BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
← Birleşimdeki bağlamı gör
28. DÖNEM / 4, 5. YASAMA YILI / GENEL KURUL

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ

Konum etiketi yok · 7 Ekim 2026 · 3. Birleşim

Bu kayıt otomatik ayrıştırılmış bir konuşma parçasıdır. Önceki ve sonraki sözlerle birlikte okumak için birleşim bağlamını açın.

...sermaye piyasalarımız gelişimini sürdürmektedir ve bu alandaki temel politikamızda herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Bununla beraber sorunun sınırlı bir alanda ortaya çıkması meselenin önemini azaltmamaktadır. Vatandaşlarımızın tasarruflarını etkileyen, piyasaya güvenini zedeleyen veya haksız kazanca yol açan işlemlerin üzerine hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla gidilmektedir. Bir taraftan yaşanan sorundan olumsuz etkilenenlerin haklarına yönelik adımlar atılırken diğer taraftan benzer sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve hukuki tedbirler değerlendirilmektedir.

Altını çizmek istediğim diğer bir temel husus, bu süreçte oluşan özel zararlar için hazine kaynağının kullanılmayacağıdır. Risk düzeyi yüksek serbest fonlar başta olmak üzere, fon piyasalarında bankacılık sistemimizdeki devlet garantisi söz konusu değildir. Serbest fonlara giren herkes profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı talep formu sözleşmesini imzalar. En az 10 milyon lira finansal varlıkla sisteme girilir. Yüksek kazanç beklentisiyle orantılı yüksek kayıp riskini de göze alır. Tasfiye sürecinde her bir fon bazında yatırımcıların haklarını ilgili fonun kaynaklarıyla karşılamak esastır. Tasfiye sürecinde öncelikli olarak fonların hâlihazırda kendi uhdelerinde bulunan kaynakları kullanılacaktır. Ayrıca, fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynaklar ile sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek kaynaklar kullanılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından oluşturulan ve Başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu yoğun bir mesai harcamaktadır. Yol haritamız ve temel ilkelerimiz belirlenmiştir. Eş güdüm içinde ilgili her bir kurumumuz kendi yetki alanında somut adımlar atmaya başlamıştır.

Şu hususun da altını özenle çizmek isterim: Bahse konu kurumların büyük bir kısmı bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerdir. Kanunlar çerçevesinde kendilerine verilmiş yetkileri kullanmaktadırlar ve kendi kararlarını almaktadırlar. Her biri aldığı kararı usulünce kamuoyuyla da paylaşmaktadır.

Fon Koordinasyon Kurulu genel eş güdümü sağlamakta, kurumlar arası ortak çalışmaları hızlandırmakta ve ilkesel yaklaşımları ortak akılla tespit etmektedir. Ayrıca, Kurulumuz kanuni düzenleme gerektiren hususlarda kurumların teknik desteğini sağlayarak Meclis grubumuzla ortak çalışmalar yapmaktadır.

Özetle, yürütmekte olduğumuz tasfiye sürecinde Fon Koordinasyon Kurulu olarak ana çerçevemiz şudur: Süreç şeffaf şekilde yürütülecektir; adil, etkin ve olabilecek en hızlı şekilde sürdürülecektir. Hızlı derken hızlı ve doğru şekilde elbette, hız adına doğrulardan da uzaklaşmadan ama olabilecek en hızlı şekilde yürütülecektir. Hazineden kaynak kullanılmayacaktır. Her bir fonun kendi kaynakları ve açılmış hesaplara yatırılan kaynaklar değerlendirilerek hareket edilecektir. Yatırımcılara payları oranında dağılım yapılması genel ilkedir, kanuni ilkedir. Olağanüstü tasfiye şartlarına tabi olacak fonlarda ise ara ödemeyle 1 milyona kadar anaparaların geri ödenmesi planlanmaktadır. Öncelik küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına verilerek ödemeler gerçekleştirilecektir.

