ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
TBMM
HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ
@j ^.\ GRUP BAŞKANLIĞI
Tarih
33 6 02
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorulanının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat
KURUM tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu
maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Ayten ıRDU
Tunceli Milletvekili
Sivas’ın Zara ilçesine bağlı Dipsizgöl Köyü’nde, BARİT Maden Türk A.Ş.
tarafından kurulmak istenen selestit (stronsiyum tuzu) madeni projesi, yöre halkının
yaşam alanlarım, ekolojik dengeyi ve Alevi toplumunun kutsal kabul ettiği inanç
mekânlarını doğrudan tehdit etmektedir.
150 hektarlık ruhsat alanının 19,14 hektarlık kısmında açık ocak yöntemiyle
yürütülmesi planlanan proje için, 30.06.2022 tarihinde “ÇED Gerekli Değildir” kararı
verilmiş, 28.06.2024’te de Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından IV.
grup işletme ruhsatı onaylanmıştır. Projede yıllık 280.000 ton üretim öngörülmekte,
yaklaşık 112.000 ton pasa da bölgedeki depolama alanında biriktirilecektir.
Ancak bu proje alanı, tarım ve ağaçlandırma alanı üzerinde yer almakta;
Dipsizgöl, Kapukaya ve çevre köylerin tek su kaynaklanm kapsamaktadır. Yöre halkı
tarım, hayvancılık, arıcılık ve yaylacılıkla geçimini sağlamaktadır. Madenin faaliyete
geçmesi halinde tanm ve hayvancılığın sona ereceği, arıcılık faaliyetlerinin yok
olacağı, bölgedeki endemik bitki örtüsü ve yaban hayatının geri dönülmez şekilde
tahrip olacağı dile getirilmektedir.
Köylülerin aktardığına göre, şirketin hazırladığı Proje Tanıtım Dosyası
(PTD)’nda bölgede bulunan 12 çeşme ve köylerin ana su kaynağı yer almamaktadır.
'^3.1^02.
Bu durum, ÇED sürecinin bilimsel gerçeklerden uzak biçimde yürütüldüğünü
göstermektedir. Köylüler, bu su kaynaklarının yok edilmesi halinde sadece kendi
köylerinin değil. Zara ve çevresindeki onlarca kö)^ içme ve tarımsal sulama
ihtiyacının da riske gireceğini ifade etmektedir. Ayrıca söz konusu dere, Kızılırmak
Nehri’nin kollanndan biri olup, ekosistemin bütününü etkileyecek sonuçlar
doğuracaktır.
Projeye karşı çıkan köylüler ve çevre örgütleri, aynı zamanda maden alanının
Alevi inancına göre kutsal kabul edilen Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve
çevresindeki Beyaz Göz, Mavi Göz, Kırık Ayna ve Sessiz Dil göllerini kapsadığını
belirtmektedir. Yüzyıllardır inanç ritüellerinin sürdürüldüğü bu kutsal alanın maden
çalışmalarıyla yok edilmesi, yalnızca ekolojik değil aynı zamanda kültürel ve inançsal
bir yıkım anlamına gelmektedir.
Yöredeki 150.000 ağacı barındıran doğal orman dokusu, arap tavşanı ve vaşak
gibi nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanı da tehdit altındadır. Endemik türlerden
olan ikiçiçekli safran gibi bitkiler yok olma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Böylece
yalnızca ekosistem değil, aynı zamanda Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik
yükümlülükleri de ihlal edilmiş olacaktır.
ÇED karanna karşı yöre halkının açtığı dava Sivas İdare Mahkemesi’nde
devam etmektedir. Henüz bilirkişi incelemesi ve keşif aşamasındayken köylüler
bilirkişiye görüşlerini aktarmak istemiş, ancak jandarma tarafından engellenmiş ve
uzak tutulmaya çalışılmışlardır. Bu da yargı sürecinin şeffaflığına gölge
düşürmektedir.
Zara Dipsizgöl’de yaşananlar, yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda
insan hakları, kültürel haklar ve inanç özgürlüğü meselesidir. Türkiye’nin taraf olduğu
Anayasa’nın 56. maddesi. Çevre Kanunu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve
Biyoçeşitlilik Sözleşmesi’nin açık hükümleri uyarınca devletin, yurttaşların sağlıklı
çevrede yaşama hakkını ve kültürel değerlerini koruma yükümlülüğü bulunmaktadır.
, * '
Bu bağlamda;
1) Dipsizgöl’de verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının gerekçesi nedir? Bu
karann alınmasında yöre halkının ve bağımsız bilim insanlarımn görüşleri
alınmış mıdır?
2) Şirketin hazırladığı PTD’da bölgede bulunan 12 çeşme ve köyün ana su
kaynağının yer almaması Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmiştir ? Bu
eksiklik tespit edilmesine rağmen karann iptal edilmemesinin gerekçesi
nedir?
3) Proje alanının Seyid Kasım Baba Ziyaret Alanı ve kutsal gölleri kapsaması
konusunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu durum, Alevi yurttaşların
inanç özgürlüğü açısından nasıl değerlendirilmiştir?
4) ÇED alanının tanm ve ağaçlandırma alanı içinde kalması, Çevre Düzeni
Planı hükümlerine aykırı değil midir? Bu durum neden göz ardı edilmiştir?
5) Maden faaliyetiyle birlikte Zara ve çevresindeki köylerin içme suyu ve
tarımsal sulama ihtiyacının riske girmesi durumunda Bakanlığınızın
planladığı alternatif bir çözüm var mıdır?
6) Proje kapsamında 150.000 ağacın bulunduğu doğal orman dokusunun zarar
görmesi, iklim krizi ve biyolojik çeşitlilik kaybı bağlamında nasıl
değerlendirilmektedir?
7) Maden sahasında bulunan nesli tehlike altındaki hayvan türleri (arap
tavşanı, vaşak) ve endemik bitkiler (ikiçiçekli safran) için herhangi bir
koruma planı yapılmış mıdır?
8) 28 Ağustos’taki bilirkişi keşfi sırasında köylülerin jandarma tarafından
engellenerek görüşlerini dile getirmelerinin önüne geçilmesi hakkında
Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu sürece ilişkin soruşturma başlatılmış
mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak
1b83c2c64f6b1965f57d501a2030a7209daae9596553ebfc08e982ce479ab495
2026-10-13T16:57:08 UTC
