ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
TBÎ,'7
HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ
GRUP BAŞKANLIĞI
Sayı: IMl
Tarih2.o.ı0.5...’.2azs
28667
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorulanmın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa’nın 98. ve
içtüzüğün 99. maddesi gereğince yazılı olarak yanıtlanmasım arz ederim. 20.05.2025
Meral DANIŞ BEŞTAŞ
Erzurum Milletvekili
Türkiye kamuoyunda Kobani olayları olarak adlandırılan ve esasen 6-8 Ekim
tarihlerinde barışçıl gösteri hakkmm kullanımmm kolluk güçleri tarafmdan
yanlış yönlendirilmesi ile devam eden hadiselere dair 2014 yılmda ilk
soruşturma başlatılmış, ifadelerin ahnmasmm ardmdan dosyada kayda değer bir
gelişme yaşanmamıştır. 7 Haziran seçimlerinin ardmdan ise cumhurbaşkanı ve
iktidar sözcüleri bu olaylara dair partimizi suçlayan açıklamaları gündeme
getirmişlerse de yargısal boyutunda bir değişiklik söz konusu olmamıştır.
1 Kasun seçimlerinden sonra dönem dönem iktidar partisi tarafmdan
milletvekilleri dokunulmazlıkları sürekli gündeme getirilmiş, 2016 yılınm
mayıs aymda ise dokunulmazlıkların kaldırılması anayasaya aykm olmasma
rağmen kabul edilmiş, 4 Kasım 2016 yılmda da eş genel başkanlarımızla birlikte
11 milletvekilinin tutukluluğu ile yargı süreci başlatılmıştır. Bu yargılamalar
devam ederken, Selahattin Demirtaş’m AİHM başvurusu neticelenmiş ve
tutukluluğunun seçilme hakkmm ihlali olduğu tespit edilmiştir. Demirtaş’m
tahliye talebi yerine getirilmemiş, ardmdan aynı suçlama ile yeniden
tutuklanmıştır. Bu dosya kapsammda Figen Yüksekdağ hakkmda da soruşturma
başlatıhnıştır. İktidar sözcülerinin bu davaya dair tek bir mağdur üzerinden
yürüttükleri ve adeta kampanyaya dönüşen söylemlerin ardından bu kez 2020
yılmm eylül ayı sonunda 108 HDP mensubu gözaltına alınmış 2 Ekim 2020’de
de 17 siyasetçi tutuklanmıştır.
Olayların 204 yılında gerçekleşmesine mukabil yeni iddianamenin 30 Aralık
2020’de hazırlanıp 7 Ocak 202rde kabulüyle yargılamalara başlanılması
yargılamanm hukuki değil siyasi saiklerle yürütüldüğünün açık izahı
olmuştur.Kuşkusuz bu dosya için İzmir’den gelen savcı Ahmet Altun’un bu hiç
işlem yapılmayan dosyayı yeniden canlandırmış olması da dikkatlerden
kaçmaması gereken bir diğer husustur.
i 2.-S^6>
Yargılamanın başlangıç evresi kadar duruşmalarm seyri de bir hukuki
yargılamadan ziyade siyasi rövanş hissiyle hareket edildiğine dair ciddi
emareler barmdumaktadır.İlk duruşması 26 Nisan 2021’de görüşülmeye
başlanmış, henüz duruşma başlamadan mahkeme heyeti değiştirilmiştir. HSK
Adli Yargı 1. Bölge Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 4 Kasım 2021 tarihli karannda
Çolak’m Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı yetkisine son
verildiği görülmüş başkan olarak da üye Yıldıray Kaya, mahkeme başkanı
olarak atanmıştır.