Kıymetli milletvekilleri, 2008'de Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşanan Madoff şirketi krizi, 2018 yılında Endonezya'da yaşanan Jiwasraya krizi ve 2019 yılında Güney Kore'de yaşanan Lime krizi denetim ve gözetim mekanizmaları güçlü, gelişmiş ekonomilerde de çeşitli piyasa oyuncularının piyasa bozucu faaliyetlerde bulunabildiğini göstermektedir. Finans piyasalarının yapısında maalesef böyle bir durum var. Çeşitli dönemlerde, çeşitli sebeplerle finans piyasalarında sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Önemli olan, bu piyasa bozucu yapıları en kısa sürede tespit etmek ve en etkili şekilde tasfiye etmektir.

Ülkemizde yaşanan süreçte ilgili kurumlarımızın ve ilgili bağımsız düzenleyici ve denetleyici otoritelerin sorumlulukları Devlet Denetleme Kurulu tarafından başlatılmış olan kapsamlı incelemelerle netleştirilecektir. Bağımsız denetleyici ve düzenleyici kurumlarla ilgili yine Meclisimizin çıkardığı çok teferruatlı kanunlar var, oradaki usuller var, o usuller çerçevesinde elbette bu yapılacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirmiştir. Şu anda sahada 10 müfettişle Devlet Denetleme Kurulumuz bu çalışmaları sürdürmektedir, gerekirse daha fazla müfettişle de bu çalışmalar etkili bir şekilde yapılacak, idari sorumluluklar, kişisel sorumluluklar bu süreçte ortaya çıkarılacaktır. Güçlü bir ekiple şu anda sahada olan Devlet Denetleme Kurulu tarafından yapılacak inceleme ve soruşturmaların, benzer sorunlarla bir daha karşılaşılmaması adına gereken ilave tedbirlere de ışık tutacağına inanıyoruz. Devlet Denetleme Kurulunun çıkaracağı rapor sadece sorumlulukları netleştirmiş olmayacak, aynı zamanda sistemde tespit edilen açıklar da belirlenecek ve buna dönük bir daha böyle sorunların yaşanmaması adına alınması gereken tedbirlere ilişkin de yol gösterici bir raporun çıkmasını bekliyoruz.

Bununla birlikte, sürecin öncesinde de çeşitli adımlar atıldığını vurgulamak isterim çünkü kamuoyunda, Meclisimizde, siyasi çevrelerde de bu tartışılıyor "Hiçbir şey yapılmadı mı bu süreçte?" şeklinde belli hassasiyetler, eleştiriler dile getiriliyor. Bu çerçevede, bu sorunlar ortaya çıkmadan atılmış olan bazı adımları da hatırlatmak isterim: 21 Kasım 2024'te Finansal İstikrar Komitesinde alınan karar sonrası para piyasası fonlarının portföylerinin en az yüzde 10'unu hazine tahvil ve bonosunda tutmasını zorunlu hâle getirdik. İyi ki bu yapılmış. Bugün bu sayede fonlarda en azından kesin olarak nakde çevrilebilir hazine bonoları ve tahvilleri var. Bunları da elbette yatırımcılar için değerlendireceğiz.

2 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi hisse senetlerinde manipülasyona ve serbest fonlardaki risklere karşı tedbir alınması hususunda değerlendirme yapmış ve harekete geçmiştir. 18 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesinde alınan karar gereği, serbest fonlara giriş eşiği 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye yükseltilmiştir. 17 Haziran 2026'da SPK serbest fonlara uygulanacak yeni düzenlemeler için TEFAS uygulama esaslarını onaylamıştır. 20 Temmuz 2026'da TEFAS'ın fon alım satım altyapısı yenilenmiştir. 30 Temmuz 2026'da BDDK, 1 Ekimden itibaren uygulanmak üzere, tasarruf finansman şirketlerine topladıkları kaynakların hangi enstrümanlara yatırılabileceği hususunda düzenleme yapmıştır.

