BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra alınan önlemlere ve yapılan çalışmalara ilişkin

7/24035 · 2025-02-07

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 3
Esas Numarası
7 / 24035
Başkanlığa Geliş Tarihi
07.02.2025
Önergenin Özeti
6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra alınan önlemlere ve yapılan çalışmalara ilişkin
Önergenin Sahibi
Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN
Önergenin Muhatabı
İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA
Son Durumu
Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

. HALUKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI AV%:..J0.3y, Talih :...o£;..û.5'j,.2e.2-5" - 24035 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorulanmın, İçişleri Bakanı Ali Yeriikaya tarafından Anayasanın 98 ve îç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandmlmasım arz ederim. Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler, ülke tarihinin en büyük ve yıkıcı felaketlerinden birine dönüşmüştür. Depremler, özellikle Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep başta olmak üzere 11 ilde ciddi can kaybına neden olmuş, 50.783 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, 107.204 kişi yaralanmış ve 36.932 bina tamamen yıkılmıştır. Ancak sahadaki gözlemler ve bağımsız araştırmalar, kayıpların ve hasarın çok daha büyük olduğuna işaret etmektedir. Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında göçük altmda kalan binlerce kişinin akıbeti hâlâ belirsizdir ve kayıplar resmi rakamların çok ötesindedir. Depremin bu kadar yıkıcı olmasımn temel sebeplerinden birisi, merkezi yönetimin yerel yönetimleri devre dışı bırakması ve yerel düzeyde deprem riskine karşı hazırlıklarm yetersizliğidir. Uzun yıllardır imar aflarmm sıkça çıkarılması, yapı denetim sisteminin özelleştirilmesi, halkın ve bilim insanlarının uyanlanmn dikkate alınmaması, deprem t hazırlıklarımn erteletihnesi ve altyapı yatırımlarımn yetersizliği bu felaketi hazırlayan en önemli faktörlerdir. Ülkenin, aktif fay hatları üzerinde bulunduğu bilimsel olarak kamtlanmış bir gerçekken, kentleşme ve yapılaşma politikaları, mühendislik ilkelerinden uzak bir şekilde yürütülmüştür. Deprem vergilerinin toplandığı yıllarda bu kaynaklar, halkm güvenliği için kullamimak yerine başka alanlarda harcanmış, AFAD’m risk yönetim planlan ise büyük oranda uygulamaya konulmamıştır. Deprem sonrasında bannma sorunu, bölgedeki en büyük krizlerden birisi olmuştur. Deprem bölgelerinde 186.239 konteyner kurulmuş ve 579.863 kişi buralarda yaşamaya zorlanmıştır. Ancak bu konteynerlerin çoğu insani yaşam standartlanna uygun değildir.- Sıfmn altına düşen sıcaklıklar, kış aylarında ısınma ve hijyen problemleri nedeniyle ciddi sağlık riskleri oluşturmuştur. Binlerce depremzede hâlâ çadırlarda yaşamaya mahkûm kalmıştır. Çadır kentlerdeki yurttaşlar, temiz suya erişim, temel gıda ve ilaç ihtiyaçlanm karşılamakta büyük zorluklarla karşılaşmaktadır. İA0!)5 Yeniden yapılaşma süreci, adeta bir rant paylaşımına dönüşmüştür. TOKİ ve müteahhitler, depremzedelerin yaşam alanlarım inşa etmek yerine, rant odaklı projelerle yeni yapılaşma alanlan yaratmaya başlamıştır. Tarım arazileri, sulak alanlar ve zeytinlikler gibi doğal kaynaklar, rezerv alan adı altında imara açılmış ve buralarda yaşayan halk mağdur edilmiştir. Hatay başta olmak üzere birçok ilde zeytinlikler ve tanm alanlan kamulaştınlmış, yerel ekonomiler yok olmuştur. Enkaz kaldırma sırasında asbest gibi tehlikeli kimyasalların doğaya ve insan sağlığına verdiği zararlar görmezden gelinmiş, hava kirliliği nedeniyle solunum yolu hastalıklannda artış yaşanmıştır. Bu süreçte doğamn tahribatı, ekosistem üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratmıştır. Depremin yarattığı yıkım, büyük bir iç göç hareketine neden olmuştur. 