Soruşturmanın uzun bir süre sonra canlandmiması, olaylarla irtibatmm kopuk
olması, Kobani protestolarmda yaşamını yitiren diğer yurttaşlarla ilgili yargı
süreci başlatılmamış olması gibi meseleler o dönem çokça tartışılmış ise de
siyasetçiler hakkmda yüzlerce yıla varan cezalar verilerek yargılama
sonlandırılmıştır. ancak aradan geçen 1 yılı aşkın süredir gerekçeli kararın
yazılmamış olması bir başka hukuk skandali olarak kayıtlara geçmiştir. Nitekim
verilen cezaların gerekçesi yazılamadığı için dosya üzerinden tutukluluk
incelemesi ve tahliye talepleri yapılamamıştır. Bu durumun ise ağır bir hak ihlali
olduğu şüphe götürmemektedir. Kararın bozulması halinde Selahattin Demirtaş,
Figen Yüksekdağ, Alp Altınörs, Zeynep Ölbeci, Nazmi Gür, Günay Kubilay, Ali
Ürküt, Bülent Parmaksız, Zeynep Karaman, Pervin Oduncu, Dilek Yağlı, İsmail
Şengül, Aynur Aşan, hukuksuz bir şekilde cezaevinde kalıyor olmalarının yanı
sıra, gerekçeli karar yazılmadığı için yargılama seyrinde söz konusu olan
tutukluluk incelemesi ve tahliye hakkından da yoksun bırakılmışlardır. Kaldı ki;
mahkeme kararının gerekçesinin yazılması bir görev ve sorumluluktur.
Mahkemenin olan bu sorumluluk ise bireyler açısından adil yargılama hakkı
bağlamında korunması gereken bir temel haktır. Dolayısıyla bir yılı aşkın bir süredir
yazılmayan gerekçeli karara ilişkin durumun adil yargılanma hakkının ihlali olduğu
izahtan varestedir. Bu durum Anayasa’nın 141 inci maddesinde de izah bulmuştur.
Gerekçeli karar hakkı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından AİHS’in 6.
maddesinde düzenlenen “adil yargılanma hakkı” kapsamında bir hak olarak kabul
edilmekte; Anayasa’nın 36. maddesi de adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli
karar hakkını güvence altına almaktadır. Yine mahkeme kararlarında gerekçeye yer
verilmemesi ya da yetersiz gerekçeye yer verilmesi de Yi CD-K.2023/233 sayılı kararı
ile gerekçeli karar hakkının ihlâli olarak nitelendirilmektedir.
İzah etmiş olduğumuz bağlamda;
1- Aradan geçen 1 yıl zarfında Kobani Davası’nm gerekçesi neden yazılmamıştır?
2- Bu hususta Bakanlığınız bir inceleme başlatmış mıdır?
3- Bir yargı kararının 1 yıl boyunca gerekçelendirilememiş olması hak ihlali değil
midir?
4- Halihazırda kanun yollarına başvurmak için kararın gerekçesinin yazılmasını
bekleyen Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Alp Altınörs, Zeynep Ölbeci,
Nazmi Gür, Günay Kubilay, Ali Ürküt, Bülent Parmaksız, Zeynep Karaman, Pervin
Oduncu, Dilek Yağlı, İsmail Şengül, Aynur Aşan; tutukluluk incelemesi hakkından
da yararlanamamış olup, onların bir yıl müddetince tahliye olabilme haklarının yok
sayılması nedeniyle uğradıkları mağduriyetin telafisi mümkün müdür?
5- Mahkemenin bir yılı aşkın süredir gerekçeli karar yazmayarak neden olduğu
mağduriyet ve adil yargılanma hakkının ihlali gerekçesiyle sorumlular hakkında
soruşturma başlatılmış mıdır; başlatılması gündeminizde olacak mıdır?
6- Kararın neden yazılmadığı hakkında Bakanlığınız bilgi sahibi midir?
7- Gerekçeli kararın yaklaşık 25 Bin sayfa olduğuna dair iddialar doğru mudur?
8- Şayet doğru ise, gerekçeli kararın -yargı yoluna başvuru için sürenin kısıtlı
olması nedeniyle de- bu denli uzun oluşu da adil yargılanma hakkının başka bir
boyutu ile de ihlali değil midir?
9- Kobani Davasının gerekçeli kararının yazılmamasının neden olduğu hak
ihlaline sebebiyet verenler hakkında bir yaptırım uygulanacak mıdır?
10- Kobani Davasının gerekçeli kararının yazılmamasının neden olduğu hak
ihlalinin yarattığı mağduriyetlerin onarılması adına hangi çalışmalar
yürütülecektir?
11- Halihazırda gerekçeli kararın yazılmamış olması, bu davanın haksız
olduğunun bir göstergesi midir?
12- Bu dava ve süreçlerine dair kamuoyuna bir bilgilendirme yapılacak mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak
aa1f2e1bacf17e49a3da6ecfa55bb575f81177ec92ed0d70d3c9d8a42defdf74
2026-10-13T16:27:25 UTC