31 Temmuz 2026'da, fonların portföyündeki borsada işlem gören gayrimenkul ve girişim sermayesi yatırım fonlarının borsa fiyatı yerine en son açıklanan birim net aktif değerle değerlendirilmesine karar verilmiştir. 28 Ağustos 2026'da SPK, yatırım fonlarına ilişkin rehberini yayımladı. Rehber 1 Eylül 2026'da yürürlüğe girdi. Rehberle ilgili fonların işlemleri konusunda önemli kurallar getirildi. Rehberin yürürlüğe girmesiyle, sisteme giren sıcak paraya bel bağlayan çeşitli fonlardaki sorunlar görünür hâle geldi. Bu adımlar atılmamış olsa sorunlu fonların -takdir edersiniz ki- büyümeye devam edeceği bir süreç olurdu ve bugünkünden daha büyük bir sorunla karşı karşıya kalırdık. Bu rehberin yayınlanmış olması, sorunlu fonların ortaya çıkmış olması, geriye kalan fonlarda da çok daha güvenceli bir yapının oluştuğunu da göstermektedir. Tüm bunlarla birlikte kurumsal ve kişisel sorumluluklar Devlet Denetleme Kurulu süreci sonucunda netleşecek ve bunun gereği yapılacaktır.

Değerli milletvekilleri, eylül ayı ortasında sermaye piyasalarında ortaya çıkan sorunların çözümü için Hazine ve Maliye Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sermaye Piyasası Kurulumuz ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumumuz başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız hızlı bir şekilde aksiyon almıştır. 16 Eylül 2026'da belirli kişiler ve portföy yönetim şirketlerine iki yıl borsada işlem yasağı getirilmiş, bazılarının ise tüm lisansları iptal edilmiştir. 17 Eylül 2026'da Finansal İstikrar Komitesi toplanmıştır, sorunun diğer fonlara ve finansal sisteme yayılmasını önlemek için önemli kararlar alınmıştır. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından piyasaya ilave likidite sağlanmıştır. SPK tarafından sistemik riski azaltmak için 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verilmiştir. Ayrıca bu şirketlere ait diğer fonlar da TEFAS'ta işleme kapatılmıştır. Bir anlamda sorunlu ve sorun oluşturabilecek fonlar karantinaya alınarak sistemin etkilenmemesi için gereği yapılmıştır. BDDK tarafından sorunlu gruplara ait 3 bankanın -Tera Yatırım, Destek Yatırım ve Hedef Yatırım- ve 2 faktöring şirketinin -Destek Finans Faktöring ve Tera Finans Faktöring- TMSF'ye devri kararlaştırılmış ve bu devir gerçekleştirilmiştir. Emlak Katılım Bankası tarafından Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankasının devir alınma süreci başlatılmıştır. Bağımsız idari otoriteler bu adımları atarken adli süreçler de hızlı ve etkin bir şekilde devreye girmiştir.

Hâlihazırda adli süreçlerin de devam ettiğini göz önüne alarak, Anayasa ve İç Tüzük'teki yargı mercilerinde görülmekte olan davalara ilişkin sınırlar çerçevesinde Adalet Bakanlığımızın ve yargının süreç içindeki çalışmaları hakkında da kısaca bilgi arz etmek isterim. Söz konusu sorunlu fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 220 kişi hakkında işlem yapılmıştır. Bunlardan 85'i tutuklu iken 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunmaktadır. 81 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmıştır. 15 Eylülde, 2 Ekim tarihine kadar geçen sürede yatırımcı mağduriyetlerinin giderilmesi ve suç gelirlerinin kaçırılmasının engellenmesi amacıyla 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazları üzerinde 21 el koyma kararı verilmiştir. 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa varlıklarına, 27 kişi ve şirketin ortaklık paylarına el konulmuştur. Fon çıkış tarihleri ve işlem oranları esas alınarak yatırımcı listesindeki 42 gerçek kişinin mal varlığı ayrıca dondurulmuştur.

Diğer yandan, tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili olarak hak sahiplerine ilişkin talep edilen tüm veriler Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından Adalet Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, BDDK, MASAK, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve ilgili kuruluşlarla paylaşılmaktadır. Yoğun olarak anlık ve günlük çeşitli rapor talepleri ivedilikle karşılanmaktadır. Ayrıca, SPK'nin almış olduğu karar uyarınca tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili 6 aracı kurumun ve 7 portföy yönetim şirketinin hesaplarından kıymet ve nakit çıkış işlemleri SPK gözetiminde Merkezî Kayıt Kuruluşu, Borsa İstanbul ve Takasbankın ortak kararıyla kontrollü olarak yürütülmektedir.

