böylelikle, mali bir önlem olan askıya alma işlemine karşı yargı mercilerine başvuru imkânı getirilmek suretiyle, kişilerin mülkiyet hakkının korunması amaçlanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 19 ‒ Maddenin üçüncü fıkrasıyla, askıya alma işlemi tamamlanmadan suça konu menfaatin başka bir mali kuruma transfer edildiğinin tespit edilmesi halinde bu durumun, askıya alma işleminin yapılabilmesi için banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili mali kuruma gecikmeksizin bildirileceği hüküm altına alınmaktadır. Maddenin dördüncü fıkrasıyla, doğrudan banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan ve suçtan elde edildiği iddia edilen maddi menfaate, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde elkonulabileceği, Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan elkoyma işleminin yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulacağı, hâkimin kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklayacağı, aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağı düzenlenmektedir. Belirtmek gerekir ki, bu madde kapsamında yapılan elkoyma işlemleri bakımından 128 inci madde uygulanacak ve gerekli işlemler tesis edilecektir. Ancak rapor alma şartı aranmayacaktır. Maddenin beşinci fıkrasıyla, elkonulan menfaatin, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun soruşturma veya kovuşturma evresinde anlaşılması halinde bu evrelerin tamamlanması beklenmeden soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edileceği düzenlenerek, kişilerin mağduriyetinin mümkün olan en kısa süre içinde giderilmesi amaçlanmaktadır. Maddenin altıncı fıkrasıyla, bu madde uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişilerin, hukukî bakımdan sorumlu olmadığı kabul edilmektedir. Maddenin yedinci fıkrasıyla, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenilen her türlü bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesinin zorunlu olduğu kabul edilmektedir. İstenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi durumunda ise Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına elli bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği öngörülmektedir. Böylelikle yargı makamları tarafından yapılan taleplerin sürüncemede kalmasının önlenmesi ile yargılamaların daha hızlı sonuçlanması amaçlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, söz konusu idari yaptırım kararı, her bir talep için ayrı ayrı uygulanacaktır. Düzenlemeyle, günümüzdeki teknolojik gelişmelerin etkisiyle hızla artan ve özellikle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen suçların önlenmesi, yaşanılan mağduriyetlerin giderilmesi, işlem güvenliğinin artırılması ile suç ve suçlulukla daha etkin mücadele edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Madde 23- Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Teklifle, Türk Ceza Kanununun 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi, nitelikli hal olarak düzenlenmektedir. Değişiklikle, 170 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen bu suçun seri muhakeme usulünün kapsamı dışında tutulması sağlanmaktadır. Madde 24- Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Teklifle, 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesine eklenmesi öngörülen üçüncü fıkrayla, güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hali, cezayı ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenmektedir. Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, 155 inci maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen bu nitelikli halin, uzlaştırma kapsamı dışında tutulması sağlanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 20 ‒ Diğer yandan, maddenin üçüncü fıkrasında yapılan düzenlemeyle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinde Teklifle yapılan değişikliğe uyum sağlamak amacıyla 5237 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde düzenlenen ve soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. Böylelikle hem uzlaştırma hem de önödeme kurumlarının uygulanması sağlanmaktadır. Madde 25- Maddeyle, 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kapsamı genişletilmektedir. Buna göre, ilk derece mahkemelerinin kararlarında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentlerinde belirtilen hukuka aykırılıkların bulunması hâlinde de bölge adliye mahkemesi ceza daireleri tarafından bozma kararı verilebilmesine imkan tanınmaktadır. Madde 26- Maddeyle, 5271 sayılı Kanuna geçici bir madde eklenmektedir. Düzenlemeyle, soruşturma veya kovuşturma evresinde olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalar bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla 253 üncü maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişikliğin uygulanmayacağı hüküm altına alınmaktadır. Dolayısıyla uzlaşmanın sağlandığı hakaret suçuna ilişkin dosyalar, bu suçun uzlaştırma kapsamından çıkarıldığı gerekçesiyle önödeme kapsamında değerlendirilemeyecek ve 253 üncü madde hükümlerine göre sonuçlandırılacaktır. Bununla birlikte, soruşturma veya kovuşturma evresinde olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmadığı dosyalar bakımından önödeme hükümleri uygulanacaktır. Madde 27- Maddeyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 10 uncu maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Maddenin altıncı fıkrasında yapılan değişiklikle, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yararlanabildiği daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma ve/ veya denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanların yararlanabilmesi sağlanmaktadır. Buna göre, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işledikleri suçlar nedeniyle türüne bakılmaksızın kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan ve fıkrada yer alan koşulları sağlayan hükümlüler bu imkândan yararlanabilecek ve hükümlünün 31/7/2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumunda bulunması koşul olarak aranmayacaktır. Dolayısıyla 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar nedeniyle 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ve/veya denetimli serbestliğe ayrılabilme imkânı tanınmaktadır. Böylelikle, aynı veya daha önceki tarihte işlenmiş suçlar dolayısıyla yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar bakımından hükümlüden kaynaklanmayan nedenlerle meydana gelen gecikmelerin sonucundan hükümlünün olumsuz etkilenmemesi ve infaz adaletinin sağlanması amaçlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, altıncı fıkrada yer alan düzenlemenin hükümlünün aleyhine sonuçlar doğurduğunun tespiti halinde altıncı fıkrada yer alan düzenleme uyarınca işlem yapılmayacak, genel hükümlere göre işlem tesis edilecektir. Diğer yandan, açık ceza infaz kurumlarında bulunma koşulu bakımından hükümlünün Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınması ile kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılması arasında herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. Dolayısıyla daha erken denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden açık ceza infaz kurumlarında bulunan ve fıkrada yer alan şartları sağlayan hükümlüler yararlanabilecektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 21 ‒ Ayrıca, maddenin altıncı fıkrasında yapılması öngörülen değişikliğe uyum sağlamak amacıyla maddenin yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmaktadır. Madde 28- Maddeyle, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 62 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Maddenin birinci fıkrası kapsamında esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlere ilişkin olarak ilgili oda tarafından hazırlanarak birliğe sunulan tarifenin birlik yönetim kurulu tarafından otuz gün içinde onaylanması veya reddedilmesi gerekmektedir. Düzenlemeyle, birlik tarafından Bakanlığın görüşü alınırken geçen sürenin madde metninde bahsi geçen otuz gün içerisinde sayılıp sayılmayacağı hususunda uygulamada oluşan tereddüt giderilmesi amacıyla, söz konusu otuz günlük sürenin Bakanlığa görüş talebinin iletildiği gün duracağı ve Bakanlık görüşünün birliğe iletildiği günden itibaren devam edeceğine ilişkin değişiklik yapılmaktadır. Ayrıca, onaylanan fiyat tarifesinin ilgili kurumların itirazı olmaması halinde, tebliğinden on beş gün sonra yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. Maddenin ikinci fıkrasıyla, belediyeler veya o yerin en büyük mülki amiri tarafından itiraz edilen fiyat tarifeleri ile Bakanlığın görüşüne tabi olan fiyat tarifelerinde Bakanlığın olumsuz görüş verdiği fiyat tarifelerinin değerlendirilmek üzere uzlaşma komisyonuna sunulması usulü getirilmektedir. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, fiyat tarifelerine ilişkin itirazın yapılacağı komisyon tarafından daha sağlıklı değerlendirme yapılıp karar alınabilmesi amacıyla komisyonun yapısında değişikliğe gidilerek ticaret il müdürlüğü, defterdarlık, belediyenin birer temsilcisi ile talep edilen tarifenin konusuna göre ildeki ilgili kamu kurumu temsilcisi eklenmektedir. Böylelikle tarifelere ilgili kurumların itirazı halinde, yereldeki mevcut ekonomik durum, maliyetler ve kar marjları dikkate alınıp doğrudan komisyon tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapılarak nihai karar verilebilecektir. Ayrıca, komisyon kararı verilinceye kadar mevcut tarifenin devam edeceği, yeni tarifenin komisyon kararı sonrasında yürürlüğe gireceğine dair düzenleme yapılmaktadır. Maddeye eklenen dördüncü fıkrayla Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi olacak fiyat tarifeleri ile komisyonun değerlendirme sürecine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir. Madde 29- Maddeyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa geçici bir madde eklenmektedir. Prim ödeme yükümlüsü kendisi olan vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağlanması, ekonomik ve sosyal anlamda hayatlarına daha sağlıklı devam etmelerini sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan yapılandırma kanunlarından yararlanamayan ya da yararlanmalarına rağmen zorunlu genel sağlık sigortası prim borçlarını ödeyemeyen sigortalılara yönelik kamuya olan borç yüklerini hafifletmek ve sağlık hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla düzenleme yapılması öngörülmektedir. Madde 30- Maddeyle, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “içeriğin çıkarılması”na ilişkin düzenlemeyi 11/10/2023 tarihli ve E: 2020/76; K: 2023/172 sayılı kararıyla iptal etmiştir. Söz konusu karar, 10/1/2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 5651 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu kapsamda, maddenin birinci fıkrasının (ö) bendinde yer alan tanım yeniden düzenlenmekte ve içeriğin çıkarılması, sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılması yerine internet ortamından çıkarılması şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle bu tedbir uygulandığında söz konusu içerikler, gerektiği durumda geri döndürülebilir şekilde internet ortamından çıkarılacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 22 ‒ Maddenin birinci fıkrasının (r) bendinde yapılan değişiklikle, uyarı yönteminin kapsamı netleştirilmektedir. Buna göre uyarı yönteminin, ilk bakışta ihlalin anlaşıldığı durumlar bakımından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu veya haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından doğrudan ilgili içerik ve/veya yer sağlayıcıyı haberdar etmeye yönelik olarak yapılan bildirim olduğu kabul edilmektedir. Madde 31- Maddeyle, 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “içeriğin çıkarılması”na ilişkin düzenlemeyi 11/10/2023 tarihli ve E: 2020/76; K: 2023/172 sayılı kararıyla iptal etmiştir. Söz konusu karar, 10/1/2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 5651 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının gerekçeleri dikkate alınmak suretiyle düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu kapsamda, Teklifle 2 nci maddenin birinci fıkrasının (ö) bendinde yer alan tanım yeniden düzenlenmekte ve içeriğin çıkarılması, sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılması yerine internet ortamından çıkarılması şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle bu tedbir uygulandığında söz konusu içerikler, gerektiği durumda geri döndürülebilir şekilde internet ortamından çıkarılacaktır. Yapılması öngörülen düzenlemeyle, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının gerekçeleri doğrultusunda maddenin dördüncü, dokuzuncu ve onbirinci fıkralarında değişiklik yapılmaktadır. Madde 32- Maddeyle, 5651 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 9 uncu maddesi başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmektedir. Anayasa Mahkemesi 11/10/2023 tarihli ve E: 2020/76; K: 2023/172 sayılı kararıyla 9 uncu maddeyle ifade özgürlüğüne getirilen müdahalenin hukuki güvenlik ve belirlilik ölçütleri bağlamında birtakım tereddütlere yol açtığını ve kapsamı ile sınırlarının belirli olmadığını belirterek maddenin iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar, 10/1/2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Maddeyle, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının gerekçesi ile internet ortamında özellikle kasıtlı yapılan paylaşımlar sonucunda gelir elde edilen özel iş modellerinin varlığı, kullanıcıların tespitinin teknolojinin gelişmesiyle birlikte zorlaşması, kişilik haklarına saldırı niteliğini haiz paylaşımların kolaylıkla ve sıklıkla yapılabilmesi gibi hususlar birlikte değerlendirilmek suretiyle en az suçla mücadeleye eşdeğer ölçüde hukuki mücadele araçlarının tesis edilmesinin gerekliliği doğrultusunda düzenleme yapılmaktadır. Maddeyle, yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hâkimliğine başvurulabileceği ve sulh ceza hâkimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde yirmi dört saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verileceği kabul edilmektedir. Buna göre sulh ceza hâkimliği, ilk bakışta ihlal doktrini uyarınca ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği durumlarda kademeli olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verecek, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılamadığı hâllerde ise başvuruyu reddedecektir. Düzenlemeyle, sulh ceza hâkimliklerince verilen kararlara karşı 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebileceği kabul edilmektedir. Bununla birlikte, kararına itiraz edilen hâkim veya itirazı incelemeye yetkili merciin gerekli görmesi halinde tarafları dinleyebilmesine de imkân tanınmaktadır. Diğer yandan, içeriğin çıkarılması kararlarının etkili şekilde uygulanabilmesi bakımından kullanıcı tabanlarının genişliği ve kişilik haklarının korunmasındaki kritik rolleri nedeniyle Türkiye’den günlük erişimi on milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılara yönelik olarak düzenleme yapılmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 23 ‒ Madde 33- Maddeyle, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 50 nci maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Kişilerin bilgi ve rızaları dışında yapılan abonelik kayıtları neticesinde elde edilen ve iletişim sektöründe sahte ve açık hat olarak bilinen hatlar, dolandırıcılıktan teröre pek çok suçun işlenmesinde araç olarak kullanılmakta olup, söz konusu suçlara ilişkin gerçekleştirilen adli soruşturma ve kovuşturmalarda bu hatların gerçek kullanıcısına ve dolayısıyla suç faillerine ulaşılmasında güçlükler yaşanmaktadır. İşlenen suçtan haberi dahi olmayan kişiler, adlarına açılan sahte ve açık hatlar nedeniyle adli makamlar önünde işlenen suçla bağlantılarının olmadığını izah etmek zorunda kalmaktadır. Adlarına hat açılan kişilerin yaşadıkları bu mağduriyetin yanında, işlenen bir suça ilişkin telefon hattı gibi önemli bir maddi delilin sıhhati de zarar görmektedir. Suçun işlenmesini kolaylaştıran, gerçek faile ulaşılmasını zorlaştıran sahte ve açık hatlar, yürütülen soruşturma işlemleri açısından büyük bir tehlike olmasının yanında kamu güvenliği ve milli güvenlik açısından da büyük bir tehdit niteliğindedir. Diğer yandan, sahte ve açık hatlar nedeniyle işlenen bu suçlar sonucunda kişiler, maddi anlamda ciddi zararlar görmektedir. Maddeye eklenen sekizinci fıkrayla, abonelik kaydının elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle yapılması sağlanmaktadır. Buna göre ilgili kanunlarında resmi kimlik belgesi hükmünde olsa bile elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleriyle kural olarak abonelik kaydı yapılamayacaktır. İşletmecilerce abonelik kaydının yapılabilmesi için kişinin kimliğinin; kimlik belgesiyle birlikte yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik veriler veya e-devlet şifresi ya da kimlik belgesinin şifresi gibi kimliğini doğrulayıcı şifreler vasıtasıyla teyit edilmesi gerekmektedir. Kimlik teyidi yöntemleri, fıkrada tahdidi olarak sayılmış olup bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenecektir. Abonelik kaydı yapılan kişinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz belgeye sahip olmadığının teyit edilmesi halinde ise abonelik kaydının belli usuller dâhilinde yapılacağı öngörülmektedir. Böylelikle, iletişim hatlarının abonelik tesisinin sıkı şartlara bağlanması suretiyle bu alanın disipline edilmesi sağlanarak, sahte abonelik tesisinin engellenmesi ve bu hatların suçta kullanılmasının önlenmesi hedeflenmektedir. Maddeye eklenen dokuzuncu fıkrayla, işletmecilerin, üç ayda bir ölüm, tüzel kişiliğin sona ermesi veya yabancıların Ülkemizde yasal kalış hakkı bulunmaması gibi haller bakımından abonelerin iletişim hatlarının aktifliğinin sona erip ermediğini ilgili resmi makamlardan teyit etmesine ve teyit edilemeyen abonelere ait hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısının kesilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Maddeye eklenen onuncu fıkrayla, işletmecilerin gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Kurum tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik kaydı yapamayacakları hüküm altına alınmaktadır. Belirtmek gerekir ki maddenin mevcut sekizinci fıkrası uyarınca Kurumun maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi bulunmaktadır. Bu kapsamda halihazırda Kurum tarafından gerçek kişiler adına açılabilecek hat sayısına ilişkin belirlenmiş bir sınırlama mevcuttur. Düzenlemeyle, Kurumun hem gerçek hem de tüzel kişiler bakımından, açılabilecek hat sayısının sınırına ilişkin belirleme yetkisi daha açık hale