1 milyondan fazla yurttaş, yaşadıktan şehirleri terk ederek büyükşehirlere göç etmek zorunda kalmıştır. Bu göç dalgası, büyükşehirlerde barınma, işsizlik, yüksek kiralar, aynmcılık ve sosyal hizmetlere erişimde ciddi sıkmtılara yol açmıştır. Göç eden yurttaşlar, yerleşim yerlerinde evsizlik, ekonomik zorluklar, sağlık ve eğitim gibi temel ihtiyaçlardan mahrum kalmışta. Depremin eğitim alanmdaki etkileri de çok büyük olmuştur. 11 ildeki 20.340 eğitim kurumu depremden etkilenmiş, 4 milyon öğrenci eğitim hakkından mahrum kalmıştır. Yıkılan okulların yerine yapılan geçici çözümler, eğitim için uygun ortamlar yaratamamıştır. Konteyner okullar, hijyen, ulaşım, barınma ve güvenlik gibi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Deprem bölgesinde sağlık hizmetlerine erişim ciddi bir sorun haline gelmiştir. Birçok sağlık tesisi yıkılmış ve mevcut sağlık altyapısı ağır hasar almıştır. Özellikle kronik hastalıkları olan bireyler, hamile kadınlar, çocuklar ve engelli bireyler sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamamakta, sağlık taramaları ve tedavi süreçleri aksamaktadır. Depremlerden sonra yargı sürecinde cezasızlık hâkim olmuştur. Felaketten sorumlu müteahhitler, yapı denetimcileri ve yerel yöneticiler yargılansa da kamu görevlileri bu süreçten muaf tutulmuştur. Oysa bilim insanları ve uzmanlar yıllardu gerekli uyanları yapmış, ancak siyasi ve ekonomik çıkarlar nedeniyle iktidar tarafından gerekli önlemler alınmamıştır. Bu cezasızlık hem depremzedelerin mağduriyetini artırmış hem de gelecekte benzer felaketlerin yaşanmasına zemin hazırlamıştır. #' Bu bağlamda; 1. 6 Şubat depremlerinde AF AD ve diğer arama kurtarma ekiplerinin geç müdahale ettiği eleştirilmektedir. Müdahalenin gecikmesinin nedeni nedir? 2. Deprem sonrası organizasyon eksikliği nedeniyle yardımlann zamanında ulaştmlamadığı görülmüştür. Bakanlığınızın afet yönetiminde yaşanan bu aksaklıkları gidermek için bir plam var mıdır? 3. Depremzedelerin hâlâ çadırlarda yaşamak zorunda kalmasmm sebebi nedir? Kalıcı barınma çözümleri neden yeterli düzeyde sağlanamamıştır? 4. Deprem bölgesinde güvenlik sorunları yaşandığı, yağma ve hırsızlık olaylarmm arttığı belirtilmektedir. Bu sorunları önlemek için ne gibi tedbirler alınmıştır? 5. Depremden sonra birçok ilde iç göç yaşanmış ve göç eden yurttaşlar büyük şehirlerde bannma ve işsizlik sorunlanyla karşı karşıya kalmıştır. Bu insanlann yaşam koşullarım iyileştirmek için bir çalışma yapılacak mıdır? 6. Deprem sonrasmda birçok yurttaş resmi kayıtlarda kayıp olarak görünmektedir. Kayıp yurttaşların akıbetinin belirlenmesi için ne gibi çalışmalar yürütülmektedir? 7. Deprem bölgesinde sağlık hizmetlerine erişim neden hâlâ büyük bir sorun olarak devam etmektedir? Kalıcı çözümlerin üretilmesi veya mobil sağlık hizmetlerinin artmlması için bir plammz var mıdır? 8. Deprem sonrası ortaya çıkan sahte bağış kampanyalar! ve dolandırıcılık olaylarına karşı ne tür önlemler almdı? Bu tür suçlara karışanlar hakkında hangi işlemler yapıldı? 9. Depremde zarar gören illerde eğitim ciddi şekilde aksadı. Konteyner okullarm eksiklikleri ve eğitimin sağlıklı yürütülmesi için hangi adımlar atılmıştır? 10. Deprem sonrası yıkılan binalardan dolayı sorumlu kamu görevlileri yargılanmamaktadır. Bu konuda herhangi bir soruşturma başlatılacak mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak

a17f10f21efd8a40a691327b0a1c5b543d9a490c546c50c3082c105639cebb92

2026-10-13T16:34:41 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.