Değerli milletvekilleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda, sürecin gereği olarak bütün kurumlarımız arasında eş güdüm içinde ve süratle yürütülmesini sağlayacak koordinasyon mekanizmasını vakit geçirmeden oluşturduk. 29 Eylül 2026 tarihinde ilgili fon yatırımcılarının meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek tasfiye sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli koordinasyonu sağlamak üzere Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından başkanlığını yaptığım Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur. İlk toplantıda Sermaye Piyasası Kurulumuz tasfiye kapsamındaki fonların mal varlığı ve likidite durumuna göre yatırımcılara ödemelerin gerçekleştirilmesine yönelik yol haritasını sunmuştur. Mevcut sorunun çözümünün yanı sıra benzer durumların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişini ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek ilave idari ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi yönündeki kararlılık ortaya konmuştur. 2 Ekim 2026 tarihinde yaptığımız Fon Koordinasyon Kurulunun 2'nci toplantısında ise Sermaye Piyasası Kurulumuzun 30 Eylül tarihli kararları çerçevesinde net yatırım tutarı hesap yöntemine ilişkin çalışmalar, ikincil düzenlemeler ve ödeme takvimi değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmaları bir süredir devam eden kanun teklifi taslağına nihai hâlinin verilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli talimatlar iletilmiştir. Geçtiğimiz pazartesi günü ilgili tüm kurumların katkısıyla hazırlıkları yapılan kanun teklifi taslağı Fon Koordinasyon Kurulunun 3'üncü toplantısında kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Hazırlanan taslağa teknik düzeyde son hâli verilerek grubumuz aracılığıyla Meclisimizin takdirine sunulacaktır. Ele alınan tüm teklif ve düzenlemelerde vatandaşlarımıza, milletimize herhangi bir ek yük getirilmemesine yönelik anlayış net bir şekilde vurgulanmıştır. Yatırımcıların en önemli beklentisi olan tasfiye sürecindeki yol haritamızı kısaca özetlemeye çalışacağım:

Öncelikle, SPK tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonla ilgili olarak tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası belirlenmiştir. Bugüne kadar İş Bankasıyla çalışmış olan Tera kapsamında 6 fonun tasfiyesinin yönetimi İş Bankası tarafından, geriye kalan 125 fonun tasfiyesinin yönetimiyse Ziraat Bankası tarafından yürütülecektir. Fonlara ilişkin yatırımcıların ellerindeki pay senetlerinin kontrolü hazır değer, nakit tespiti, borç ve alacakların tespiti, fon mal varlığının gerçek durumunun tespiti yapılmıştır. İlgili bankaların saklama faaliyetlerini resmî olarak devralması sağlanmıştır. Sorunlu 7 şirket var biliyorsunuz, bu 7 şirketten A1 Capital, Bulls ve Pardus olağan tasfiye süreciyle tasfiye edilecektir. 5 Ekim haftası itibarıyla bu tasfiye süreci başlayacaktır. 17 fonun bu kapsamda tasfiye edileceğini öngörüyoruz, bu 17 fondaki yatırımcılara paraları ödenecektir. Merkezî Kayıt Kuruluşu verilerinin tamamlanmasından sonra geriye kalan 4 şirket ve altlarındaki fonlarla ilgili olağanüstü tasfiye süreci başlayacaktır. Atlas şirketinin olağan yöntemle tasfiyesi üzerinde de çalışılmaktadır. Burada bir uzlaşmaya gidilirse Atlas şirketi de olağan tasfiyeyle yatırımcılara haklarını ödeyecek, geriye sadece 3 şirket kalacaktır. Tabii, Meclisimizin takdirine sunacağımız olağanüstü tasfiyenin özünü 1 milyon liraya kadar anaparaların ödenmesi oluşturmaktadır. Fon alacaklılarının tahsili ve borçların ödenmesi kapsamında çalışmalar sürdürülecek, nihai tasfiye bakiyesi beş altı ay gibi bir süreç içinde sonuçlandırılmış olacaktır. Bu yapılan ödemeler, ara ödemeler nihai noktada da mahsuplaşmayla bu hesaplara girmiş olacaktır. Meclisimizin takdirine sunulacak olağanüstü tasfiye kurallarını içeren taslak kanun teklifinin yasalaşması hâlinde ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılabileceğini öngörüyoruz. Bu konuda SPK tarafından gerekli detay kararlar alınacaktır, teknik hazırlıklar tamamlanmıştır. Sayısal bazı verileri de bu çerçevede sizlerle paylaşmak isterim:

Tasfiyesi öngörülen 131 fonda 455.758 tekil kişi bulunmaktadır. Ziraat Bankasının tasfiyesinden sorumlu olduğu 125 fonda 151.247 tekil yatırımcı bulunmaktadır. İş Bankasının tasfiyesinden sorumlu olduğu 6 fonda ise 388.718 tekil yatırımcı bulunmaktadır. Olağan tasfiyesi yapılacak 3 şirketin 17 fonunda 43.643 yatırımcıya perşembe günü ödemeleri yapılacaktır. Bu şirketler kapsamında geriye kalan 49 özel fonda ise 2.098 kişi bulunmakta olup kendi kapsamlarında sorunlarının çözülmesi planlanmaktadır. Gerekli teminatların alınması hâlinde Atlas şirketinde bulunan 56.614 kişiyi kapsayan 16 fonda da olağan tasfiye kurallarıyla ödemeler ivedilikle yapılacaktır. Olağanüstü tasfiye kapsamında ise hak kazanılacak ödemeye mahsuben ara ödeme yapılacaktır. Ara ödemede Merkezî Kayıt Kuruluşu tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınacaktır. Bunu kısaca şöyle bir örnekle izah edebilirim: Bir X şahsı düşünün, işte 1 milyon lira yatırmış sisteme, parası 5 milyon olmuş, arada 4 milyonunu çekmiş. Şimdi, biz bunun anaparasını çektiğini düşünüyoruz, onu ödemeyeceğiz ama 1 milyona kadar sistemin içinde olan, çekmemiş olan miktarlar bu "net yatırım tutarı" tarifiyle ödemelere konu olacaktır. Ara ödeme en fazla 1 milyon lira olacaktır, dolayısıyla 1 milyona kadar olanların tamamı ödenmiş olacak, 1 milyonun üstü olan hesaplar ise sadece 1 milyon ödeme almış olacaklardır, tabii sonraki hakları baki kalmak koşuluyla. Merkezî Kayıt Kuruluşu kapsamında net yatırım tutarı algoritması yazıldı, Takasbanktan fiyat bilgisi alındıktan sonra tutarlar hesaplanacaktır.

Tüm bu işlemlerin yürütülmesinde SPK kararıyla TMSF bünyesinde 131 isteğe bağlı iade hesabı ve 1 adet genel hisse iade hesabı açılmıştır. Her bir fonda oluşan kaynak ilgili fonun alacakları için kullanılacaktır, genel hesaba gelen kaynak ise SPK tarafından belirlenecek kriterlerle fonlara adil bir şekilde dağıtılacaktır. El konulan veya müsadere edilen varlıkların satışından elde edilen gelirler de geri kazanım hesabına aktarılarak ödemelerde kullanılacaktır. Hak sahipliği fon ve hesap bazında belirlenecektir. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayı içinde yapılmasıyla birlikte 455.758 kişinin çok büyük bir kısmının ödemeleri tamamen yapılmış olacaktır. İnanıyorum ki yatırımcıların beklentilerini dikkate alacak olan Meclisimiz bu kanunu ivedilikle ele alacaktır, elbette takdir Meclisimizindir. Benim sizlere olağanüstü tasfiye konusunda arz ettiğim hususlar, kanun metni nihai hâlini yüce Meclisimizde aldıktan sonra kesinleşmiş olacaktır. Teknik olarak tüm hazırlıklar yapılmıştır, kanun yürürlüğe girer girmez en kısa sürede gereği yapılacaktır.