getirilmektedir. Buna ilave olarak Teklifle, 60 ıncı maddenin yedinci fıkrasında yapılması öngörülen düzenlemeyle Kurum tarafından belirlenecek sayıdan fazla hat açılması durumunda işletmecilere hat başına idari para cezası verilmesi sağlanarak getirilen düzenlemenin etkinliği artırılmaktadır. Maddeye eklenen onbirinci fıkrayla, Kurum tarafından belirlenecek süre içinde aynı cihazda kullanılabilecek hat sayısına sınır getirilmektedir. Böylelikle, birçok mobil iletişim hattının aynı anda veya ardı ardına takılabildiği telefon, sim box ve benzeri cihazların kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık suçlarının önlenmesi amaçlanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 24 ‒ Maddeye eklenen onikinci fıkrayla, yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsis ve kullanımına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirlenmesi sağlanmaktadır. Böylelikle, yabancı kişilere ait numara üzerinden yapılan dolandırıcılık ve benzeri suçlarda kişilerin korunmasına yönelik farkındalık oluşturulması amaçlanmaktadır. Kurum tarafından belirleme yapılırken yabancı kişinin hukuki statüsü ile benzer haller dikkate alınabilecektir. Maddenin son fıkrasıyla, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirlenmesi bakımından ilgili bakanlıkların görüşünün alınması gerektiği hüküm altına alınmaktadır. Madde 34- Maddeyle, 5809 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, işletmecilerin yükümlülüklerini yerine getirmedikleri durumlarda uygulanabilecek idari para cezası tutarına yönelik belirlilik sağlanmakta ve uygulanacak idari para cezasına ilişkin alt sınır getirilmektedir. Teklifle Kanunun 50 nci maddesinde abonelik kayıtlarının yapılmasına, hat sayısı sınırlamasına, periyodik zamanlarda tüm abonelerin ölüm veya sınır dışı edilme gibi hallerle aktifliğinin kontrol edilmesine ve Kurum tarafından belirlenecek süre içinde aynı telefonda kullanılabilecek hat sayısına sınır getirilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Maddenin yedinci fıkrasında yapılan değişiklikle, bu düzenlemelere uyulmaması halinde işletmecilere, Kurum tarafından her bir hat veya cihaz başına idari para cezası verileceği hüküm altına alınmaktadır. Maddenin dokuzuncu fıkrasında yapılan değişiklikle, işletmecinin tüketicilerden haksız olarak ücret tahsil ettiğinin tespiti hâlinde, işletmecinin bu tutarları tahsilat tarihinden iade edildiği tarihe kadar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak tutarla birlikte tüketicilere iade etmesine dair düzenleme getirilmektedir. Bu sayede tüketici hak ve menfaatlerinin korunmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Maddeye eklenen onsekizinci fıkrayla, Türk Ceza Kanununda yer alan nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısının, yürütülen soruşturma kapsamında hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeciler tarafından kesilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Böylelikle suçta kullanılan mobil haberleşme hatlarının elektronik haberleşmesinin kesilmesiyle bu suçlardan daha fazla kişinin mağdur olmasının önüne geçilmesi ve bu suçlarla etkin mücadele edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, ilgili hattın haberleşmesinin kesilmesine dair yargı mercii kararlarının uygulanmaması halinde Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili işletmeciye idari para cezası verileceği hüküm altına alınmaktadır. Maddeye eklenen ondokuzuncu fıkrayla, soruşturma ve kovuşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından işletmecilerden talep edilen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesinin zorunlu olduğu, istenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi durumunda Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili işletmeciye idari para cezası uygulanacağı hükme bağlanmaktadır. Böylelikle yargı makamları tarafından yapılan taleplerin sürüncemede kalmasının önlenmesi ile yargılamaların daha hızlı sonuçlanması amaçlanmaktadır. Belirtmek gerekir ki, söz konusu idari yaptırım kararı, her bir talep için ayrı ayrı uygulanacaktır. Madde 35- Son yıllarda sahte veya açık hatların suçun işlenmesinde yoğun olarak kullanılmasında; mobil hatların yabancı uyruklu kişiler adına tesis edilmesinin, bu hatların verilmesinde biyometrik yöntemlerin kullanılmamasının ve yabancı uyruklu kişilerin sahip olduğu kimlik belgelerinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmamasının etkili olduğu adli ve idari makamlarca tespit edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 25 ‒ Maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yapılan düzenlemeyle, yabancı uyruklu gerçek kişilere ait abonelik kayıtlarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla 50 nci maddede yapılan değişikliklere uygun hale getirilmesi amacıyla yabancıların aboneliklerini güncellemeleri zorunlu hale getirilmektedir. Abonelik bilgilerini güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmayan veya kimliği teyit edilemeyen yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarının elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, abonelere verilen başvuru süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde ilgili işletmeci tarafından kesilecektir. Maddenin üçüncü fıkrasıyla, Kurum ve işletmeciler tarafından gerekli teknik altyapının oluşturulabilmesi amacıyla birinci fıkra ve bu maddeyi ihdas eden Kanunla 50 nci maddeye eklenen sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onbirinci ve onikinci fıkraların, Kanunun yayımından itibaren altı ay sonra yürürlüğe girmesi sağlanmaktadır. Maddenin dördüncü fıkrasıyla Kurumun, açılabilecek hat sayısı sınırı ile aynı cihazla belirli süre içinde kullanılabilecek hat sayısını ve yabancı uyruklu kişilere özgü numara tahsisi ve kullanımına ilişkin usul ve esasları bu Kanunun yayımından itibaren altı ay içinde belirleyeceğine dair hüküm getirilmektedir. Maddenin beşinci fıkrasıyla, adına Kurumun belirlediği sayıdan fazla aboneliği bulunan gerçek veya tüzel kişilere, bu Kanunla getirilen düzenlemelere uyum sağlaması için dördüncü fıkra uyarınca Kurum tarafından yapılacak belirleme tarihinden itibaren altı ay süre tanınmaktadır. Bu süre Kurum tarafından altı ay daha uzatılabilecektir. Süresi içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısının, en eski tarihli abonelikler korunmak suretiyle ilgili işletmeci tarafından kesilmesi sağlanmaktadır. Maddenin altıncı fıkrasıyla, birinci, ikinci ve beşinci fıkralarda belirlenen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgili işletmecilere Kurum tarafından her bir mobil hat aboneliği başına idari para cezası verilmesi amaçlanmaktadır. Maddenin yedinci fıkrasıyla, bu maddenin beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanması nedeniyle mobil haberleşme hatlarının devri veya kapatılması halinde vergi, resim, harç, cezai şart, cayma bedeli ve benzeri yükümlülüklerin uygulanmayacağına dair hüküm getirilmektedir. Bu fıkra hükmü aynı hat bakımından ancak bir kez uygulanacaktır. Maddenin sekizinci fıkrasıyla, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirlenmesi öngörülmektedir. Yapılan bu düzenlemelerle, yabancı uyruklu kişiler adına çıkartılmış abonelik kayıtlarının revize edilerek denetim altına alınması, bu kişilerin yanlış ve eksik abonelik kayıtlarının güncellenmesi, yabancılar ve gerçek veya tüzel kişiler adına çıkartılan ve hat sınırlaması kapsamında kalmayan hatların kapatılması suretiyle bu hatlar aracılığıyla suç işlenmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Madde 36- Maddeyle, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemeyle, ödeme hizmetleri sözleşmesi kurulurken müşterinin kullanacağı kimliğin biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulanması sağlanmaktadır. Böylelikle, ödeme hizmetlerinde işlem güvenliğinin artırılması ile suç ve suçlulukla daha etkin mücadele edilmesi ve kişilerin mağduriyetinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Madde 37- Yürürlük maddesidir. Madde 38- Yürütme maddesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 26 ‒ Adalet Komisyonu Raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu 16/12/2025 Esas No: 2/3393 Karar No: 10 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 2/3393 esas numaralı “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Komisyonumuzun 03/12/2025 ve 04/12/2025 tarihlerinde yaptığı 11’inci ve 12’nci toplantılarında görüşülmüş ve kabul edilmiştir. Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere Yüksek Başkanlığınıza saygı ile arz olunur. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 27 ‒ 1. Giriş Tokat Milletvekili Mustafa ARSLAN ve Samsun Milletvekili Orhan KIRCALI ile 50 Milletvekili tarafından 27/11/2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan 2/3393 esas numaralı “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Başkanlıkça aynı tarihte esas komisyon olarak Komisyonumuza havale edilmiştir. Komisyonumuzun 03/12/2025 ve 04/12/2025 tarihlerinde yaptığı 11’inci ve 12’nci toplantılarında 2/3393 esas numaralı Kanun Teklifi, Teklif’in ilk imza sahipleri Tokat Milletvekili Mustafa ARSLAN ve Samsun Milletvekili Orhan KIRCALI’nın, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü, Göç İdaresi Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsilcileri ile TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Olgun DEĞİRMENCİ ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selman DURSUN’un katılımlarıyla incelenip görüşülmüştür. 2. Kanun Teklifi ile Öngörülen Düzenlemeler Teklif’in gerekçesi ve metni incelendiğinde Teklif ile; - İhalenin feshini talep etme hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nda sayılan kişiler dışında ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemenin bu talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddetmesi, ayrıca harcın veya teminatın hiç yatırılmadan veya eksik yatırılarak ihalenin feshinin talep edildiği durumlarda da mahkemece verilecek kesin süre içinde harcın veya teminatın ikmal edilmemesi halinde talebin kesin olarak reddedilmesi, - Borçlunun bazı yakın hısımlarıyla yaptığı ve aksinin ispatına imkân verilmeksizin bağışlama olarak kabul edilen ivazlı tasarrufların aksinin ispatına imkân verecek şekilde düzenleme yapılması, - İcra ve İflas Kanunu’nda istinaf ve temyiz kanun yolu başvurusunda esas alınacak parasal sınırların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması, - Türk Ceza Kanunu’nun 158’inci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının ağır ceza mahkemeleri yerine asliye ceza mahkemelerinde görülmesinin sağlanması, - Kısmi akıl hastalarının mahkûm oldukları cezalarının ceza infaz kurumunda infazının sağlanması ve ayrıca bu kişiler hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunması; tam akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirdikleri sürelerin ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından ise altı aydan az olmaması, - Suç işlenmesinin önlenmesi, caydırıcılığın sağlanması ve toplumsal huzuru tesis etmek amacıyla; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılması, örgüt kurmak ve yönetmek suçunun alt ve üst sınırlarının, örgüte üye olmak suçunun üst sınırının artırılması, buna göre; örgüt kurma ve yönetme suçunun cezasının 4 yıldan 8 yıla kadar hapis iken 5 yıldan 10 yıla, örgüt üyeliği suçunun cezasının üst sınırı 4 yıl hapis iken 5 yıla çıkarılması, örgütün silahlı olması halinde verilecek cezanın dörtte birinden yarısına kadar artırılırken yarısı oranında artırılması, meskûn mahalde silahla ateş etme suçunun cezasının 6 aydan 3 yıla kadar hapis iken 1 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak değiştirilmesi, ses ve gaz fişeği atabilen silahların da bu suçun kapsamına alınması ve suçun bu Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 28 ‒ silahlarla işlenmesi durumunda cezasının 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak belirlenmesi, diğer yandan bu suçun düğün, nişan ve asker uğurlaması gibi kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında artırılması ve bu nitelikli halin seri muhakeme usulü kapsamına sokulmaması, trafikte yol kesme fiilinin müstakil bir suç olarak düzenlenmesi ve bu çerçevede hukuka aykırı bir davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyen kişiye 1 yıldan 3 yıla kadar, bu aracı başka bir yere götüren kişiye 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının verilmesi, taksirle yaralama suçunun basit halinin cezasının 3 aydan 1 yıla kadar hapis iken 4 aydan 2 yıla kadar hapis, fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde verilecek cezanın ise 6 aydan 3 yıla kadar hapis iken 9 aydan 5 yıla kadar hapis olarak yeniden düzenlenmesi, güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde verilecek cezanın bir kat artırılması ve bu nitelikli hal bakımından uzlaştırma hükümlerinin uygulanmaması, - Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından kırk sekiz saate kadar askıya alınabilmesine ve askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hakim kararı veya yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinde belirtilen rapor alma şartı aranmaksızın el konulabilmesine imkân tanınması, el konulan suça konu menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde sahibine iade edilmesi, - Bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kapsamının genişletilerek hükmün gerekçeyi içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması durumlarında da bozma kararı verebilmelerinin sağlanması, - 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar bakımından şartları taşıyan hükümlülerin 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmelerine ya da 3 yıl daha erken denetimli serbestlikten yararlanabilmelerine imkân tanınması, - Esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlere ilişkin fiyat tarifelerinin belirlenmesinde kullanılan süreler ve belirlenme usulü ile uzlaşma komisyonunun yapısının yeniden düzenlenmesi, - 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait ödenmemiş genel sağlık sigortası prim borç asıl ve ferîlerinin tahsilinden vazgeçilmesi, - GSM hattı aboneliğinin ancak elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle yapılabilmesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin sınırlama getirilmesi, ölen veya tüzel kişiliği sona eren kişilere ait telefon hatlarının 3 ayda bir periyodik kontrollerinin yapılarak aktif olmayanların kullanıma kapatılmasına yönelik olarak işletmelere yükümlülük getirilmesi, dolandırıcılık, nitelikli hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen telefon hatlarının bağlantısının kesilebilmesine imkân tanınması, yabancılara ait abonelik kayıtlarının güncellenmesi bakımından geçiş hükümlerinin getirilmesi ve kayıtlarında eksik olanların tamamlanması, eksikliklerin tamamlanmaması halinde ilgili aboneliğin bağlantısının kesilmesi, BTK’nın belirlediği sayıdan fazla abonelik kaydı bulunan gerçek veya tüzel kişilere fazla olan mobil haberleşme hattını kullanıma kapatması veya devretmesi için BTK’nın yaptığı belirlemeden itibaren 6 ay süre tanınması, bu süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısının en eski tarihli abonelikler korunmak suretiyle ilgili işletmeci tarafından kesilmesi imkanının tanınması, - Elektronik ödeme kuruluşlarının biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulamaksızın hesap açamaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 29 ‒ - Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarında yer alan gerekçeler doğrultusunda; hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesi kapsamında avukatlara uygulanacak disiplin cezalarının açıkça düzenlenmesi, Kamu İhale Kurumuna itirazen yapılan şikayet başvurularında başvuru bedelinin belirlenecek haklılık oranına göre başvuru sahibine iadesinin sağlanması, yüze karşı veya gıyapta hakaret suçlarının da önödeme kapsamına alınarak hakaret suçunun tamamen uzlaştırma kapsamından çıkarılması, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda düzenlemeler yapılarak içeriğin çıkarılması kararlarının içeriğin sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılması yerine gereken durumlarda geri döndürülebilmesi için içeriğin internet ortamından çıkarılması şeklinde uygulanmasının sağlanması, yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hâkimliğine başvurabilmesi, sulh ceza hâkimliğince ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde yirmi dört saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının verilebilmesi, sulh ceza hâkimliğince verilen içeriğin çıkarılması kararını yerine getirmeyen Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcısının internet trafiği bant genişliğinin kademeli olarak yüzde 50 ila 90 arasında daraltılabilmesi, öngörülmektedir. 3. Komisyonda Kanun Teklifi Üzerinde Yapılan Görüşmeler Anayasaya Aykırılık Önergeleri Teklif’in tümü üzerindeki görüşmelere geçilmeden önce, Teklif’in 6’ncı, 27’nci, 30’uncu, 31’nci ve 32’nci maddelerinin Anayasa’nın 2’nci, 9’uncu, 10’uncu, 26’ncı, 28’inci, 30’uncu, 36’ncı ve 153’üncü maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle 2 adet Anayasa’ya aykırılık önergesi verilmiş ve İçtüzük’ün 38’inci maddesine istinaden öncelikle görüşülen önergeler Komisyonca reddedilerek görüşmelere devam edilmiştir. Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Cüneyt YÜKSEL tarafından özetle; - Adaletin, insanlık tarihinin en kadim arayışı, meşruiyetin yegâne kaynağı ve toplumsal huzurun sarsılmaz teminatı olduğu, tarih boyunca medeniyetlerin adaletin tesis edildiği ölçüde yükseldiği, bu nedenle adalet kavramının toplumsal barışı ayakta tutan, her bir vatandaşın geleceğe güvenle bakmasını ve devletin meşruiyetini sağlayan en temel değer olarak kabul edildiği, - Hukukun, kütüphane raflarında tozlanmaya terk edilmiş durağan bir metinler yığını olmadığı, toplumun değişen ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilendiği, geliştiği ve dönüştüğü, bu doğrultuda sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir hızla yaşandığı çağımızda hukukun bu değişime seyirci kalamayacağı, zamanın ruhunu yakalayamayan, toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyen kuralların adaleti sağlamak bir yana, adaletsizliğin bizzat kaynağı hâline geleceği, bu şuurla hukuk sistemini sürekli olarak yenilemek, geliştirmek ve günün koşullarına göre şekillendirmek gerektiği, - Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı vizyonunda amacın sadece şekli olarak ihtilafları çözmek veya dosyaları karara bağlamak değil hukukun üstünlüğünü esas alan, güven veren, erişilebilir, şeffaf ve her şeyden önce insan onurunu merkeze alan bir adalet sistemini tesis etmek olduğu, bu doğrultuda “insanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışının bir tezahürü olarak vatandaşımızın hakkını en hızlı ve en adil şekilde alabildiği, mağdurun korunduğu, suçlunun ise hak ettiği yaptırımla karşılaştığı bir düzeni inşa etmek için çalışmanın bir gereklilik olduğu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 30 ‒ - Çağın getirdiği yeni suç tiplerine karşı savunmasız kalan, dijital dünyanın tehditlerini görmezden gelen veya mağduriyetleri etkili bir şekilde gideremeyen bir hukuk sisteminin güçlü toplum, güçlü devlet ilkesiyle bağdaşmayacağı, siber suçlardan organize suçlara, toplumsal huzuru bozan eylemlerden ekonomik düzeni tehdit eden girişimlere kadar her alanda mevzuatın vatandaşı koruyacak güçte ve yeterlilikte olması gerektiği, değişen ve gelişen toplumsal dinamiklerin, teknolojik yeniliklerin ve ekonomik hayatın gereksinimlerinin gözetilerek ceza adalet sisteminin etkinliğinin ve caydırıcılığının tahkim edilmesinin amaçlandığı bir vizyonla hazırlanan düzenlemelerin sadece bugünün sorunlarını çözmeyi değil yarının güçlü ve adil Türkiye’sinin hukuki altyapısını kurmayı hedeflediği, - Adalet Komisyonunun hukuk altyapısının güçlenmesi adına yargı reformu strateji belgeleri doğrultusunda reform niteliğindeki önemli çalışmalara imza attığı, görüşülmekte olan Kanun Teklifi’nin de bu hedeflerle uyumlu olarak 2025 yılında yayımlanan Dördüncü Yargı Reformu Stratejisi’nin hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi temel vizyonu dikkate alınarak hazırlandığı, toplam 38 maddeden oluşan ve 12 farklı kanunda değişiklik öngören Teklif’le doğrudan insan hayatına dokunan önemli düzenlemelerin hayata geçirildiği, - Teklif’le, ilk olarak toplumun huzur ve sükûnunu bozan, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan eylemlerle daha etkin mücadele edilebilmesi amacıyla Türk Ceza Kanunu’nda önemli değişiklikler yapıldığı, cezaların caydırıcılığının artırılmasının hedeflendiği, bu kapsamda örgütlü suçlarla mücadelede suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma suçlarının cezalarının artırıldığı, örgüt faaliyetlerinde çocukların araç olarak kullanılması durumunda örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılmasının hüküm altına alınarak çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçilmesinin amaçlandığı, halk arasında korku ve paniğe yol açan, meskûn mahalde silahla ateş etme suçunun cezasının artırıldığı, ses ve gaz fişeği atan yani kuru sıkı silahların da bu suç kapsamına alındığı ve bu suçun düğün, nişan ve asker uğurlaması gibi toplu alanlarda işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağı ve bu suçun seri muhakeme usulünden çıkarıldığı, - Trafikte keyfî davranışlarla vatandaşların seyahat özgürlüğünü engelleyen yol kesme fiillerine karşı sert tedbirlerin getirildiği, hukuka aykırı bir davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyen kişilere bir yıldan üç yıla kadar, bu aracı başka bir yere götüren kişilere ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmek suretiyle trafikte yol kesme eyleminin müstakil ve ağır bir suç hâline getirildiği, - Ayrıca, taksirle yaralama suçu için öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının artırıldığı, güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu taşıt olması hâlinde verilecek cezanın bir kat artırılarak araç kiralama sektöründeki mağduriyetlerin önüne geçilmesinin hedeflendiği, - Teklif’le ayrıca, teknolojinin gelişimiyle birlikte artış gösteren siber suçlar ve dolandırıcılık yöntemlerine karşı vatandaşların mağduriyetini önleyici tedbirlerin geliştirildiği, bu kapsamda; bilişim sistemleri kullanılarak işlenen suçlarda suç gelirlerinin kaçırılmasını önlemek adına şüpheli işlemlere konu banka hesaplarının kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına imkân tanındığı, şüpheli işlemlerde rapor şartı aranmaksızın el koyma kararı verilebileceği ve el konulan menfaatin mağdura ait olduğu anlaşıldığında iade edilebileceği, - Vatandaşların bilgisi dışında açılan ve suçlarda kullanılan sahte ve açık hat sorununun Teklif’le çözüme kavuşturulduğu, GSM aboneliklerinde çipli kimlik veya biyometrik doğrulama zorunluluğu getirildiği, bir kişi adına açılabilecek hat sayısına sınırlama konularak hat kullanımının disipline edildiği, kurallara uymayan işletmecilere ağır idari para cezalarının öngörüldüğü ve dolandırıcılık gibi suçlarda kullanıldığı tespit edilen hatların bağlantısının derhâl kesilmesinin sağlandığı, benzer şekilde ödeme ve elektronik para kuruluşlarında hesap açışlarında biyometrik yöntem veya çipli kimlik kullanımının zorunlu hâle getirildiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 31 ‒ - Yargılamada etkinliğin sağlanması ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum çerçevesinde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararları doğrultusunda oluşan hukuki boşlukların giderilmesi ve mevzuatın hukukun evrensel ilkelerine uyumlu hâle getirilmesinin sağlandığı, bu doğrultuda yüze karşı veya gıyapta işlenen hakaret suçlarının ön ödeme kapsamına alınarak uzlaştırma kapsamından çıkarıldığı, avukatlara verilecek disiplin cezaları ve fiillerin suçta ve cezada kanunilik ilkesine uygun olarak kanunla açıkça ve detaylı bir şekilde belirlendiği, internet ortamındaki yayınlarda içeriğin çıkarılması kavramının yeniden tanımlandığı ve kişilik hakları ihlallerinde sosyal ağ sağlayıcılara yönelik kademeli bant daraltma usulünün getirildiği, - Covid-19 düzenlemesi kapsamında 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar bakımından hükümlülerin üç yıl daha erken açık cezaevine ayrılabilmesi ve üç yıl daha erken denetimli serbestlikten yararlanabilmesi imkânının getirilerek aynı veya daha önceki tarihte işlenmiş suçlar dolayısıyla yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar bakımından hükümlüden kaynaklanmayan nedenlerle meydana gelen gecikmelerin sonucundan hükümlünün olumsuz etkilenmemesinin ve infaz adaletinin sağlanmasının amaçlandığı, - Teklif’in suçlunun cesaretini kıran, mağdurun hakkını koruyan, siber dünyada vatandaşı yalnız bırakmayan ve yargısal süreçleri hızlandıran bir reform paketi olduğu, ifade edilmiştir. Teklif’in tümü üzerinde yapılan müzakerelerde, ilk imza sahibi Tokat Milletvekili Mustafa ARSLAN tarafından özetle; - Kanun Teklifi’nin, 2002’den bu yana yapılan reformların devamı niteliğinde olduğu ve vatandaşın hizmetine sunulan düzenlemelerin kararlılıkla sürdürüleceği, - 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi esas alınarak hazırlanan Teklif’in, “Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı” hedefi doğrultusunda yargı bağımsızlığı, hukuki güvenlik, makul sürede yargılanma ve çözüm merkezli adalet sistemi hedeflerini içerdiği, - Toplam 38 maddeden oluşan ve 12 farklı kanunda değişiklik öngören Teklif’in; infaz adaletini sağlamak, suç işlenmesini önlemek, caydırıcılık ve trafik düzeni ile toplumsal huzuru korumak amaçlarını taşıdığı, - Suç örgütleriyle mücadele kapsamında, örgüt faaliyetlerinde çocukların araç olarak kullanılmasının yöneticilere verilecek cezayı yarısından bir katına kadar artıracağı, örgüt kurma ve yönetme suçunun cezasının alt ve üst sınırlarının, örgüt üyeliği suçunun üst sınırının artırıldığı ve örgütün silahlı olması durumunda artırım oranının dörtte birden yarısına kadar iken yarısına çıkarıldığı, - Toplumsal huzuru sağlamak adına meskûn mahalde silahla ateş etme suçunun cezasının artırıldığı, ses ve gaz fişeği atan silahların da bu suç kapsamına alındığı, suçun kalabalık etkinliklerde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağı ve bu hâl bakımından seri muhakeme usulünün uygulanmayacağı, - Trafikte yol kesme ve araç durdurma eylemlerinin müstakil bir suç olarak düzenlendiği ve bu eylemleri gerçekleştirenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, - Taksirle yaralama suçunun cezasının artırılarak kişilerin davranışlarını gerçekleştirirken gerekli dikkat ve özeni göstermelerinin sağlanmasının amaçlandığı, - Güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu taşıtlar olması hâlinde cezanın bir kat artırılarak iki yıldan on dört yıla kadar hapis öngörüldüğü ve bu durumda uzlaştırma hükümlerinin uygulanmayacağı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 32 ‒ - Bilişim ve dolandırıcılık suçlarıyla mücadele kapsamında, şüpheli banka hesaplarının 48 saate kadar askıya alınabileceği ve rapor şartı aranmaksızın adli merciler tarafından ilgili menfaate el konulabileceği, menfaatin mağdura ait olduğu anlaşılırsa iade edilebileceği, - Elektronik ödeme kuruluşlarında hesap açılışının ve GSM hattı aboneliklerinin ancak biyometrik yöntemler veya çipli kimlik kartlarıyla yapılabileceği, - Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun kişi başına hat sınırlaması getirebileceği, ölen veya tüzel kişiliği sona eren kişiler ile ülkeyi terk eden yabancılara ait aktif olmayan hatların kapatılacağı ve yabancılara özgü numara tahsisi yapılacağı, - Dolandırıcılık ve benzeri suçlarda kullanılan hatların şebeke bağlantısının kesilebileceği ve yargı mercilerince istenen bilgilerin on gün içinde verilmemesi durumunda ilgili kuruluşlara idari para cezası uygulanacağı, - Hat düzenlemelerinin mağduriyet oluşmaması için belirli bir süre sonra yürürlüğe gireceği ve güncelleme işlemlerinin vatandaşlara külfet yüklemeyeceği, - Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, yüze karşı veya gıyapta işlenen hakaret suçlarının da ön ödeme kapsamına alındığı, ancak uzlaştırmanın sağlandığı mevcut dosyaların bundan etkilenmeyeceği, - 5651 sayılı Kanun’da erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılmasıyla ilgili düzenlemeler yapıldığı, - Avukatların disiplin hükümlerinde hukuki belirlilik sağlandığı, tekerrür ve zaman aşımı konularının ayrıntılı düzenlendiği, - Kamu İhale Kurumuna yapılan şikâyet başvurularında, haklılık durumuna göre başvuru bedelinin iadesine imkân tanındığı, - Nitelikli dolandırıcılık suçlarının yargılamasının ihtisaslaşma ve hız amacıyla ağır ceza mahkemelerinden asliye ceza mahkemelerine alındığı, ancak mevcut kovuşturmaların ağır ceza mahkemelerinde devam edeceği, - Kısmi akıl hastalarının cezalarının cezaevinde infaz edileceği; tam akıl hastalarının tedavi sürelerinin ise işledikleri suçun ceza üst sınırına göre bir yıl veya altı aydan az olamayacak şekilde düzenlendiği, - Bölge adliye mahkemelerinin, hükmün gerekçesiz olması veya savunma hakkının sınırlandırılması durumlarında da bozma kararı verebilme yetkisinin genişletildiği, - İhalenin feshini talep hakkının kötüye kullanılmasının önlenmesi için teminat/harç eksikliği veya yetkisiz talep durumlarında davanın kesin olarak reddedileceği, - Borçlunun yakın hısımlarıyla yaptığı tasarrufların bağışlama kabul edilmesine dair karinelerin aksinin ispatına imkân verildiği, - 2016 yılı öncesine ait genel sağlık sigortası prim borçlarının asıl ve ferilerinin tahsilinden vazgeçildiği, - Esnaf ve sanatkarların mal ve hizmetlere ilişkin fiyat tarifelerinin belirlenmesinde uzlaşma komisyonunun sürece dâhil edildiği, - Halk arasında Covid-19 düzenlemesi olarak bilinen uygulamadaki eşitsizliği gidermek amacıyla; 31/7/2023 tarihi ve öncesinde suç işleyenlerin, cezaevine giriş tarihine bakılmaksızın 3 yıl erken açık cezaevine ayrılma veya denetimli serbestlik imkânından yararlandırılmasının sağlandığı, ifade edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 33 ‒ Teklif’in tümü üzerinde yapılan müzakerelerde toplantıya katılan komisyon üyesi ve komisyon üyesi olmayan milletvekilleri ile diğer katılımcılar tarafından aleyhte olmak üzere özetle; - Torba kanun uygulamasının hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu ayrıca kanun teklifinin birbiri ile ilgisi olmayan düzenlemeleri içermesi sebebiyle ilgili komisyonlarda görüşülerek ve bu komisyonların görüşü alındıktan sonra incelenmesi gerektiği, - Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iptal edilen düzenlemelerin iptal gerekçeleri tam olarak karşılanmadan, sadece kelime değişiklikleriyle veya şekli düzeltmelerle yeniden teklife konulduğu, bunun Anayasa’nın bağlayıcılığı ilkesini ihlal ettiği, - Avukatlara ilişkin disiplin suçlarında kullanılan “nitelik ve ağırlık itibarıyla benzer eylemler”, “meslek vakarına aykırı davranış” gibi ifadelerin muğlak olduğu, hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu ve keyfi disiplin cezalarına kapı aralayabileceği, “hâkim ve savcılarla ilişkilerde ölçülere uygun davranmamak” şeklindeki disiplin suçunun, yargının kurucu unsurları arasında hiyerarşi yarattığı ve savunma makamını zayıflattığı, - Banka hesaplarını bilmeden veya kandırılarak kullandıran gençlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için kast unsurunu dikkate alan özel bir düzenleme yapılması gerektiği, nitelikli dolandırıcılık suçunun yargılamasının sadece Asliye Ceza Mahkemesine alınmasının sorunu çözmeyeceği, - Kısmi akıl hastalarına hem hapis cezası hem de güvenlik tedbiri uygulanmasının çifte cezalandırma anlamına geldiği ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, tam akıl hastaları için getirilen alt sınırların tedavi amacından uzaklaşıp cezalandırma işlevi göreceği, kişinin iyileşse bile süreyi doldurmak zorunda kalmasının hürriyeti bağlayıcı ceza niteliğinde olduğu, cezaevleri ve hastanelerin mevcut koşullarının bu tür bir tedavi ve rehabilitasyon süreci için uygun olmadığı, - Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun ön ödeme kapsamı dışında tutulmasının Anayasa’nın 10’uncu maddesindeki eşitlik ilkesine ve Anayasa Mahkemesinin daha önceki iptal kararlarına aykırı olduğu, kamu gücünü kullananların eleştiriye daha fazla katlanması gerekirken, bu düzenlemenin siyasi eleştirileri cezalandırmak ve muhalefeti susturmak amacıyla kullanılabileceği, - Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunda yapılan düzenlemede silah tanımının ve kapsamının geniş tutulmasının, düğün veya asker uğurlaması gibi geleneksel etkinliklerin yanı sıra, stadyum kutlamaları veya protestolarda kullanılan meşale/havai fişek gibi araçların da ağır cezalandırılmasına yol açabileceği, düzenlemede ölçülülük ilkesinin gözetilmediği, eylemin ağırlığı ile ceza arasında dengesizlik olduğu, - Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması suçunun unsurları arasından “cebir ve tehdit” ibaresinin çıkarılıp yalnızca “hukuka aykırı davranış” ibaresinin bırakılmasının suç tanımını belirsizleştirdiği, bu değişikliğin barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında trafiğin geçici aksamasını suç kapsamına sokarak anayasal hakları kısıtlayabileceği, siyasi parti konvoyları veya toplumsal protestoların bu madde ile kriminalize edilme riskinin bulunduğu, - Bankalara ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına, savcı veya hâkim kararı olmaksızın hesapları kırk sekiz saate kadar askıya alma yetkisi verilmesinin mülkiyet hakkını ve masumiyet karinesini ihlal ettiği, yargı yetkisinin özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, işlemi yapan kurumlara getirilen hukuki sorumsuzluk düzenlemesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı, keyfi uygulamalar nedeniyle vatandaşın zarara uğrayabileceği, - Covid-19 izni düzenlemesinin kısmi af niteliğinde olduğu ancak Terörle Mücadele Kanunu ve örgütlü suçlar kapsamındaki suçların kapsam dışı bırakılmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kadına ve çocuğa yönelik şiddet, cinayet ve cinsel istismar suçlarının kapsam dışı bırakılmamasının toplum vicdanını yaraladığı, bu suçlarda cezasızlık algısı yarattığı ve şiddet faillerini cesaretlendirdiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 34 ‒ - Esnaf odalarının fiyat belirleme yetkisine bürokratik müdahalenin artırılmasının serbest piyasa koşullarına ve Anayasa’ya aykırı olduğu, düzenleme hazırlanırken ilgili meslek kuruluşlarının görüşünün alınmadığı ve bu durumun üretim ve tedarik zincirinde sorunlara yol açabileceği, - Silinen genel sağlık sigortası borçlarının zaten zaman aşımına uğrayacağı, bu nedenle fiili bir fayda sağlamaktan ziyade algı yönetimi olduğu, - BTK Başkanına resen içerik çıkarma ve erişim engelleme yetkisi verilmesinin yargı yetkisinin idari bir organa devri anlamına geldiği ve masumiyet karinesini ihlal ettiği, “ilk bakışta ihlal” gibi muğlak kriterlerle sulh ceza hakimliklerine ayrıntılı inceleme yapmaksızın karar verme yetkisi tanınmasının ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı ve adil yargılanma hakkını zedeleyeceği, sosyal ağ sağlayıcılarına yönelik bant daraltma cezasının sansür niteliğinde olduğu, ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve platformları kullanılamaz hale getireceği, ifade edilmiştir. Teklif’in tümü üzerinde yapılan müzakerelerde toplantıya katılan komisyon üyesi ve komisyon üyesi olmayan milletvekilleri ile diğer katılımcılar tarafından lehte olmak üzere özetle; - Kanun Teklifi’nin, değişen sosyal, ekonomik ve teknolojik şartlara uyum sağlamak, yargı hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve güvenilir bir adalet sistemi tesis etmek amacıyla hazırlandığı, düzenlemenin toplumun beklentilerini karşılayacak ve cezasızlık algısını ortadan kaldıracak önemli adımlar içerdiği, - Avukatların disiplin suçlarına ilişkin düzenlemelerin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda ve Türkiye Barolar Birliği ile tam mutabakat içinde hazırlandığı, bunun mesleki standartları koruyacağı, - Kısmi akıl hastalığı olanların sadece güvenlik tedbiriyle serbest kalmasının cezasızlık algısına yol açtığı, yeni düzenlemeyle bu kişilere hem indirilmiş hapis cezası verileceği hem de güvenlik tedbiri uygulanacağı, böylece toplumun korunacağı, - Hakaret suçlarının önödeme kapsamına alınmasının yargının iş yükünü hafifleteceği, ancak kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun kapsam dışı bırakılmasının kamu otoritesinin saygınlığını korumak ve caydırıcılığı sağlamak adına yerinde bir tercih olduğu, - Düğün, nişan ve asker uğurlaması gibi toplu etkinliklerde silahla ateş edilmesinin masum insanların hayatına mal olduğu, bu nedenle cezaların artırılmasının ve seri muhakeme usulünden çıkarılmasının zorunlu olduğu, - Suç örgütlerinin çocukları araç olarak kullanmasının önüne geçilmesi gerektiği, bu kapsamda örgüt yöneticilerine verilecek cezaların artırılmasının ve hapis cezası alt-üst sınırlarının yükseltilmesinin caydırıcılığı arttıracağı, - Trafikte yol kesme gibi şehir eşkıyalığı olarak nitelendirilen eylemlerin vatandaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı, bu eylemlerin müstakil bir suç olarak düzenlenerek ağır yaptırımlara bağlanmasının caydırıcılık sağlayacağı, - Dolandırıcıların para transferlerini çok hızlı gerçekleştirdiği, mevcut sistemde savcı/hâkim kararı çıkana kadar paranın izinin kaybolduğu, bu nedenle bankalara ve ödeme kuruluşlarına şüpheli işlemleri kırk sekiz saate kadar askıya alma yetkisi verilmesinin mağduriyetleri önlemek için zaruri olduğu, - Covid-19 izni düzenlemesinde suç tarihi aynı olmasına rağmen yargılaması uzun sürdüğü için cezaevine geç girenlerin hak kaybına uğradığı, yapılan değişiklikle 31/7/2023 tarihi ve öncesinde suç işleyenlerin kapsama alınarak infazda adalet ve eşitliğin sağlandığı, bu düzenlemenin bir af olmadığı, sadece denetimli serbestliğe ayrılma süresindeki eşitsizliği giderdiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 35 ‒ - Fiyat istikrarını sağlamak ve enflasyonla mücadele etmek amacıyla, esnaf odalarınca belirlenen fahiş fiyat artışlarının daha geniş katılımlı komisyonlarca denetlenmesinin kamu yararına olduğu, - 2016 öncesine ait küçük miktarlı genel sağlık sigortası prim borçlarının tahsilinden vazgeçilmesinin, vatandaşları icra takibi ve haciz yükünden kurtaracağı ve sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğu, - Anayasa Mahkemesi kararlarına uyum sağlanırken, çocuk istismarı, müstehcenlik, yasa dışı bahis gibi katalog suçlarla mücadelede zafiyet oluşmaması için BTK Başkanına yetki verilmesinin ve içeriğin çıkarılması tanımının yapılmasının gerekli olduğu, - Sosyal ağ sağlayıcılarının mahkeme kararlarını (erişim engelleme/içerik çıkarma) uygulamaması durumunda bant daraltma cezasının getirilmesinin, devletin egemenlik hakkı ve mahkeme kararlarının uygulanabilirliği açısından zorunlu olduğu, - “Patates hat” veya “açık hat” olarak bilinen sahte aboneliklerin terör ve dolandırıcılık suçlarında kullanıldığı, bunu önlemek için abonelik işlemlerinde biyometrik kimlik doğrulama zorunluluğu getirilmesinin suçla mücadelede kritik olduğu, ifade edilmiştir. 