Şimdi, sanki Sayın Numan Kurtulmuş'a sıra gelmeyecek diye düşündü Sayın Numan Kurtulmuş ama şu süreyi vermişken ona da söyleyelim.
Sayın Başkan, siz sadece AK PARTİ Grubundaki milletvekillerinin hukukundan sorumlu değilsiniz, siz sadece iktidarın hukukundan sorumlu bir Meclis Başkanı değilsiniz. Bakın, milletvekilleri İstanbul il binasının önündeyken -Ali Gökçek nerede- Ali Gökçek'e yarım metreden gaz sıkılıyor, Harun Yıldızlı'ya yarım metreden gaz sıkılıyor, Tahsin Ocaklı'ya yarım metreden gaz sıkılıyor, Mahmut Tanal'a plastik mermiyle saldırılıyor. Sayın Başkan, o gaz Ali Gökçek'e sıkılmadı, Tahsin Ocaklı'ya sıkılmadı; o gaz size sıkıldı, o gaz size sıkıldı! (CHP sıralarından alkışlar)
Başkan, bir dakikada bitiriyorum sözümü.
Son olarak... Bakın, değerli arkadaşlar, arkadaşlar konuştu. Barış gelsin mi? Vallahi gelsin, barış istemeyenin evi yıkılsın. Barış gelsin ama arkadaşlar, bir taraftan PKK'yla barışıp CHP'ye savaş açarsanız toplumsal barış gelmez. (CHP sıralarından alkışlar) Bir taraftan İmralı'yla barışıp Söğütözü'yle, Saraçhane'yle kavga ederseniz, savaş ederseniz bu ülkeye barış gelmez. Bakın, Murat Emir söyledi, kent uzlaşısından arkadaşlarımız cezaevinde; Mehmet Ali Çalışkan cezaevinde, Emrah Şahan cezaevinde arkadaşlar. Yani kent uzlaşısı... Kent uzlaşısı ne? Bir Kürt siyasetçinin CHP'den aday olması. Dolayısıyla, değerli arkadaşlar, mutlaka barış sağlanmalıdır ama barış, hepimizin içine sinecek bir barış olmalıdır.
Son olarak... Oyun bitince şahlar ile piyonları aynı kutuya koyarlar. Böbürlenme padişahım, senden büyük Allah var! (CHP sıralarından alkışlar)