BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

Sivas'ın Zara ilçesinde yapılması planlanan selestit madeni projesinin çevresel etkilerine ilişkin

7/33602 · 2025-09-05

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 3
Esas Numarası
7 / 33602
Başkanlığa Geliş Tarihi
05.09.2025
Önergenin Özeti
Sivas'ın Zara ilçesinde yapılması planlanan selestit madeni projesinin çevresel etkilerine ilişkin
Önergenin Sahibi
Tunceli Milletvekili Ayten KORDU
Önergenin Muhatabı
Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM
Önergeyi Süre Dışı Cevaplayan
Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM
Son Durumu
Süresi Geçtikten Sonra Cevaplandı
Cevap Bildiriliş Tarihi
23.12.2025
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

TBMM HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ @j ^.\ GRUP BAŞKANLIĞI Tarih 33 6 02 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorulanının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Ayten ıRDU Tunceli Milletvekili Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl Köyü’nde, BARİT Maden Türk A.Ş. tarafından kurulmak istenen selestit (stronsiyum tuzu) madeni projesi, yöre halkının yaşam alanlarım, ekolojik dengeyi ve Alevi toplumunun kutsal kabul ettiği inanç mekânlarını doğrudan tehdit etmektedir. 150 hektarlık ruhsat alanının 19,14 hektarlık kısmında açık ocak yöntemiyle yürütülmesi planlanan proje için, 30.06.2022 tarihinde “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiş, 28.06.2024’te de Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından IV. grup işletme ruhsatı onaylanmıştır. Projede yıllık 280.000 ton üretim öngörülmekte, yaklaşık 112.000 ton pasa da bölgedeki depolama alanında biriktirilecektir. Ancak bu proje alanı, tarım ve ağaçlandırma alanı üzerinde yer almakta; Dipsizgöl, Kapukaya ve çevre köylerin tek su kaynaklanm kapsamaktadır. Yöre halkı tarım, hayvancılık, arıcılık ve yaylacılıkla geçimini sağlamaktadır. Madenin faaliyete geçmesi halinde tanm ve hayvancılığın sona ereceği, arıcılık faaliyetlerinin yok olacağı, bölgedeki endemik bitki örtüsü ve yaban hayatının geri dönülmez şekilde tahrip olacağı dile getirilmektedir. Köylülerin aktardığına göre, şirketin hazırladığı Proje Tanıtım Dosyası (PTD)’nda bölgede bulunan 12 çeşme ve köylerin ana su kaynağı yer almamaktadır. '^3.1^02. Bu durum, ÇED sürecinin bilimsel gerçeklerden uzak biçimde yürütüldüğünü göstermektedir. Köylüler, bu su kaynaklarının yok edilmesi halinde sadece kendi köylerinin değil. Zara ve çevresindeki onlarca kö)^ içme ve tarımsal sulama ihtiyacının da riske gireceğini ifade etmektedir. Ayrıca söz konusu dere, Kızılırmak Nehri’nin kollanndan biri olup, ekosistemin bütününü etkileyecek sonuçlar doğuracaktır. Projeye karşı çıkan köylüler ve çevre örgütleri, aynı zamanda maden alanının Alevi inancına göre kutsal kabul edilen Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve çevresindeki Beyaz Göz, Mavi Göz, Kırık Ayna ve Sessiz Dil göllerini kapsadığını belirtmektedir. Yüzyıllardır inanç ritüellerinin sürdürüldüğü bu kutsal alanın maden çalışmalarıyla yok edilmesi, yalnızca ekolojik değil aynı zamanda kültürel ve inançsal bir yıkım anlamına gelmektedir. Yöredeki 150.000 ağacı barındıran doğal orman dokusu, arap tavşanı ve vaşak gibi nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanı da tehdit altındadır. Endemik türlerden olan ikiçiçekli safran gibi bitkiler yok olma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Böylece yalnızca ekosistem değil, aynı zamanda Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik yükümlülükleri de ihlal edilmiş olacaktır. ÇED karanna karşı yöre halkının açtığı dava Sivas İdare Mahkemesi’nde devam etmektedir. Henüz bilirkişi incelemesi ve keşif aşamasındayken köylüler bilirkişiye görüşlerini aktarmak istemiş, ancak jandarma tarafından engellenmiş ve uzak tutulmaya çalışılmışlardır. Bu da yargı sürecinin şeffaflığına gölge düşürmektedir. Zara Dipsizgöl’de yaşananlar, yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda insan hakları, kültürel haklar ve inanç özgürlüğü meselesidir. Türkiye’nin taraf olduğu Anayasa’nın 56. maddesi. Çevre Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Biyoçeşitlilik Sözleşmesi’nin açık hükümleri uyarınca devletin, yurttaşların sağlıklı çevrede yaşama hakkını ve kültürel değerlerini koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. , * ' Bu bağlamda; 1) Dipsizgöl’de verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının gerekçesi nedir? Bu karann alınmasında yöre halkının ve bağımsız bilim insanlarımn görüşleri alınmış mıdır? 2) Şirketin hazırladığı PTD’da bölgede bulunan 12 çeşme ve köyün ana su kaynağının yer almaması Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmiştir ? Bu eksiklik tespit edilmesine rağmen karann iptal edilmemesinin gerekçesi nedir? 3) Proje alanının Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve kutsal gölleri kapsaması konusunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu durum, Alevi yurttaşların inanç özgürlüğü açısından nasıl değerlendirilmiştir? 4) ÇED alanının tanm ve ağaçlandırma alanı içinde kalması, Çevre Düzeni Planı hükümlerine aykırı değil midir? Bu durum neden göz ardı edilmiştir? 5) Maden faaliyetiyle birlikte Zara ve çevresindeki köylerin içme suyu ve tarımsal sulama ihtiyacının riske girmesi durumunda Bakanlığınızın planladığı alternatif bir çözüm var mıdır? 6) Proje kapsamında 150.000 ağacın bulunduğu doğal orman dokusunun zarar görmesi, iklim krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybı bağlamında nasıl değerlendirilmektedir? 7) Maden sahasında bulunan nesli tehlike altındaki hayvan türleri (arap tavşanı, vaşak) ve endemik bitkiler (ikiçiçekli safran) için herhangi bir koruma planı yapılmış mıdır? 8) 28 Ağustos’taki bilirkişi keşfi sırasında köylülerin jandarma tarafından engellenerek görüşlerini dile getirmelerinin önüne geçilmesi hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu sürece ilişkin soruşturma başlatılmış mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak

1b83c2c64f6b1965f57d501a2030a7209daae9596553ebfc08e982ce479ab495

2026-10-13T16:57:08 UTC
Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 4 SAYFA

Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Bu belgeden okunabilir metin çıkarılamadı. Özgün PDF’yi görüntüleyebilirsiniz.

Belge parmak izi ve kaynak

e73cbdc74940389abf09106a533d08eecbf91cfe3f60b9cdf3292696dfdc1273

2026-10-13T16:32:00 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.