4. Komisyonun Maddeler Hakkındaki Kararı Teklif’in tümü üzerindeki görüşmelerin ardından maddelerin görüşülmesine geçilmesi kabul edilmiştir. Madde 1 Teklif’in çerçeve 1’inci maddesi; Komisyon tarafından verilen redaksiyon yetkisi kapsamında, maddeyle 2004 sayılı Kanun’un 134’üncü maddesinin ikinci fıkrasına eklenen cümlede yer alan “ihalenin feshi talep edilmesi” ibaresinin “ihalenin feshinin talep edilmesi” şeklinde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir. Madde 2 Teklif’in çerçeve 2’nci maddesi; Komisyon tarafından verilen redaksiyon yetkisi kapsamında maddenin işlenecek hükmünün ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Yapılan tasarrufların gerçek değere” ibaresinin “Gerçek değerine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir. Madde 3 ilâ 5 Teklif’in çerçeve 3 ilâ 5’inci maddeleri aynen kabul edilmiştir. Madde 6 Teklif’in çerçeve 6’ncı maddesi; maddeyle değiştirilen 1136 sayılı Kanunun 135’inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (c) alt bendinin verilen önerge doğrultusunda “(c) Yargı görevini yapanlar ile ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak.” şeklinde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir. Madde 7 ilâ 21 Teklif’in çerçeve 7 ilâ 21’inci maddeleri aynen kabul edilmiştir. Madde 22 Teklif’in çerçeve 22’nci maddesi; Komisyon tarafından verilen redaksiyon yetkisi kapsamında maddenin işlenecek hükmünün yedinci fıkrasında yer alan “istenilen” ibaresinin “istenen” şeklinde ve “İstenilen” ibaresinin “İstenen” şeklinde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir. Madde 23 ilâ 26 Teklif’in çerçeve 23 ilâ 26’ncı maddeleri aynen kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 36 ‒ Madde 27 Teklif’in çerçeve 27’nci maddesi; Türk Ceza Kanunu’nun 82’nci maddesinin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri ile 102’nci, 103’üncü maddeleri ve 104’üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen suçların 5275 sayılı Kanun’un geçici 10’uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmünden istisna tutulması amacıyla verilen önergenin Komisyon tarafından kabul edilmesi neticesinde değiştirilerek kabul edilmiştir. Madde 28 Teklif’in çerçeve 28’inci maddesi; Komisyon tarafından verilen redaksiyon yetkisi kapsamında maddenin işlenecek hükmünün birinci fıkrasında yer alan “mülki amirlik” ibaresinin “mülki idare amirliği” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “mülki amiri” ibaresinin “mülki idare amiri” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “mülki amirinin” ibaresinin “mülki idare amirinin” şeklinde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir. Madde 29 ilâ 33 Teklif’in çerçeve 29 ilâ 33’üncü maddeleri aynen kabul edilmiştir. Madde 34 Teklif’in çerçeve 34’üncü maddesi; Komisyon tarafından verilen redaksiyon yetkisi kapsamında, maddeyle 5809 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesine eklenen on dokuzuncu fıkrada yer alan “istenilen” ibaresinin “istenen” şeklinde ve “İstenilen” ibaresinin “İstenen” şeklinde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir. Madde 35 Teklif’in çerçeve 35’inci maddesi; Komisyon tarafından verilen redaksiyon yetkisi kapsamında anlamı netleştirmek, tereddütleri gidermek ve kanun yapım tekniğine uyum amacıyla maddenin işlenecek hükmünün üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “Kanunun” ibarelerinden önce “bu maddeyi ihdas eden” ibarelerinin eklenmesi suretiyle kabul edilmiştir. Madde 36 ilâ 38 Teklif’in çerçeve 36’ncı maddesi ile 37’nci ve 38’inci maddeleri aynen kabul edilmiştir. Kanun Teklifi’nin tümü oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Komisyon tarafından verilen yetki doğrultusunda, Teklif’in tamamı tereddütleri gidermek, anlamı netleştirmek amacıyla terim ve ibareler, imla kuralları, kanun dili ve tekniği bakımından gözden geçirilmiş ve metinde redaksiyon mahiyetinde ekleme ve değişiklikler yapılmıştır. 5. Genel Kurulda Temsil İçtüzüğün 45’inci maddesi uyarınca, Teklif’in Genel Kuruldaki görüşmelerinde Komisyonumuzu temsil etmek üzere; Aydın Milletvekili Ömer ÖZMEN, İstanbul Milletvekili Nurettin ALAN, İstanbul Milletvekili Şengül KARSLI, Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan ESER, Kastamonu Milletvekili Halil ULUAY, Malatya Milletvekili Bülent TÜFENKCİ, Tokat Milletvekili Mustafa ARSLAN, Uşak Milletvekili Fahrettin TUĞRUL ve Zonguldak Milletvekili Saffet BOZKURT özel sözcüler olarak seçilmişlerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 37 ‒ Başkan Başkanvekili Sözcü Cüneyt Yüksel Orhan Kırcalı Emine Yavuz Gözgeç İstanbul Samsun Bursa Üye Üye Üye Hakan Şeref Olgun İdris Şahin Aliye Çoşar Afyonkarahisar Ankara Antalya (Muhalefet şerhimiz vardır) (Muhalefet şerhimiz vardır) (Muhalefet şerhimiz vardır) Üye Üye Üye Süleyman Bülbül Ömer Özmen Nurettin Alan Aydın Aydın İstanbul (Muhalefet şerhimiz vardır) (Bu raporun özel sözcüsü) (Bu raporun özel sözcüsü) Üye Üye Üye Şengül Karslı Turan Taşkın Özer Selman Oğuzhan Eser İstanbul İstanbul Karaman (Bu raporun özel sözcüsü) (Muhalefet şerhimiz vardır) (Bu raporun özel sözcüsü) Üye Üye Üye İsmail Atakan Ünver İnan Akgün Alp Halil Uluay Karaman Kars Kastamonu (Muhalefet şerhimiz vardır) (Muhalefet şerhimiz vardır) (Bu raporun özel sözcüsü) Üye Üye Üye Halil Öztürk Bülent Tüfenkci Gizem Özcan Kırıkkale Malatya Muğla (Bu raporun özel sözcüsü) (Muhalefet şerhimiz vardır) Üye Üye Üye Cumhur Uzun Dilan Kunt Ayan Nevroz Uysal Aslan Muğla Şanlıurfa Şırnak (Muhalefet şerhimiz vardır) (Muhalefet şerhimiz vardır) (Muhalefet şerhimiz vardır) Üye Üye Üye Mustafa Arslan Yücel Bulut Fahrettin Tuğrul Tokat Tokat Uşak (Bu raporun özel sözcüsü) (Bu raporun özel sözcüsü) Üye Üye Zülküf Uçar Saffet Bozkurt Van Zonguldak (Muhalefet şerhimiz vardır) (Bu raporun özel sözcüsü) Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 38 ‒ MUHALEFET ŞERHİ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 39 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 40 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 41 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 42 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 43 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 44 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 45 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 46 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 47 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 48 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 49 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 50 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 51 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 52 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 53 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 54 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 55 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 56 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 57 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 58 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 59 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 60 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 61 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 62 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 63 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 64 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 65 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 66 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 67 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 68 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 69 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 70 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 71 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 72 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 73 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 74 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 75 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 76 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 77 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 78 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 79 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 80 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 81 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 82 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 83 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 84 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 85 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 86 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 87 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 88 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 89 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 90 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 91 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 92 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 93 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 94 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 95 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 96 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 97 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 98 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 99 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 100 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 101 ‒ Süleyman Bülbül İsmail Atakan Ünver Turan Taşkın Özer Aydın Karaman İstanbul Gizem Özcan Cumhur Uzun İnan Akgün Alp Muğla Muğla Kars Aliye Coşar Antalya Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 102 ‒ MUHALEFET ŞERHİ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 103 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 104 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 105 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 106 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 107 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 108 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 109 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 110 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 111 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 112 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 113 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 114 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 115 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 116 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 117 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 118 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 119 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 120 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 121 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 122 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 123 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 124 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 125 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 126 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 127 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 128 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 129 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 130 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 131 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 132 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 133 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 134 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 135 ‒ 12.12.2025 Nevroz Uysal Aslan Zülküf Uçar Dilan Kunt Ayan Şırnak Van Şanlıurfa Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 136 ‒ MUHALEFET ŞERHİ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 137 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 138 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 139 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 140 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 141 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 142 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 143 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 144 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 145 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 146 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 147 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 148 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 149 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 150 ‒ Hakan Şeref Olgun Afyonkarahisar Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 151 ‒ MUHALEFET ŞERHİ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 152 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 153 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 154 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 155 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 156 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 157 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 158 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 159 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 160 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 161 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 162 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 163 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 164 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 165 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 166 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 167 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 168 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 169 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 170 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 171 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 172 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 173 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 174 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 175 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 176 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 177 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 178 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 179 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 180 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 181 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 182 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 183 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 184 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 185 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 186 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 187 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 188 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 189 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 190 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 191 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 192 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 193 ‒ Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 194 ‒ İdris Şahin Ankara Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 195 ‒ TOKAT MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ARSLAN VE ADALET KOMİSYONUNUN SAMSUN MİLLETVEKİLİ ORHAN KIRCALI KABUL ETTİĞİ METİN İLE 50 MİLLETVEKİLİNİN TEKLİFİ TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI TÜRK CEZA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ DAİR KANUN TEKLİFİ MADDE 1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı MADDE 1- 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 134 üncü maddesinin İcra ve İflas Kanununun 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek ikinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle ve dördüncü fıkrasına üzere aşağıdaki cümle ve dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir. aşağıdaki cümleler eklenmiştir. “Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin “Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshi talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin reddedilir.” olarak reddedilir.” “Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca “Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder.” derhal ihalenin feshi talebini reddeder.” MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 278 inci MADDE 2- 2004 sayılı Kanunun 278 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 278- Alışılmış hediyeler dışında, “MADDE 278- Alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir. iptale tabidir. Aşağıdaki tasarruflar bağışlama sayılır: Aşağıdaki tasarruflar bağışlama sayılır: a) Yapılan tasarrufların gerçek değere a) Gerçek değerine uygun olarak ivazlı uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça altsoy olduğu ispatlanmadıkça altsoy ve üstsoy, üçüncü ve üstsoy, üçüncü derece dâhil kan hısımları, son derece dâhil kan hısımları, son bir yıl içinde bir yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü eşi ve üçüncü derece dâhil kayın hısımları, evlat derece dâhil kayın hısımları, evlat edinenle edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında arasında yapılan tasarruflar. yapılan tasarruflar. b) Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin b) Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler. fiyatla kabul ettiği sözleşmeler. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 196 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) c) Uygun bir karşılığın sağlandığı c) Uygun bir karşılığın sağlandığı ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya üçüncü ispatlanmadıkça, borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut kadar bakma sözleşmeleri.” ölünceye kadar bakma sözleşmeleri.” MADDE 3- 2004 sayılı Kanunun ek 1 inci MADDE 3- 2004 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. değiştirilmiştir. “363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal “363 ve 364 üncü maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun sınırların uygulanmasında şikâyet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” esas alınır.” MADDE 4- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı MADDE 4- 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 59 uncu maddesinin Avukatlık Kanununun 59 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. şekilde değiştirilmiştir. “Bu durum ve yargılama aşamalarında verilen “Bu durum ve yargılama aşamalarında verilen nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir.” bildirilir.” MADDE 5- 1136 sayılı Kanunun 134 üncü MADDE 5- 1136 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. değiştirilmiştir. “Disiplin cezalarının uygulanacağı haller: “Disiplin cezalarının uygulanacağı haller: MADDE 134- Avukatlara; avukatlık onur MADDE 134- Avukatlara; avukatlık onur ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının ve unvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hâl ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre bu niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre bu Kanunda yazılı disiplin cezalarından biri verilir.” Kanunda yazılı disiplin cezalarından biri verilir.” MADDE 6- 1136 sayılı Kanunun 135 inci MADDE 6- 1136 sayılı Kanunun 135 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. değiştirilmiştir. “Disiplin cezaları: “Disiplin cezaları: MADDE 135- Avukatlar hakkında MADDE 135- Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. 1. Uyarma; avukata mesleğinde, görevinde 1. Uyarma; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli davranması veya davranışında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde uyarma cezası verilir: Aşağıdaki hâllerde uyarma cezası verilir: a) Mesleki çalışmalarında hukukla ve a) Mesleki çalışmalarında hukukla ve kanunlarla ilgisiz açıklamalarda bulunmak. kanunlarla ilgisiz açıklamalarda bulunmak. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 197 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) b) Bürosunu mesleğin bağımsızlığına ve b) Bürosunu mesleğin bağımsızlığına ve görevin vakarına uygun biçimde bulundurmamak. görevin vakarına uygun biçimde bulundurmamak. c) Hâkim ve Cumhuriyet savcılarıyla c) Yargı görevini yapanlar ile ilişkilerinde olan ilişkilerinde hizmetin özelliklerinden gelen ölçülere uygun davranmamak. meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. d) Adliye yazı işleri müdürlükleri ile icra d) Adliye yazı işleri müdürlükleri ile icra dairelerinde veya diğer mercilerdeki görevlilerle dairelerinde veya diğer mercilerdeki görevlilerle olan ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı olan ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. davranmak. e) Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek e) Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlarda dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlarda bulunmak. bulunmak. f) Meslektaşlarının mesleki tutum ve f) Meslektaşlarının mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla davranışlarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmak veya herhangi bir meslektaşı hakkında paylaşmak veya herhangi bir meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikte ifadelerde bulunmak. küçük düşürücü nitelikte ifadelerde bulunmak. g) İddia ve savunmanın hukuki g) İddia ve savunmanın hukuki çerçevesinin dışına çıkarak, anlaşmazlığın tarafı çerçevesinin dışına çıkarak, anlaşmazlığın tarafı olduğu intibaını uyandıracak şekilde davranmak. olduğu intibaını uyandıracak şekilde davranmak. h) Bulunduğu başkaca mevki ve imkânlarla h) Bulunduğu başkaca mevki ve imkânlarla mesleki çalışmalarında avantaj sağlamaya mesleki çalışmalarında avantaj sağlamaya çalışmak veya mesleki çalışması dışında kişisel çalışmak veya mesleki çalışması dışında kişisel anlaşmazlıklarda avukatlık sıfatının getirdiği anlaşmazlıklarda avukatlık sıfatının getirdiği imkânlardan yararlanmaya çalışmak. imkânlardan yararlanmaya çalışmak. ı) Stajyerin çalışma şeklini ve süresini ı) Stajyerin çalışma şeklini ve süresini zorunlu staj eğitim programına uygun şekilde zorunlu staj eğitim programına uygun şekilde belirlememek, stajyerin iyi yetişmesi için gerekli belirlememek, stajyerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat, özen ve ilgiyi göstermemek. dikkat, özen ve ilgiyi göstermemek. j) Avukatlık bürosunda ücret karşılığı j) Avukatlık bürosunda ücret karşılığı çalışan avukatlara karşı eşitlik ilkesine veya çalışan avukatlara karşı eşitlik ilkesine veya avukatlık mesleğinin gerektirdiği saygı ve güvene avukatlık mesleğinin gerektirdiği saygı ve güvene aykırı davranmak ya da avukatın bağımsızlığını aykırı davranmak ya da avukatın bağımsızlığını gözetmemek yahut avukatın iş tanımını ve gözetmemek yahut avukatın iş tanımını ve ücretini mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre ücretini mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre belirlememek. belirlememek. k) İşin kabul edilmesinden önce, aynı işle k) İşin kabul edilmesinden önce, aynı işle ilgili olarak daha önce vekâlet verilen avukata ilgili olarak daha önce vekâlet verilen avukata bilgi vermemek. bilgi vermemek. 1) Dosya tutmamak veya dosya saklama l) Dosya tutmamak veya dosya saklama yükümlülüğünü ihlal etmek. yükümlülüğünü ihlal etmek. m) Ücretsiz iş alınması hâlinde bu durumu m) Ücretsiz iş alınması hâlinde bu durumu baro yönetim kuruluna bildirmemek. baro yönetim kuruluna bildirmemek. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 198 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) n) Haklı sebep olmaksızın meslek kuruluşu n) Haklı sebep olmaksızın meslek kuruluşu tarafından verilen görevleri kabul etmemek. tarafından verilen görevleri kabul etmemek. o) Mazeretsiz olarak duruşmaya o) Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamak. katılmamak. p) Avukatla temsil edilen karşı taraf ile p) Avukatla temsil edilen karşı taraf ile avukatı bulunmaksızın görüşmek veya avukatla avukatı bulunmaksızın görüşmek veya avukatla temsil edilmeyen karşı tarafla görüşmesi halinde temsil edilmeyen karşı tarafla görüşmesi halinde müvekkilini bilgilendirmemek. müvekkilini bilgilendirmemek. r) Yapılan tahsilatı makul süre içinde icra r) Yapılan tahsilatı makul süre içinde icra dosyasına bildirmemek. dosyasına bildirmemek. s) Gerekmediği halde ilama bağlı alacağı s) Gerekmediği halde ilama bağlı alacağı birden çok kaleme ayırarak icra takibinde birden çok kaleme ayırarak icra takibinde bulunmak. bulunmak. t) Büro ve konut adresini veya adres t) Büro ve konut adresini veya adres değişikliklerini barosuna bildirmemek. değişikliklerini barosuna bildirmemek. u) Meslektaşının dilekçesini rızası dışında u) Meslektaşının dilekçesini rızası dışında aynen kopyalamak suretiyle kullanmak. aynen kopyalamak suretiyle kullanmak. v) Duruşmalara Türkiye Barolar Birliği v) Duruşmalara Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenmiş cübbeyle çıkmamak veya tarafından belirlenmiş cübbeyle çıkmamak veya ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla uzaktan ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla uzaktan yapılan duruşmalara yargılamanın saygınlığına yapılan duruşmalara yargılamanın saygınlığına ve mesleğin onuruna uygun olmayan ortamda ve mesleğin onuruna uygun olmayan ortamda katılmak. katılmak. y) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda y) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 2. Kınama; avukata mesleğinde, 2. Kınama; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde kınama cezası verilir: kınama cezası verilir: a) Reklam yasağını ihlal etmek. a) Reklam yasağını ihlal etmek. b) Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar b) Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar Birliği ya da baro organlarındaki görevleri Birliği ya da baro organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmak. dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmak. c) Kendisinin ve mesleğin itibarını veya c) Kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak. ve davranışlarda bulunmak. d) Bürosunu avukatlık mesleğiyle d) Bürosunu avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan iş ve amaçlara tahsis etmek. bağdaşmayan iş ve amaçlara tahsis etmek. e) Avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin e) Avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle uğraşmak. uğraşmak. f) İşin reddi zorunluluğunu veya işi sonuna f) İşin reddi zorunluluğunu veya işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek. kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 199 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) g) Zorunlu müdafilik veya adli yardım g) Zorunlu müdafilik veya adli yardım kapsamındaki görevlerini yerine getirmemek ya kapsamındaki görevlerini yerine getirmemek ya da gereken dikkat ve özeni göstermemek. da gereken dikkat ve özeni göstermemek. h) Görevi kötüye kullanma suçundan h) Görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm olmak. mahkûm olmak. ı) Kamu kurum ve kuruluşlarındaki ı) Kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlerinden ayrılmalarından itibaren iki yıl görevlerinden ayrılmalarından itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları kurum ve kuruluş aleyhine geçmeden ayrıldıkları kurum ve kuruluş aleyhine dava almak veya takipte bulunmak. dava almak veya takipte bulunmak. j) Çekişmeli hakları edinme yasağına j) Çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı davranmak. aykırı davranmak. k) Baro levhasına yazılı olduğu yer k) Baro levhasına yazılı olduğu yer dışında sürekli olarak avukatlık yapmak. dışında sürekli olarak avukatlık yapmak. 1) Kanunun tanıdığı bir hakkın l) Kanunun tanıdığı bir hakkın kullanımını bertaraf edecek şekilde davanın kullanımını bertaraf edecek şekilde davanın veya işin safhaları hakkında müvekkiline bilgi veya işin safhaları hakkında müvekkiline bilgi vermemek. vermemek. m) Takip ettiği işlerde özen yükümlülüğünü m) Takip ettiği işlerde özen yükümlülüğünü ihlal ederek hak kaybına sebebiyet vermek. ihlal ederek hak kaybına sebebiyet vermek. n) Kanunla belirlenen azami ücretin n) Kanunla belirlenen azami ücretin üzerinde veya Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üzerinde veya avukatlık asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlemek veya tahsil etmek ya altında ücret belirlemek veya tahsil etmek ya da iş temin etmek amacıyla yargılama veya icra da iş temin etmek amacıyla yargılama veya icra giderlerini üstlenmek. giderlerini üstlenmek. o) Müvekkili tarafından verilen veya onun o) Müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı veya diğer her türlü namına aldığı malları, parayı veya diğer her türlü kıymetleri, hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde kıymetleri, hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde müvekkiline vermemek. müvekkiline vermemek. p) Haklı bir sebep olmaksızın takipten p) Haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçtiği iş için ücret istemek veya peşin aldığı vazgeçtiği iş için ücret istemek veya peşin aldığı ücreti iade etmemek. ücreti iade etmemek. r) Üstlendiği işle ilgili masraf aldığı halde r) Üstlendiği işle ilgili masraf aldığı halde dava açmamak veya icra takibi başlatmamak ya dava açmamak veya icra takibi başlatmamak ya da dava açmadığı veya icra takibi başlatmadığı da dava açmadığı veya icra takibi başlatmadığı halde aldığı masrafı iade etmemek. halde aldığı masrafı iade etmemek. s) Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı s) Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı bir şekilde çevrimiçi mecralar dâhil olmak üzere bir şekilde çevrim içi mecralar dâhil olmak üzere kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak veya kurmaya çalışmak. veya kurmaya çalışmak. t) Avukata ait hak ve yetkileri veya t) Avukata ait hak ve yetkileri veya avukatlık kimliğini hukuka aykırı olarak avukatlık kimliğini hukuka aykırı olarak başkalarına kullandırmak. başkalarına kullandırmak. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 200 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) u) Kanunun 5 inci maddesinin birinci u) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan bendinde belirtilen suçlardan hakkında düşme hakkında düşme veya ceza verilmesine yer veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı olmadığı kararı verilenler bakımından kendisinin verilenler bakımından kendisinin veya mesleğin veya mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe itibarını veya toplumun mesleğe güvenini güvenini zedeleyeceği disiplin kovuşturması zedeleyeceği disiplin kovuşturması sonucu tespit sonucu tespit edilmiş olmak. edilmiş olmak. v) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda v) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 3. Para cezası; yirmibin Türk Lirası ila 3. Para cezası; yirmibin Türk Lirası ila ikiyüzbin Türk Lirası arasında belirlenecek bir ikiyüzbin Türk Lirası arasında belirlenecek bir paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenmesidir. Bu cezalar her yıl, bir önceki yıla ödenmesidir. Bu cezalar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Kanunun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden oranında takvim yılı başından geçerli olmak değerleme oranında takvim yılı başından geçerli üzere artırılarak uygulanır. Aşağıdaki hâllerde olmak üzere artırılarak uygulanır. Aşağıdaki para cezası verilir: hâllerde para cezası verilir: a) Görevini savsaklayarak veya kötüye a) Görevini savsaklayarak veya kötüye kullanarak müvekkilinin zararına kendisine veya kullanarak müvekkilinin zararına kendisine veya başkasına menfaat sağlamak. başkasına menfaat sağlamak. b) Şube açmak veya birden fazla büro b) Şube açmak veya birden fazla büro edinmek ya da şube açmış yahut birden fazla büro edinmek ya da şube açmış yahut birden fazla büro edinmiş gibi mesleki faaliyette bulunmak. edinmiş gibi mesleki faaliyette bulunmak. c) Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili c) Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili bu Kanunda yer alan sınırlamalara uymamak. bu Kanunda yer alan sınırlamalara uymamak. d) Kanunda yasaklanmış derecedeki d) Kanunda yasaklanmış derecedeki yakınlarından olan hâkim veya Cumhuriyet yakınlarından olan hâkim veya Cumhuriyet savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmak. savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmak. e) Kanunun 48 inci maddesinde düzenlenen e) 48 inci maddede düzenlenen suçtan suçtan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri geri bırakılmasına karar verilmiş olmak. bırakılmasına karar verilmiş olmak. f) Meslektaşına fiili saldırıda bulunmak. f) Meslektaşına fiili saldırıda bulunmak. g) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda g) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 4. İşten çıkarma; avukatın veya avukatlık 4. İşten çıkarma; avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. Aşağıdaki hâllerde işten çıkarma cezası verilir: Aşağıdaki hâllerde işten çıkarma cezası verilir: a) Kanunun 5 inci maddesinin birinci a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan bendinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 201 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar bırakılmasına karar verilmiş olmak. verilmiş olmak. b) Kanunun 48 inci maddesinde b) 48 inci maddede düzenlenen suçtan düzenlenen suçtan mahkûm olmak. mahkûm olmak. c) Hâkim, Cumhuriyet savcısı, hakem, c) Hâkim, Cumhuriyet savcısı, hakem, arabulucu, uzlaştırmacı, bilirkişi veya başkaca arabulucu, uzlaştırmacı, bilirkişi veya başkaca bir resmî sıfatla görev yaptığı bir işte avukatlık bir resmî sıfatla görev yaptığı bir işte avukatlık yapmak. yapmak. d) Kanunun 155 inci maddesinde belirtilen d) 155 inci maddede belirtilen yasağa aykırı yasağa aykırı davranmak. davranmak. 5. Meslekten çıkarma; avukatlık 5. Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Bu ceza, avukatlık ortaklığı kaldırılmasıdır. Bu ceza, avukatlık ortaklığı bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir. Aşağıdaki hâllerde meslekten silinmesidir. Aşağıdaki hâllerde meslekten çıkarma cezası verilir: çıkarma cezası verilir: a) Kanunun 5 inci maddesinin birinci a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56 ncı 56 ncı maddesinde düzenlenen suçtan mahkûm maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak.” olmak.” MADDE 7- 1136 sayılı Kanunun 136 ncı MADDE 7- 1136 sayılı Kanunun 136 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 136- Hakkında herhangi bir “MADDE 136- Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde disiplin kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde, bu fiil için Kanunda öngörülen disiplin cezasının fiil için Kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı uygulanır. Ancak ilk defa bir derece ağır olanı uygulanır. Ancak ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezası itibaren beş yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanır. haddi uygulanır. Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılır. işlerse meslekten çıkarılır. Meslekten çıkarma cezasını gerektiren Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası haller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif verilecek disiplin cezasından bir derece hafif Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 202 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) olanı uygulanabilir. Hakkında verilen bir disiplin olanı uygulanabilir. Hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl cezasının kesinleşmesinden itibaren beş yıl geçenler bakımından da bu hüküm geçerlidir.” geçenler bakımından da bu hüküm geçerlidir.” MADDE 8- 1136 sayılı Kanunun 155 inci MADDE 8- 1136 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. kaldırılmıştır. MADDE 9- 1136 sayılı Kanunun 159 uncu MADDE 9- 1136 sayılı Kanunun 159 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle ve maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma “Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza bildirilmesinden itibaren bir yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” “Disiplin soruşturması veya kovuşturması “Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılması halinde zamanaşımı süresi kesilir. Mahkemenin halinde zamanaşımı süresi kesilir. Mahkemenin idari işlemin iptaline ilişkin kararının ilgili baro idari işlemin iptaline ilişkin kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma iki yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilir. veya kovuşturma sonucuna göre karar verilir. Mahkeme kararının ilgili baro veya Türkiye Mahkeme kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren iki yıl Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren iki yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.” geçtikten sonra disiplin cezası verilemez.” MADDE 10- 1136 sayılı Kanunun 160 MADDE 10- 1136 sayılı Kanunun 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde ıncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. değiştirilmiştir. “Meslekten çıkarma cezasından başka “Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar, uyarma, bir disiplin cezası verilen avukatlar; uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak bu disiplin sonra disiplin kuruluna başvurarak bu disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini isteyebilirler. cezalarının sicillerinden silinmesini isteyebilirler. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları bu hükmün dışındadır.” cezaları bu hükmün dışındadır.” MADDE 11- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı MADDE 11- 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinin Kamu İhale Kanununun 53 üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü ve beşinci paragrafları (j) fıkrasının dördüncü ve beşinci paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İtirazen şikayet başvuru bedelinin, itirazen “İtirazen şikayet başvuru bedelinin, itirazen şikayet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar şikayet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 203 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının tarafından 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının sonucunda 54 üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez. Başvuru halinde başvuru bedeli iade edilmez. Başvuru dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla hususa yer verilmesi halinde bu hususlar Kurum hususa yer verilmesi halinde bu hususlar Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilir. tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilir. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen otuz yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen otuz gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılır. gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılır. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemez. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemez. İtirazen şikayet başvurusu üzerine alınan İtirazen şikayet başvurusu üzerine alınan Kurul kararlarına karşı açılan davalar sonucunda Kurul kararlarına karşı açılan davalar sonucunda veya 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale veya 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 10 uncu maddesi Sözleşmeleri Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, uyarınca sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, bu bu fıkranın birinci paragrafının (1) numaralı fıkranın (1) numaralı bendi uyarınca tahsil edilen bendi uyarınca tahsil edilen bedelin ilk sözleşme bedelin ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan bedelinin tamamlanmayan oranına karşılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile gelen kısmının Kurul kararı ile yükleniciye yükleniciye iade edilmesine karar verilir. Bedel iade edilmesine karar verilir. Bedel iadesinin iadesinin yapılabilmesi için yüklenicinin, fesih ve yapılabilmesi için yüklenicinin, fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığının kendisine tasfiye işlemlerinin tamamlandığının kendisine bildirimini izleyen otuz gün içinde iade talebiyle bildirimini izleyen otuz gün içinde iade talebiyle idareye başvurması gerekir. Başvuruyu izleyen idareye başvurması gerekir. Başvuruyu izleyen otuz gün içinde idarece, ilk sözleşme bedelinin otuz gün içinde idarece, ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranı dahil gerekli bilgi ve tamamlanmayan oranı dahil gerekli bilgi ve belgeler Kuruma iletilir. Bilgi ve belgelerin belgeler Kuruma iletilir. Bilgi ve belgelerin Kurum kayıtlarına alındığı tarihi izleyen otuz Kurum kayıtlarına alındığı tarihi izleyen otuz gün içinde, Kurum tarafından bedel iadesi yapılır. gün içinde, Kurum tarafından bedel iadesi yapılır. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemez.” Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemez.” MADDE 12- 26/9/2004 tarihli ve 5235 MADDE 12- 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 204 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) birinci fıkrasında yer alan “nitelikli dolandırıcılık birinci fıkrasında yer alan “nitelikli dolandırıcılık (m. 158),” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. (m. 158),” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. MADDE 13- 5235 sayılı Kanuna aşağıdaki MADDE 13- 5235 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 7- Bu maddenin “GEÇİCİ MADDE 7- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık bulunan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık (m. 158) suçlarına bakan mahkemenin (m. 158) suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla görevinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez. Bu davalara kesin hükümle kararı verilemez. Bu davalara kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu maddenin yürürlüğe sonuçlandırılıncaya kadar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam olunur.” göre bakılmaya devam olunur.” MADDE 14- 26/9/2004 tarihli ve 5237 MADDE 14- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 32 nci maddesinin sayılı Türk Ceza Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. değiştirilmiştir. “Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü “Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.” güvenlik tedbirine hükmolunur.” MADDE 15- 5237 sayılı Kanunun 57 nci MADDE 15- 5237 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten eklenmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. kaldırılmıştır. “Ancak, hakkında 32 nci maddenin birinci “Ancak, hakkında 32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları için kurumda geçirilecek süre, akıl hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.” ise altı aydan az olamaz.” MADDE 16- 5237 sayılı Kanunun 75 inci MADDE 16- 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde (2) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. değiştirilmiştir. “2. Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, “2. Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),” madde 125),” MADDE 17- 5237 sayılı Kanunun 89 uncu MADDE 17- 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “üç aydan maddesinin birinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “dört aydan iki yıla” ve dördüncü bir yıla” ibaresi “dört aydan iki yıla” ve dördüncü Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 205 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) fıkrasında yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi fıkrasında yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “dokuz aydan beş yıla” şeklinde değiştirilmiştir. “dokuz aydan beş yıla” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 18- 5237 sayılı Kanunun 155 inci MADDE 18- 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(3) Suçun konusunun motorlu kara, deniz “(3) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.” fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.” MADDE 19- 5237 sayılı Kanunun 170 inci MADDE 19- 5237 sayılı Kanunun 170 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan maddesinin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “bir yıldan beş yıla” şeklinde üç yıla” ibaresi “bir yıldan beş yıla” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle ile değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle ile maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir. teselsül ettirilmiştir. “Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş “Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle işlenmesi halinde kişi, altı aydan etmek suretiyle işlenmesi halinde kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” “(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun “(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” artırılır.” MADDE 20- 5237 sayılı Kanunun 220 nci MADDE 20- 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “dört maddesinin birinci fıkrasında yer alan “dört yıldan sekiz yıla” ibaresi “beş yıldan on yıla”, yıldan sekiz yıla” ibaresi “beş yıldan on yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “dört yıla” ibaresi ikinci fıkrasında yer alan “dört yıla” ibaresi “beş yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “dörtte “beş yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “dörtte birinden yarısına kadar” ibaresi “yarısı oranında” birinden yarısına kadar” ibaresi “yarısı oranında” şeklinde değiştirilmiş ve beşinci fıkrasına birinci şeklinde değiştirilmiş ve beşinci fıkrasına birinci cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir. eklenmiştir. “Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen “Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından bir katına kadar göre verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.” artırılır.” MADDE 21- 5237 sayılı Kanunun 223 üncü MADDE 21- 5237 sayılı Kanunun 223 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. değiştirilmiştir. “Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, “Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması kaçırılması veya alıkonulması MADDE 223- (1) Hukuka aykırı bir MADDE 223- (1) Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 206 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar, bu aracı durduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. cezalandırılır. (2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu (2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, üç yıldan yedi yıla ulaşım aracı olması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Hukuka aykırı bir davranışla hava (3) Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, aracının hareket etmesini engelleyen kişi, beş beş yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, yedi yıldan oniki yerden başka yere götüren kişi, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların suçların işlenmesi amacıyla veya sırasında başka işlenmesi amacıyla veya sırasında başka bir bir suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı dolayı ceza verilir.” ceza verilir.” MADDE 22- 4/12/2004 tarihli ve 5271 MADDE 22- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 128 inci sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 128 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. madde eklenmiştir. “Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde “Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma alınması ve elkoyma MADDE 128/A- (1) Türk Ceza Kanununda MADDE 128/A- (1) Türk Ceza Kanununda yer alan; yer alan; a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e), bent e), b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra bir, bent f ve 1), bir, bent f ve l), c) Banka veya kredi kartlarının kötüye c) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245), kullanılması (madde 245), suçlarının işlendiği hususunda makul suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilir. tarafından karar verilebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 207 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) (2) Askıya alma işlemi ve hesap (2) Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili mali kurum tarafından tüm hareketleri, ilgili malî kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Askıya alma işlemi ayrıca başsavcılığına bildirilir. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de bildirilir. Hesap sahibi, askıya hesap sahibine de bildirilir. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı, başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı, başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar verir. verir. (3) Askıya alma işlemi tamamlanmadan (3) Askıya alma işlemi tamamlanmadan suça suça konu menfaatin başka bir mali kuruma konu menfaatin başka bir malî kuruma transfer transfer edildiğinin tespit edilmesi halinde bu edildiğinin tespit edilmesi halinde bu durum, durum, askıya alma işleminin yapılabilmesi için askıya alma işleminin yapılabilmesi için banka, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık varlık hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili mali hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili malî kuruma kuruma gecikmeksizin bildirilir. gecikmeksizin bildirilir. (4) Birinci fıkra uyarınca mali kurum (4) Birinci fıkra uyarınca malî kurum tarafından askıya alınan veya Cumhuriyet tarafından askıya alınan veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde elkonulabilir. emriyle askıya alma süresi içinde elkonulabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde elkoyma kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu madde hükümlerine kendiliğinden kalkar. Bu madde hükümlerine göre elkoyma işlemi yapılabilmesi bakımından göre elkoyma işlemi yapılabilmesi bakımından 128 inci maddede belirtilen rapor alma şartı 128 inci maddede belirtilen rapor alma şartı aranmaz. aranmaz. (5) Elkonulan suça konu menfaat, suçtan (5) Elkonulan suça konu menfaat, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir. sahibine iade edilir. (6) Bu madde uyarınca askıya alma (6) Bu madde uyarınca askıya alma işlemine işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukukî hukukî bakımdan sorumlu tutulmaz. bakımdan sorumlu tutulmaz. (7) Yürütülen bir soruşturma veya (7) Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 208 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) hizmet sağlayıcısından istenilen bilgi veya hizmet sağlayıcısından istenen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenilen ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına elli bin veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına elli bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” idarî para cezası verilir.” MADDE 23- 5271 sayılı Kanunun 250 nci MADDE 23- 5271 sayılı Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 170)” numaralı alt bendinde yer alan “(madde 170)” ibaresi “(madde 170, birinci ve üçüncü fıkra)” ibaresi “(madde 170, birinci ve üçüncü fıkra)” şeklinde değiştirilmiştir. şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 24- 5271 sayılı Kanunun 253 üncü MADDE 24- 5271 sayılı Kanunun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (7) maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (7) numaralı alt bendinde yer alan “(madde 155)” numaralı alt bendinde yer alan “(madde 155)” ibaresi “(üçüncü fıkra hariç, madde 155)”, ibaresi “(üçüncü fıkra hariç, madde 155)” üçüncü fıkrasında yer alan “(125 inci maddenin şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “(125 inci ikinci fıkrası),” ibaresi “(madde 125)” şeklinde maddenin ikinci fıkrası),” ibaresi “(madde 125)” değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. eklenmiştir. “Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile “Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.” uygulanır.” MADDE 25- 5271 sayılı Kanunun 280 inci MADDE 25- 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “maddenin birinci fıkrasının (g) ve yer alan “maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde” ibaresi (h) bentleri hariç diğer bentlerinde” ibaresi “maddede” şeklinde değiştirilmiştir. “maddede” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 26- 5271 sayılı Kanuna aşağıdaki MADDE 26- 5271 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 8- (1) Soruşturma veya “GEÇİCİ MADDE 8- (1) Soruşturma veya kovuşturma evresinde olup da bu maddenin kovuşturma evresinde olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalar bakımından bu sağlanmış olduğu dosyalar bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla 253 üncü maddenin maddeyi ihdas eden Kanunla 253 üncü maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve 5237 sayılı üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve 5237 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasında Kanunun 75 inci maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uygulanmaz. Bu dosyalar, 253 yapılan değişiklik uygulanmaz. Bu dosyalar, 253 üncü maddenin üçüncü fıkrasının değişiklikten üncü maddenin üçüncü fıkrasının değişiklikten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılır.” önceki hükümlerine göre sonuçlandırılır.” Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 209 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) MADDE 27- 13/12/2004 tarihli ve 5275 MADDE 27- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 10 uncu maddesinin Hakkında Kanunun geçici 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “tarihi itibarıyla” altıncı fıkrasına “Türk Ceza Kanununun” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar ibaresinden sonra gelmek üzere “kasten öldürme nedeniyle” ve “tarihinde geçici 9 uncu maddenin suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz (e) ve (f) bentleri), cinsel dokunulmazlığa karşı kurumunda bulunan hükümlüler,” ibaresi “tarihi işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler,” fıkraları),” ibaresi eklenmiş, fıkrada yer alan şeklinde değiştirilmiş, yedinci ve sekizinci “tarihi itibarıyla” ibaresi “tarihi ve öncesinde fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır. işlenmiş suçlar nedeniyle” ve “tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler,” ibaresi “tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler,” şeklinde değiştirilmiş, yedinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 28- 7/6/2005 tarihli ve 5362 MADDE 28- 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 62 nci maddesinin birinci, ikinci, Kanununun 62 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeye üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere fıkra eklenmiştir. aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “Bu Kanuna tabi esnaf ve sanatkârlarca “Bu Kanuna tabi esnaf ve sanatkârlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanır ve odanın bulundukları odalarca hazırlanır ve odanın mensubu olduğu birlik yönetim kurulu tarafından mensubu olduğu birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra otuz gün fiyat tarifesinin sunulmasından sonra otuz gün içinde onaylanır veya reddedilir. Bakanlığın içinde onaylanır veya reddedilir. Bakanlığın görüşüne tabi fiyat tarifelerinde otuz günlük süre görüşüne tabi fiyat tarifelerinde otuz günlük süre Bakanlığa görüş talebinin iletildiği gün durur ve Bakanlığa görüş talebinin iletildiği gün durur ve görüşün birliğe iletildiği günden itibaren devam görüşün birliğe iletildiği günden itibaren devam eder. Onaylanan fiyat tarifesi mülki amirlik, eder. Onaylanan fiyat tarifesi mülki idare amirliği, belediye ve ilgili odaya yedi gün içerisinde belediye ve ilgili odaya yedi gün içerisinde bildirilir ve itiraz edilmezse on beş gün sonra bildirilir ve itiraz edilmezse on beş gün sonra yürürlüğe girer. Fiyat tarifeleri, uygulanacak yürürlüğe girer. Fiyat tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterir. azami hadleri gösterir. Belediyeler veya o yerin en büyük mülki Belediyeler veya o yerin en büyük mülki amiri tarafından itiraz edilen ya da Bakanlığın idare amiri tarafından itiraz edilen ya da görüşüne tabi olan fiyat tarifelerinde Bakanlığın Bakanlığın görüşüne tabi olan fiyat tarifelerinde olumsuz görüş verdiği fiyat tarifeleri on Bakanlığın olumsuz görüş verdiği fiyat tarifeleri beş gün içerisinde uzlaşma komisyonunca on beş gün içerisinde uzlaşma komisyonunca değerlendirilerek nihai karar verilir. değerlendirilerek nihai karar verilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 210 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) Uzlaşma komisyonu o yerin mülki Uzlaşma komisyonu o yerin mülki idare amirinin ya da görevlendireceği yardımcısının amirinin ya da görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, ticaret il müdürlüğü, defterdarlık, başkanlığında, ticaret il müdürlüğü, defterdarlık, belediye, ildeki ilgili kamu kurumu, ticaret ve belediye, ildeki ilgili kamu kurumu, ticaret ve sanayi veya ticaret odası ile esnaf ve sanatkârlar sanayi veya ticaret odası ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği temsilcilerinden oluşur. İlgili kamu odaları birliği temsilcilerinden oluşur. İlgili kamu kurumu temsilcisi, talep edilen tarifenin konusu kurumu temsilcisi, talep edilen tarifenin konusu dikkate alınarak komisyon başkanınca belirlenir. dikkate alınarak komisyon başkanınca belirlenir. Komisyon kararları salt çoğunlukla alınır. Komisyon kararları salt çoğunlukla alınır. Komisyon değerlendirmesini mevcut maliyetler Komisyon değerlendirmesini mevcut maliyetler ve ortalama kar marjları ile Orta Vadeli Programda ve ortalama kar marjları ile Orta Vadeli Programda yer alan enflasyon hedeflerini de dikkate alarak yer alan enflasyon hedeflerini de dikkate alarak yapar. Talep edilen tarife, komisyonun nihai yapar. Talep edilen tarife, komisyonun nihai kararından sonra yürürlüğe girer.” kararından sonra yürürlüğe girer.” “Bakanlığın görüşüne tabi olacak fiyat “Bakanlığın görüşüne tabi olacak fiyat tarifeleri ile komisyonun değerlendirme sürecine tarifeleri ile komisyonun değerlendirme sürecine ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından yönetmelikle belirlenir.” yönetmelikle belirlenir.” MADDE 29- 31/5/2006 tarihli ve 5510 MADDE 29- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 111- Bu Kanunun 60 ıncı “GEÇİCİ MADDE 111- Bu Kanunun 60 maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında 1/1/2016 tarihinden önceye ait kapsamında 1/1/2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz Bu maddenin yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmez.” mahsup edilmez.” MADDE 30- 4/5/2007 tarihli ve 5651 MADDE 30- 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ö) ve (r) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ö) ve (r) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “ö) İçeriğin çıkarılması: İçeriğin internet “ö) İçeriğin çıkarılması: İçeriğin internet ortamından çıkarılmasını, ortamından çıkarılmasını,” r) Uyarı yöntemi: İnternet ortamında “r) Uyarı yöntemi: İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle Kurum veya yapılan yayın içeriği nedeniyle Kurum veya haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından yapılan bildirimi,” tarafından yapılan bildirimi,” Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 211 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) MADDE 31- 5651 sayılı Kanunun 8 inci MADDE 31- 5651 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına “ilişkin olarak” maddesinin dördüncü fıkrasına “ilişkin olarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “içeriğin ibaresinden sonra gelmek üzere “içeriğin çıkarılması ve/veya” ibaresi eklenmiş ve fıkranın çıkarılması ve/veya” ibaresi eklenmiş ve fıkranın ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, dokuzuncu fıkrasında yer alan “yayından” dokuzuncu fıkrasında yer alan “yayından” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve onbirinci ibaresi madde metninden çıkarılmış ve onbirinci fıkrasına “Başkan tarafından” ibaresinden sonra fıkrasına “Başkan tarafından” ibaresinden sonra gelmek üzere “erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik gelmek üzere “erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara” ibaresi eklenmiştir. ve yer sağlayıcılara” ibaresi eklenmiştir. “Bu karar, erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve “Bu karar, erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilerek gereğinin yerine yer sağlayıcılara bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.” getirilmesi istenir.” MADDE 32- 5651 sayılı Kanunun Anayasa MADDE 32- 5651 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 9 uncu Mahkemesi tarafından iptal edilen 9 uncu maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. yeniden düzenlenmiştir. “Kişilik haklarının ihlal edilmesi “Kişilik haklarının ihlal edilmesi MADDE 9- (1) Yayın içeriği nedeniyle MADDE 9- (1) Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hâkimliğine engellenmesi amacıyla sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. başvurulabilir. (2) Sulh ceza hâkimliğince, ayrıntılı bir (2) Sulh ceza hâkimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde yirmi dört ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde yirmi dört saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilir. engellenmesi kararı verilir. (3) Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının (3) Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talep etmesi ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talep etmesi durumunda sulh ceza hâkimliğince, ayrıntılı bir durumunda sulh ceza hâkimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde başvuranın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde başvuranın adının ihlale konu internet adresleriyle adının ihlale konu internet adresleriyle ilişkilendirilmemesine karar verilir. Kararda ilişkilendirilmemesine karar verilir. Kararda bildirim yapılacak arama motorlarına yer verilir. bildirim yapılacak arama motorlarına yer verilir. (4) Ayrıntılı bir inceleme yapılmasına (4) Ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılamadığı gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılamadığı hâllerde başvuru reddedilir. hâllerde başvuru reddedilir. (5) Sulh ceza hâkimi, bu madde kapsamında (5) Sulh ceza hâkimi, bu madde kapsamında yalnızca ihlalin gerçekleştiği yayın ile sınırlı yalnızca ihlalin gerçekleştiği yayın ile sınırlı olarak karar verir. İnternet sitesinde yapılan olarak karar verir. İnternet sitesinde yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 212 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemez. Ancak, URL adresi belirtilerek karar verilemez. Ancak, URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine dair kanaat oluşması veya engellenemeyeceğine dair kanaat oluşması veya içeriğin çıkarılması kararının gereğinin yerine içeriğin çıkarılması kararının gereğinin yerine getirilmemiş olması hâlinde, gerekçesi açıkça getirilmemiş olması hâlinde, gerekçesi açıkça belirtilmek kaydıyla internet sitesinde yapılan belirtilmek kaydıyla internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilebilir. karar verilebilir. (6) Sulh ceza hâkimi tarafından verilen (6) Sulh ceza hâkimi tarafından verilen karar, erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer karar, erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilmek üzere doğrudan Birliğe sağlayıcılara bildirilmek üzere doğrudan Birliğe gönderilir. Bu karar, Birlik tarafından erişim gönderilir. Bu karar, Birlik tarafından erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. Bildirim üzerine kararın gereği derhâl bildirilir. Bildirim üzerine kararın gereği derhâl ve en geç dört saat içinde yerine getirilir. ve en geç dört saat içinde yerine getirilir. (7) Bu madde kapsamında verilen karara (7) Bu madde kapsamında verilen karara konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilerek, kararın bu adresler için de uygulanması edilerek, kararın bu adresler için de uygulanması talep edilebilir. Talebin Birlik tarafından kabul talep edilebilir. Talebin Birlik tarafından kabul edilmesi halinde mevcut karar bu adresler için edilmesi halinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır. Talebin Birlik tarafından kabulüne de uygulanır. Talebin Birlik tarafından kabulüne karşı kararı veren hâkimliğe itiraz edilebilir. karşı kararı veren hâkimliğe itiraz edilebilir. İnternet sitesindeki yayının tümüne yönelik İnternet sitesindeki yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesi kararlarında bu fıkra erişimin engellenmesi kararlarında bu fıkra hükmü uygulanmaz. hükmü uygulanmaz. (8) Erişimin engellenmesine konu içeriğin (8) Erişimin engellenmesine konu içeriğin çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet sitesinin kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet sitesinin tümüne yönelik verilen erişimin engellenmesi tümüne yönelik verilen erişimin engellenmesi kararına konu içeriğin çıkarılmış olması kararına konu içeriğin çıkarılmış olması durumunda ise ilgilinin talebi üzerine kararı veren durumunda ise ilgilinin talebi üzerine kararı veren sulh ceza hâkimliği tarafından karar kaldırılır. sulh ceza hâkimliği tarafından karar kaldırılır. (9) Bu madde uyarınca sulh ceza (9) Bu madde uyarınca sulh ceza hâkimliklerince verilen kararlara karşı 5271 hâkimliklerince verilen kararlara karşı 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kararına itiraz edilen hâkim veya gidilebilir. Kararına itiraz edilen hâkim veya itirazı incelemeye yetkili merci gerekli görmesi itirazı incelemeye yetkili merci gerekli görmesi halinde tarafları dinleyebilir. halinde tarafları dinleyebilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 213 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) (10) Bu madde uyarınca verilen kararların (10) Bu madde uyarınca verilen kararların gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcının sorumluları bin ilgili içerik ve yer sağlayıcının sorumluları bin günden beş bin güne kadar adli para cezası ile günden beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. cezalandırılır. (11) Bu madde uyarınca verilen içeriğin (11) Bu madde uyarınca verilen içeriğin çıkarılması kararının gereğinin Türkiye’den çıkarılması kararının gereğinin Türkiye’den günlük erişimi on milyondan fazla olan yurt dışı günlük erişimi on milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından yerine kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından yerine getirilmemesi durumunda ilgili kişi tarafından getirilmemesi durumunda ilgili kişi tarafından yapılan müracaat üzerine Birlik, kararın yapılan müracaat üzerine Birlik, kararın uygulanmasını sağlamak için sosyal ağ sağlayıcıya uygulanmasını sağlamak için sosyal ağ sağlayıcıya yeniden bildirimde bulunur. Bildirime rağmen yeniden bildirimde bulunur. Bildirime rağmen kararın gereğinin yirmidört saat içinde yerine kararın gereğinin yirmi dört saat içinde yerine getirilmemesi durumunda ilgili kişi tarafından getirilmemesi durumunda ilgili kişi tarafından sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için kararı veren sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. kararı veren sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde içeriğin uygulanmasından itibaren otuz gün içinde içeriğin çıkarılmaması halinde ilgili kişi tarafından sosyal çıkarılmaması halinde ilgili kişi tarafından sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için yüzde doksan oranına kadar daraltılması için kararı veren sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. kararı veren sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Hâkim tarafından verilen bir oran belirleyebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Birliğe gönderilir. Kararların gereği, bildirimden Birliğe gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilir. İçeriğin sağlayıcılar tarafından yerine getirilir. İçeriğin çıkarılması kararının gereğinin yerine getirilmesi çıkarılması kararının gereğinin yerine getirilmesi halinde ilgilinin talebi üzerine kararı veren sulh halinde ilgilinin talebi üzerine kararı veren ceza hâkimliği tarafından internet trafiği bant sulh ceza hâkimliği tarafından internet trafiği genişliğinin daraltılmasına ilişkin karar kaldırılır.” bant genişliğinin daraltılmasına ilişkin karar kaldırılır.” MADDE 33- 5/11/2008 tarihli ve 5809 MADDE 33- 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 50 nci sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 50 nci maddesine yedinci fıkrasından sonra gelmek maddesine yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, maddenin üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, maddenin mevcut sekizinci fıkrası buna göre teselsül mevcut sekizinci fıkrası buna göre teselsül ettirilmiş ve aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. ettirilmiş ve aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 214 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) “(8) İşletmeci; “(8) İşletmeci; a) İlgili kanunlarında resmi kimlik belgesi a) İlgili kanunlarında resmi kimlik belgesi hükmünde olsa bile, elektronik kimlik doğrulama hükmünde olsa bile, elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleriyle kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleriyle abonelik kaydı yapamaz. abonelik kaydı yapamaz. b) Abonelik kaydı için kişinin kimliğini, b) Abonelik kaydı için kişinin kimliğini, kimlik belgesi ve yüz veya parmak izi özetine kimlik belgesi ve yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik veriler ya da kimliği ilişkin biyometrik veriler ya da kimliği doğrulayıcı şifre vasıtasıyla teyit eder. doğrulayıcı şifre vasıtasıyla teyit eder. c) Abonelik kaydı yapılan kişinin c) Abonelik kaydı yapılan kişinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz belgeye sahip olmadığını teyit etmesi halinde, belgeye sahip olmadığını teyit etmesi halinde, kayıt işlemini aşağıdaki usullere göre yapar. kayıt işlemini aşağıdaki usullere göre yapar. 1) Abonelik kaydı yapılan yabancı kişinin 1) Abonelik kaydı yapılan yabancı kişinin kimliği, yüz veya parmak izine ilişkin biyometrik kimliği, yüz veya parmak izine ilişkin biyometrik verileriyle Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden verileriyle Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden Kurum vasıtasıyla teyit edilir. Bu teyidin uzaktan Kurum vasıtasıyla teyit edilir. Bu teyidin uzaktan yapılması halinde abonelik kaydı yapılan kişinin yapılması halinde abonelik kaydı yapılan kişinin resmi makam sunucularına erişimini sağlayan resmi makam sunucularına erişimini sağlayan mobil elektronik haberleşme işletmecisi, mobil elektronik haberleşme işletmecisi, abonelik abonelik kaydı yapılan kişinin konum verisini kaydı yapılan kişinin konum verisini Kurum Kurum vasıtasıyla Göç İdaresi Başkanlığına vasıtasıyla Göç İdaresi Başkanlığına iletir. Ancak, iletir. Ancak, Ülkemizde görevli diplomasi ve Ülkemizde görevli diplomasi ve konsolosluk konsolosluk memurları ile aileleri ve uluslararası memurları ile aileleri ve uluslararası kuruluşların kuruluşların Ülkemizdeki temsilciliklerinde Ülkemizdeki temsilciliklerinde çalışan ve statüleri çalışan ve statüleri anlaşmalarla belirlenmiş anlaşmalarla belirlenmiş olanlar ile bu kişilerin olanlar ile bu kişilerin aileleri için yabancı aileleri için yabancı misyon veya temsilciliğinin misyon veya temsilciliğinin mensubu olduğunun mensubu olduğunun Dışişleri Bakanlığınca Dışişleri Bakanlığınca teyit edilmesi halinde bu teyit edilmesi halinde bu alt bentteki şartlar alt bentteki şartlar aranmaksızın abonelik kaydı aranmaksızın abonelik kaydı yapılabilir. yapılabilir. 