BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
← Birleşimdeki bağlamı gör
28. DÖNEM / 4, 5. YASAMA YILI / GENEL KURUL

HEVAL BOZDAĞ

Ağrı · 15 Nisan 2026 · 82. Birleşim

Bu kayıt otomatik ayrıştırılmış bir konuşma parçasıdır. Önceki ve sonraki sözlerle birlikte okumak için birleşim bağlamını açın.

Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli Genel Kurul, biliyorsunuz, TÜİK eliyle enflasyon oranları sürekli olarak manipüle ediliyor. Tabii, bu durumda da çarşının, mutfağın, pazarın enflasyonuyla uyuşmayan ve ekonomi kurmaylarını zorlayan bir ekonomi politik gündemde çünkü esnaf kepenk kapatıyor, küçük üretici artan maliyetler yüzünden işletmelerini kapatıyor. Ay sonunu getiremeyen işçi, memur, emekçi kredi peşinde ve maalesef ki borçlarını ödeyemez duruma gelmiş. İktidar ise bir yandan savaşa, bir yandan savunmaya, bir yandan da yandaşa sermaye ayırayım derken istihdamı unuttu, işsizliği unuttu, emeğin değerini korumayı unuttu. Aksine küresel gelişmelerle birlikte ise TL'nin değerini koruyayım derken Merkez Bankasının içini boşalttı, altın rezervlerini eritiyor, dövizi ise havaya savuruyor. TÜRK-İŞ Mart 2026 verilerine göre açlık sınırı 33 bin lira, yoksulluk sınırı ise 107 bin lira. Toplumun yarısından fazlası asgari ücret düzeyindeki ücretlerle geçinmeye çalışıyor.

Bakınız, bu durumda insanlar aç, beslenmek için gereken gıdaya bile ulaşamıyorlar. Üstüne üstlük daha yılın ilk üç ayında gıda enflasyonu, mutfak enflasyonu yüzde 9 civarında artmış durumda. Beslenememek bir halk sağlığı sorunu hâline gelmiş durumda.

Bugün toplum geçinebilmek için sürekli olarak borçlanıyor, icra ve iflas dairelerinde bekleyen dosya sayısı 35 milyon civarında, bunların 5 bini iflas dosyası.

BDDK açıkladı, bankaların takipteki kredi alacakları son bir yılda yüzde 91 oranında artmış durumda, 666 milyar liraya ulaşmış. Takipteki alacakların 273 milyarlık kısmını ise bireysel krediler, kredi kartı borçları oluşturuyor. Tüm bunlar bir borçlanma değil, bu bir borçla yaşamda kalma çabası. Ücretler eriyor, borçlar büyüyor, yaşam maliyeti katlanıyor ve bu tablo kendiliğinden oluşmadı. Bu, emeği değil sermayeyi önceleyen, toplumcu olmayan kapitalist ekonomi politikalarının doğrudan sonucu olarak ortaya çıktı. Bugün bölgemizde devam eden İran savaşı da küresel ekonomiyi sarsıyor. Evet, enerji arzında daralma var, petrol ve doğal gaz fiyatları hızla yükseliyor, bu da tabii ki üretim maliyetlerini artırıyor, enflasyonu ise körüklüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.