Gelin, şimdi, faziletliler, erdemliler hareketi olarak yola çıkmıştınız, bu şirketlerin kimlere ait olduğunu bulalım. Niye böyle şirketlere ihtiyacımız var?
Ben buradan Hakan Fidan'a da sesleniyorum, Dışişleri Bakanına: Burada bir kanun çıkarttık. Neydi bu kanun? Vakıflar yani Dışişleri Bakanlığına bağlı bir vakıf kurulsun. Bu vakıfla beraber bu gelirler -bu vakıfla- Dışişleri Bakanlığında harcansın, Dışişleri Bakanlığındaki insanlar eğitilsin bununla ilgili. Gerçi eksiği vardı, Dışişleri Bakanlığını Kültür ve Turizm Bakanlığının, Vakıflar Genel Müdürlüğünün müfettişleri inceleyeceklerdi.
Değerli arkadaşlar, gelin, şimdi, Hakan Fidan'a da bu soruyu soralım: Siz bu şirketlerin bütün çalışmalarını kendi vakfınıza mündemiç hâle getirdiniz mi? Getirmediniz, hâlâ bu şirketler çalışıyorlar, bu şirketler haksız kazanç elde ediyorlar, hak etmeyenlere vize veriyorlar, hak edenlere vize vermiyorlar yani bir Avrupa ülkesinin çalıştığı gibi çalışmıyorlar, bunlar ahbap çavuş ilişkileri içerisinde çalışıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)