Sayın Meclis Başkan Vekilim, kıymetli milletvekilleri; sözlerimi tamamlarken bir kez daha vurgulamak isterim ki devletimiz, bu süreci vatandaşlarımızın haklarını esas alan, piyasa güvenini gözeten ve hukukun gereklerini eksiksiz yerine getiren bir anlayışla yürütmektedir. Tasfiye kapsamındaki fonlarda hak sahibi olacak yatırımcılarımızın haklarının korunması için gereken adımları atarken, haksız kazanç sağlayanların ve piyasa düzenini bozanların da hukuk önünde hesap vermesini sağlayacağız. Aynı zamanda, yaşanan tecrübeyi sermaye piyasalarımızın işleyişini daha da güçlendirecek bir imkâna dönüştürmekte kararlıyız. Bu çerçevede yapısal bazı hususları içeren bir kanun çalışmasını da sürdürüyoruz. Bu olağanüstü tasfiye kanun teklifi dışında daha yapısal birtakım hususları içeren bir kanuni hazırlığı da değerlendiriyoruz. Ancak bu hazırlığın Devlet Denetleme Kurulu raporundan sonra Meclisimizin takdirine gelmesini daha sağlıklı buluyoruz. Çünkü Devlet Denetleme Kurulu sadece az önce arz ettiğim gibi sorumlulukları netleştirmiş olmayacak, sistemdeki varsa açıkları da ortaya çıkarmış olacaktır. Bu çerçevede gerekli, daha yapısal düzenlemeleri içeren bir kanun teklifini de zamanı geldiğinde yüce Meclisimizin takdirine gruplarımız aracılığıyla getirmeyi planlıyoruz. Aynı zamanda düzenleme, gözetim ve denetim mekanizmalarımızı ihtiyaç duyulan alanlarda güçlendirecek, yatırımcının hakkını daha güçlü bir şekilde koruyan, güvenilir ve etkin bir piyasa yapısını geliştirmeye devam edeceğiz. Bu yaşananlar -özellikle tekrar tekrar altını çizmek istiyorum- sermaye piyasalarımızın hiçbir şekilde bu hukuk dışı işlemleri yapmamış fonları veya diğer araçlarına teşmil edilmemelidir. Tam aksine, son kurallar, bu sorunun ortaya çıkmasını hızlandıran kurallar, sorunlu fonların daha doğrusu, belirginleşmesini ve tasfiyesini imkân dâhiline sokan kurallar mevcut fonların güvenilirliğini de artırmıştır. Bu kurallar çerçevesinde işleyen fonlar eskisinden daha güvenilir bir çerçeveye de kavuşmuştur. Piyasalarımızda sistemik bir risk yoktur, tekrar tekrar söylüyorum. Bu konuda sosyal medyada, medyada milyonlarca insanımıza zarar verecek bir şekilde sermaye piyasalarımız üzerinde, borsamız üzerinde gereksiz tartışmaların, spekülasyonların da hiç kimseye -ne milletimize ne yatırımcılarımıza- faydası yoktur. Bu konuda da hepimize düşen ortak sorumlulukları bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Dünyadaki ve bölgemizdeki birçok olumsuz gelişmeye rağmen ekonomimiz sağlıklı bir şekilde yoluna devam etmektedir. Türkiye dünyadaki bütün bu olumsuz koşullara rağmen büyümeye, istihdam üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde enflasyonla ilgili de sevindirici bir haber aldık, yüzde 30'un altına uzun bir süreden sonra geldi. Merkez Bankamızın hesabına göre, savaşın etkisiyle 7 puan ilave bir enflasyonla karşı karşıya olduğumuz hâlde yüzde 30'un altına düşmemiz önemli bir gelişme. Oradaki kararlı mücadelemizi de devam ettireceğiz.

Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür. Sermaye piyasalarımızın geleceğine ilişkin irademiz de nettir. Kalkınmamızda sermaye piyasalarımızı çok önemli, çok etkili, çok anlamlı mekanizmalar olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde vatandaşlarımızın tasarruflarını güven içinde değerlendirebildiği, üretimi ve yatırımı destekleyen daha derin ve güçlü sermaye piyasaları için de kararlı bir şekilde çalışmalarımızı devam ettireceğiz.

Bu süreçte, hukuku ve milletimizin son derece haklı hassasiyetlerini esas alacak, hiçbir suistimali karşılıksız bırakmayacak ve milletimizin ve yatırımcılarımızın haklarını sonuna kadar koruma gayreti içinde olacağız.

Bu düşüncelerle, yüce Meclisi tekrar saygıyla selamlıyorum. Yapılacak istişarelerin sermaye piyasalarımız için, yatırımcılarımız için, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.