Geliyorum, bakın, Hatay ve Kahramanmaraş depreminde bu Mecliste bulunan tüm milletvekilleri depremden saatler sonra oradaydı; tüm belediyelerimiz hazır mutfağıyla, itfaiyesiyle, iş makineleriyle oradaydı; tüm belediye başkanlarımız ve personeli oradaydı. Bunu eleştirmek, bunu yok saymak, bir de sanki bu insanları cezalandırır gibi tutuklamak utanç verici. Geliyorum, çok üzüldüğüm bir nokta: "Millî değerleri ayaklar altına almak." Ne demek bu ya? Nereden nereye geldiniz arkadaşlar? Bir kanala kayyum atıyorsunuz, o kanala atadığınız Genel Yayın Yönetmeninin durumuna bakın, ondan sonra millî değerlerden bahsedin! (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) O kanala atadığınız yazarçizerlere bakın! Danışmanlarınızın arabada yaptığı o pudra şekerlerine bakın! Bırakın bunları, nereden nereye geldiniz!
Geliyorum, ikinci durum: Bakın, Lütfi Bayraktar, fındıkla ilgili, milletvekilimize laf ettiniz. "Nerede çiftçi geçinemiyor?" dedi ama Lütfi Bayraktar'ın çift maaş yani FİSKOBİRLİK'ten aylık aldığını gördük; yazık, yazık! (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)