ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
' ‘V">.
hal:. .Rlü EŞİTLİK vE LEMOKRASİ PARTİSİ
GRUMAŞKANLIGl
Y
(.6.,s>1i2.sUİ
39 9 8 7
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorulanının. Milli Eğitim Bakam Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98 ve İç
Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandınimasını arz ederim.
Öznur Bartin
Hakkâri Milletvekili
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve Adana, Adıyaman,
Diyarbakır, Elâzığ, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa’yı doğrudan
etkileyen depremler, resmi verilere göre 50 binden fazla yurttaşın yaşamını yitirmesine, 100
bini aşkın yurttaşın yaralanmasına ve milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açmıştır.
Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölge genelinde barınma, sağlık, altyapı ve
sosyal iyileşme alanlarında yapısal kriz devam etmektedir. Afetin yarattığı yıkım yalnızca
fiziksel değil; ekonomik, toplumsal ve yönetsel bir çöküşe işaret etmektedir. Bu tablo, kamusal
otoritenin deprem gerçeğine uygun, bilimsel ve bütünlüklü bir afet politikası geliştiremediğini
açık biçimde ortaya koymaktadır.
Deprem bölgesinde yüzbinlerce konut yıkılmış veya ağır hasar almıştır. Hatay’da resmi verilere
göre 80 bin 323 yapı yıkılmış ya da ağır hasar görmüş, 234 binin üzerinde konut ağır ve orta
hasarlı tespit edilmiştir. Buna karşın teslim edildiği açıklanan 150 binin üzerindeki konutım
önemli bir bölümünün altyapı ve donanım eksikleri nedeniyle fiilen yaşama geçmediği; anahtar
teslimi yapılmayan veya oturulamaz durumda olan konutlar nedeniyle yurttaşların kira
yardımından da mahrum kaldığı ifade edilmektedir. Kent genelinde 200’ü aşkın konteyner
alanda en az 218 bin kişi halen geçici bannma koşullarında yaşamaktadır.
Hatay’da 24 bin 147 kişi yaşamını yitirmiş, 563 bin 751 kişi göç etmek zorunda kalmıştır.
Kentte altyapı yıkımı büyük ölçüde giderilememiş; kazılmış yollar, temizlenmeyen enkaz
alanları ve kesintili temel hizmetler gündelik yaşamı aksatmaktadır. Adıyaman’da 8 bin 387
kişi yaşamını yitirmiş, 17 bin 499 kişi yaralanmış; 1.485 yapı yıkılmış, 68 bin yapı hasar
görmüştür. Diyarbakır’da 7 bina yıkılmış, 411 yurttaş hayatını kaybetmiş, yüzlerce yapı ağır
hasar almıştır. Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman’da kalıcı konut üretiminin ihtiyacın
gerisinde kaldığı; Osmaniye, Kilis ve Elazığ’da yeni yerleşim alanlarının altyapı eksikleriyle
teslim edildiği; Gaziantep ve Adana’da ise göç baskısının kira ve konut krizini derinleştirdiği
gözlemlenmektedir.
2.335 V
Rezerv alan uygulamalarıözellikle Hatay ve Kahramanmaraş’tayeni mağduriyetler yaratmış;
mülkiyet hakkı, yerinde yaşam ve kent hafızası gözetilmeden yürütülen süreçler yurttaşları
belirsizlik içinde bırakmıştır. Konteyner alanların güvenlik, hijyen ve sosyal yaşam koşulları
ise insan onuruna yakışır barınma standartlarının uzağındadır.
Depremde çok sayıda sağlık emekçisi yaşamını yitirmiş, hastaneler ve aile sağlığı merkezleri
hizmet dışı kalmıştır. Hatay’da yaklaşık 105 bin kişi aile hekimine erişememekte; Samandağ,
Defne ve Antakya’da sağlık hizmetleri büyük ölçüde konteyner kliniklerde yürütülmektedir.
Eğitim ve araştırma hastanelerinin kapasitesi deprem öncesinin gerisindedir; ruh sağlığı
hizmetleri travmanın boyutuyla orantılı değildir.