2) Geçici kimlik belgesi bulunan 2) Geçici kimlik belgesi bulunan vatandaşların yüz veya parmak izi özetine ilişkin vatandaşların yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik verileri alınır. biyometrik verileri alınır. (9) İşletmeci, üç ayda bir tüm abonelerin (9) İşletmeci, üç ayda bir tüm abonelerin ölüm veya tüzel kişiliğin sona ermesi gibi ölüm veya tüzel kişiliğin sona ermesi gibi hallerle aktifliğinin sona erip ermediğini ilgili hallerle aktifliğinin sona erip ermediğini ilgili resmi makamlardan teyit eder. Teyit edemediği resmi makamlardan teyit eder. Teyit edemediği abonelere ait hatların elektronik haberleşme abonelere ait hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısını keser. şebekesiyle bağlantısını keser. (10) İşletmeci, gerçek veya tüzel bir kişi (10) İşletmeci, gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Kurum adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Kurum tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik kaydı yapamaz. kaydı yapamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 215 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) (11) İşletmeci, Kurum tarafından belirlenen (11) İşletmeci, Kurum tarafından belirlenen usul ve sürelere aykırı olarak Kurum tarafından usul ve sürelere aykırı olarak Kurum tarafından belirlenen sayıdan fazla abone numarası belirlenen sayıdan fazla abone numarası kullandığı tespit edilen cihazlara elektronik kullandığı tespit edilen cihazlara elektronik haberleşme hizmeti veremez. haberleşme hizmeti veremez. (12) Yabancı uyruklu gerçek kişilere ait (12) Yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsis mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsis ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar, Kurum ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından belirlenir.” tarafından belirlenir.” “(13) Kurum bu maddenin uygulanmasına “(13) Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları, ilgili bakanlıkların ilişkin usul ve esasları, ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle belirler.” görüşünü almak suretiyle belirler.” MADDE 34- 5809 sayılı Kanunun 60 ıncı MADDE 34- 5809 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “halinde,” maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “halinde,” ibaresi “veya ilgili takvim yılına ilişkin net ibaresi “veya ilgili takvim yılına ilişkin net satışlarının belli olmaması hallerinde,” şeklinde satışlarının belli olmaması hallerinde,” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle, yedinci değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle, yedinci fıkrasına “Bu Kanunun” ibaresinden sonra fıkrasına “Bu Kanunun” ibaresinden sonra gelmek üzere “50 nci maddesinin sekizinci gelmek üzere “50 nci maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkralarına aykırı hareket eden ve dokuzuncu fıkralarına aykırı hareket eden işletmecilere hat başına yüzbin Türk Lirası; işletmecilere hat başına yüzbin Türk Lirası; onuncu fıkrasına aykırı hareket eden işletmecilere onuncu fıkrasına aykırı hareket eden işletmecilere hat başına ellibin Türk Lirası; onbirinci fıkrasına hat başına ellibin Türk Lirası; onbirinci fıkrasına aykırı hareket eden işletmecilere cihaz başına aykırı hareket eden işletmecilere cihaz başına ikiyüzellibin Türk Lirasından beşyüzbin Türk ikiyüzellibin Türk Lirasından beşyüzbin Türk Lirasına kadar;” ibaresi, dokuzuncu fıkrasına Lirasına kadar;” ibaresi, dokuzuncu fıkrasına “bu tutarları” ibaresinden sonra gelmek üzere “bu tutarları” ibaresinden sonra gelmek üzere “tahsilat tarihinden iade edildiği tarihe kadar “tahsilat tarihinden iade edildiği tarihe kadar 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak tutarla birlikte” ibaresi ve maddeye hesaplanacak tutarla birlikte” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “Birinci fıkra kapsamında belirlenecek idari “Birinci fıkra kapsamında belirlenecek idari para cezası tutarı, bu fıkrada yer alan idari para para cezası tutarı, bu fıkrada yer alan idari para cezasının alt sınırından az olamaz.” cezasının alt sınırından az olamaz.” “(18) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer “(18) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; alan; 1. Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, 1. Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e), bent e), 2. Dolandırıcılık (madde 157 ve 158), 2. Dolandırıcılık (madde 157 ve 158), 3. Banka veya kredi kartlarının kötüye 3. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245), kullanılması (madde 245), Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 216 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen soruşturma kapsamında hâkim kararı veya soruşturma kapsamında hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesilir. Hâkim kararı olmaksızın tarafından kesilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan işlem, yirmidört saat içinde görevli yapılan işlem, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını bağlantının kesilmesinden itibaren kırksekiz saat bağlantının kesilmesinden itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde bağlantının kesilmesi içinde açıklar; aksi hâlde bağlantının kesilmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. Bu fıkra uyarınca tedbiri kendiliğinden kalkar. Bu fıkra uyarınca verilen karara veya yazılı emre rağmen ilgili verilen karara veya yazılı emre rağmen ilgili hattın haberleşmesinin kesilmemesi halinde hattın haberleşmesinin kesilmemesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye ellibin Cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye ellibin Türk Lirasından üçyüzbin Türk Lirasına kadar Türk Lirasından üçyüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. idari para cezası verilir. (19) Yürütülen bir soruşturma veya (19) Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından işletmecilerden hâkim veya mahkeme tarafından işletmecilerden istenilen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki istenen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya İstenen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da da eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye ellibin Türk Lirasından tarafından işletmeciye ellibin Türk Lirasından üçyüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası üçyüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.” verilir.” MADDE 35- 5809 sayılı Kanuna aşağıdaki MADDE 35- 5809 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. geçici madde eklenmiştir. “Abonelik kayıtlarının güncellenmesi “Abonelik kayıtlarının güncellenmesi GEÇİCİ MADDE 8- (1) Mobil haberleşme GEÇİCİ MADDE 8- (1) Mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeciler nezdinde tutulan hizmeti sunan işletmeciler nezdinde tutulan yabancı uyruklu gerçek kişilere ait abonelik yabancı uyruklu gerçek kişilere ait abonelik kayıtlarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla kayıtlarının bu maddeyi ihdas eden Kanunla 50 nci maddede yapılan değişikliklere uygun 50 nci maddede yapılan değişikliklere uygun hale getirilmesi amacıyla, bu fıkranın yürürlüğe hale getirilmesi amacıyla, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yabancı girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yabancı uyruklu gerçek kişiler, abonelik kayıtlarını uyruklu gerçek kişiler, abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmak güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmak zorundadır. Kurum tarafından bu süre altı ay daha zorundadır. Kurum tarafından bu süre altı ay daha uzatılabilir. Başvuru üzerine ilgili işletmecilerce uzatılabilir. Başvuru üzerine ilgili işletmecilerce abonelik kayıtları yapılan değişikliklere uygun abonelik kayıtları, yapılan değişikliklere uygun hale getirilir. hale getirilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 217 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) (2) Abonelik kayıtlarını güncellemek için (2) Abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmayan veya kimliği ilgili işletmeciye başvurmayan veya kimliği teyit edilemeyen yabancı uyruklu gerçek kişilere teyit edilemeyen yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarının elektronik ait mobil haberleşme hatlarının elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, birinci haberleşme şebekesiyle bağlantısı, birinci fıkraya göre abonelere verilen başvuru süresinin fıkraya göre abonelere verilen başvuru süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde ilgili işletmeci bitiminden itibaren bir ay içinde ilgili işletmeci tarafından kesilir. tarafından kesilir. (3) Bu maddenin birinci fıkrası ve bu (3) Bu maddenin birinci fıkrası ve bu maddeyi ihdas eden Kanunla 50 nci maddeye maddeyi ihdas eden Kanunla 50 nci maddeye eklenen sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onbirinci eklenen sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onbirinci ve onikinci fıkra hükümleri, bu Kanunun ve onikinci fıkra hükümleri, bu maddeyi ihdas yayımından itibaren altı ay sonra yürürlüğe girer. eden Kanunun yayımından itibaren altı ay sonra (4) Kurum, gerçek veya tüzel bir kişi yürürlüğe girer. adına açılabilecek hat sayısı ile aynı cihazla (4) Kurum, gerçek veya tüzel bir kişi belirli süre içinde kullanılabilecek hat sayısını ve adına açılabilecek hat sayısı ile aynı cihazla yabancı uyruklu kişilere özgü numara tahsisi ve belirli süre içinde kullanılabilecek hat sayısını ve yabancı uyruklu kişilere özgü numara tahsisi ve kullanımına ilişkin usul ve esasları bu Kanunun kullanımına ilişkin usul ve esasları bu maddeyi yayımından itibaren altı ay içinde belirler. ihdas eden Kanunun yayımından itibaren altı ay (5) Adına Kurumun belirlediği sayıdan içinde belirler. fazla abonelik kaydı bulunan gerçek veya tüzel (5) Adına Kurumun belirlediği sayıdan kişilere, fazla olan mobil haberleşme hattını fazla abonelik kaydı bulunan gerçek veya tüzel kullanıma kapatması veya devretmesi için kişilere, fazla olan mobil haberleşme hattını dördüncü fıkra uyarınca Kurum tarafından kullanıma kapatması veya devretmesi için yapılacak belirleme tarihinden itibaren altı ay dördüncü fıkra uyarınca Kurum tarafından süre tanınır. Kurum tarafından bu süre altı ay yapılacak belirleme tarihinden itibaren altı ay daha uzatılabilir. Bu süre içinde yükümlülüğünü süre tanınır. Kurum tarafından bu süre altı ay yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların daha uzatılabilir. Bu süre içinde yükümlülüğünü elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, en yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların eski tarihli abonelikler korunmak suretiyle ilgili elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, en işletmeci tarafından kesilir. eski tarihli abonelikler korunmak suretiyle ilgili (6) Birinci, ikinci ve beşinci fıkralarda yer işletmeci tarafından kesilir. alan yükümlülükleri yerine getirmeyen mobil (6) Birinci, ikinci ve beşinci fıkralarda yer alan yükümlülükleri yerine getirmeyen mobil haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, her bir haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, her bir mobil hat aboneliği başına Kurum tarafından mobil hat aboneliği başına Kurum tarafından yirmibin Türk Lirası idari para cezası verilir. yirmibin Türk Lirası idari para cezası verilir. (7) Bu maddenin beşinci fıkrası (7) Bu maddenin beşinci fıkrası hükümlerinin uygulanması nedeniyle mobil hükümlerinin uygulanması nedeniyle mobil haberleşme hatlarının devri veya kapatılması haberleşme hatlarının devri veya kapatılması halinde vergi, resim, harç, cezai şart, cayma halinde vergi, resim, harç, cezai şart, cayma bedeli ve benzeri yükümlülükler uygulanmaz. bedeli ve benzeri yükümlülükler uygulanmaz. Bu fıkra hükmü aynı hat bakımından bir kez Bu fıkra hükmü aynı hat bakımından bir kez uygulanır. uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247) ‒ 218 ‒ (Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı ile (Adalet Komisyonunun Kabul Ettiği Metin) 50 Milletvekilinin Teklifi) (8) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin (8) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.” ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.” MADDE 36- 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı MADDE 36- 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasına “müşteri kimliğinin” ibaresinden sonra fıkrasına “müşteri kimliğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “biyometrik yöntemlerle veya gelmek üzere “biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle” ibaresi eklenmiştir. kimlik belgeleriyle” ibaresi eklenmiştir. MADDE 37- Bu Kanunun; MADDE 37- Bu Kanunun; a) 11 inci maddesi 26/12/2025 tarihinde, a) 11 inci maddesi 26/12/2025 tarihinde, b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. yürürlüğe girer. MADDE 38- Bu Kanun hükümlerini MADDE 38- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. Cumhurbaşkanı yürütür. TBMM Basımevi - 2025 Türkiye Büyük Millet Meclisi (Sıra Sayısı: 247)
Belge parmak izi ve kaynak

71a56b799ac1394516858140a4470252a210b21f09545afbfc070bb764839728

2026-10-09T20:47:59 UTC

İmza sahipleri

Mustafa ARSLANMustafa ARSLANTokat · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİlk imzaOrhan KIRCALIOrhan KIRCALISamsun · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİlk imzaYusuf AHLATCIYusuf AHLATCIÇorum · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiAbdurrahim FIRATAbdurrahim FIRATErzurum · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiEjder AÇIKKAPIEjder AÇIKKAPIElazığ · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiSüleyman KARAMANSüleyman KARAMANErzincan · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMehmet Emin ŞİMŞEKMehmet Emin ŞİMŞEKMuş · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiFatma Serap EKMEKCİFatma Serap EKMEKCİKastamonu · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiDerya BAKBAKDerya BAKBAKGaziantep · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiEmel GÖZÜKARA DURMAZEmel GÖZÜKARA DURMAZBursa · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiKaan KOÇKaan KOÇArdahan · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiCelalettin KÖSECelalettin KÖSEGümüşhane · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiOsman ZABUNOsman ZABUNIsparta · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMustafa VARANKMustafa VARANKBursa · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiAbdürrahim DUSAKAbdürrahim DUSAKŞanlıurfa · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMuhammet Müfit AYDINMuhammet Müfit AYDINBursa · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiAli KIRATLIAli KIRATLIMersin · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiCemil YAMANCemil YAMANKocaeli · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiSayın Bayar ÖZSOYSayın Bayar ÖZSOYKayseri · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMurat Cahid CINGIMurat Cahid CINGIKayseri · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiÜmmügülşen ÖZTÜRKÜmmügülşen ÖZTÜRKİstanbul · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiTuba KÖKSALTuba KÖKSALKahramanmaraş · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiÖmer Oruç Bilal DEBGİCİÖmer Oruç Bilal DEBGİCİKahramanmaraş · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMevlüt KURTMevlüt KURTKahramanmaraş · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiCüneyt YÜKSELCüneyt YÜKSELİstanbul · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiOsman GÖKÇEKOsman GÖKÇEKAnkara · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMustafa YAVUZMustafa YAVUZBursa · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiÇiğdem KONCAGÜLÇiğdem KONCAGÜLTekirdağ · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiİbrahim YURDUNUSEVENİbrahim YURDUNUSEVENAfyonkarahisar · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiYakup OTGÖZYakup OTGÖZMuğla · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiSeda SARIBAŞSeda SARIBAŞAydın · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiSevan SIVACIOĞLUSevan SIVACIOĞLUİstanbul · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMehmet Ali CEVHERİMehmet Ali CEVHERİŞanlıurfa · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiAhmet Fethan BAYKOÇAhmet Fethan BAYKOÇAnkara · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiHasan EKİCİHasan EKİCİKonya · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiSami ÇAKIRSami ÇAKIRKocaeli · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiFatma AKSALFatma AKSALEdirne · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiCem ŞAHİNCem ŞAHİNKarabük · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiSüleyman ŞAHANSüleyman ŞAHANYozgat · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiErol KELEŞErol KELEŞElazığ · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMervan GÜLMervan GÜLSiirt · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiOrhan ATEŞOrhan ATEŞBayburt · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiCevahir Asuman YAZMACICevahir Asuman YAZMACIŞanlıurfa · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMehmet Eyup ÖZKEÇECİMehmet Eyup ÖZKEÇECİGaziantep · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiİrfan ÇELİKASLANİrfan ÇELİKASLANGaziantep · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMehmet ŞAHİNMehmet ŞAHİNKahramanmaraş · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiKemal KARAHANKemal KARAHANHatay · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiCüneyt ALDEMİRCüneyt ALDEMİRTokat · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiKayhan TÜRKMENOĞLUKayhan TÜRKMENOĞLUVan · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiRümeysa KADAKRümeysa KADAKİstanbul · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiHasan ARSLANHasan ARSLANAfyonkarahisar · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiAdem YILDIRIMAdem YILDIRIMİstanbul · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiMestan ÖZCANMestan ÖZCANTekirdağ · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiFehmi Alpay ÖZALANFehmi Alpay ÖZALANİzmir · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiCevahir UZKURTCevahir UZKURTNiğde · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibiHulusi AKARHulusi AKARKayseri · ADALET VE KALKINMA PARTİSİİmza sahibi

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.