Adıyaman’da yıkılan 12 Aile Sağlığı Merkezi’nin (ASM) yalnızca bir kısmı yeniden inşa
edilmiş; halen 20 hekim konteynerlerde hizmet vermektedir. Yaklaşık 50 bin kişi birinci
basamak sağlık hizmetini konteyner koşullarında almaktadır. Kadın Doğum ve Çocuk
Hastalıkları Hastanesi’nin ağır hasar alması, kadın ve çocuk sağlığı hizmetlerinde ciddi boşluk
yaratmıştır. Diyarbakır’da afet sonrası kurulan sivil inisiyatiflerin vurguladığı üzere, afet
yönetimindeki yapısal eksiklikler giderilmemiş; risk yönetimi ve hazırlık süreçleri
kurumsallaştınimamıştır.
On binlerce ailenin 20 metrekarelik konteynerlerde yaşamaya zorlanması, kadınlar ve çocuklar
açısından çok boyutlu bir hak ihlali doğurmaktadır. Sahada yapılan araştırmalar, çocuklarda
beslenme yetersizliğine bağlı gelişim geriliklerinin sürdüğünü göstermektedir. Hatay’da
öğrenci sayısı 120 binden 77 bin 295’e düşmüş; okul yıkımları, ulaşım maliyetleri ve yoksulluk
eğitime erişimi sınırlamıştır. Okul bulunmayan konteyner alanlarda çocuklar uzak bölgelere
gitmek zorunda kalmakta, aileler yalmzca servis için yüksek bedeller ödemektedir.
Kadınlar açısından uzun süreli geçici barınma koşullan psikososyal sorunları derinleştirmekte;
sağlık, hijyen ve güvenli yaşam alanlarına erişim sınırlı kalmaktadır. Travma sonrası ruh sağlığı
destekleri yetersizdir. Depremzedeler barınmadan temel ihtiyaçlara, kamusal hizmetlere
erişimden adalete kadar birçok alanda hak ihlallerinin sürdüğünü ifade etmektedir.
Depremde yıkılan yapıların denetim süreçlerine ilişkin soruşturma ve davaların önemli bir
kısmı sonuçlandınimamış; sorumlular hakkında etkin ve caydıncı bir yargılama süreci
işletilmemiştir. Afet yönetiminde liyakat, şeffaflık ve sivil toplum katılımı
kurumsallaştınimamış; üç yıl geçmesine rağmen aynı yapısal eksiklikler varlığını
sürdürmüştür. Bu durum, afetin doğal bir felaket olmanın ötesinde, kamusal ihmal ve
denetimsizlikle ağırlaşan bir toplumsal yıkıma dönüştüğünü göstermektedir.
Üçüncü yıl itibanyla deprem bölgesinde ortaya çıkan tablo, güvenli konut, erişilebilir sağlık
hizmeti ve insanca yaşam koşullarının hâlâ sağlanamadığını göstermektedir. Bilimsel planlama,
toplumsal katılım ve kamusal sorumluluk temelinde köklü bir yeniden yapılanma programı
hayata geçirilmediği sürece, bu çok katmanlı kriz derinleşerek devam edecektir. Deprem
gerçeği karşısında ihmale dayalı politikaların bedelini yurttaşlar ödemeye devam etmektedir.
333S>-
Bu bağlamda;
1. Depremde yıkılan veya ağır hasarlı okul binalarımn yüzde kaçı yeniden yapılmıştır?
2. Konteyner veya geçici yapılarda eğitim görmek zorunda olan öğrenci sayısı kaçtır?
3. Göç ve yoksulluk nedeniyle örgün eğitimin dışında kalan çocuk sayısı nedir?
4. Deprem bölgesinde öğretmen açığı ne kadardır ve bu açığın giderilmesi için hangi kadro
planlaması yapılmıştır?
5. Okul bulunmayan konteyner alanlarda taşımacılık giderlerinin ailelere yüklenmesinin
gerekçesi nedir?
Belge parmak izi ve kaynak
a0c9ed3030443c0cca7dcf1f8a2b93a0bf71cbbc73c1860784fa5e1598e9d344
2026-10-09T20:50:47 UTC
