ÖZGÜN BELGE / 2 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
TBMM
- HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ
Al» i ® ^ GRUP BAŞKANLIĞI
Şayi: I.
İarih:j!23.AO.a;.20.Z5' 30913
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından
Anayasamn 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğinee yazılı olarak eevaplandırılmasını
arz ederim.
Öznur Bartın
Hakkâri Milletvekili
2025 yılımn ilk 6 ayında, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna göre, en
az 136 kadın erkekler tarafından katledilmiş, 145 kadın ise şüpheli şekilde hayatını
kaybetmiştir. Bu veriler, erkek şiddetinin sistematik bir yapıya büründüğünü ve devletin
önleyici, koruyucu, cezalandıncı mekanizmalarının etkisiz kaldığım açıkça ortaya
koymaktadır. Erkek şiddeti münferit değil; politik, sistemli ve ataerkil düzenin
sürdürülebilirliğini güvence altına alan bir araçtır.
136 kadının 96’sı, aile içinden bir erkek tarafından, çoğunlukla kendi evinde katledilmiştir. Ev
içi alanın kadınlar için güvenli bir yer olmaktan çıkması, “aile bütünlüğü” adı altında kadmlann
eve kapanmasını teşvik eden resmi politikaların ölümcül sonuçlar doğurduğunu göstermektedir.
Rapor, kadmlann katledilmesi sırasında onlann çocuklanmn, annelerinin, kardeşlerinin ya da
arkadaşlarının da saldınya uğradığını, 35 kişinin bu süreçte ya öldürüldüğünü ya da ağır
yaralandığım ortaya koymaktadır. Ataerkil şiddet, yalnızca kadının varlığını değil, onunla
dayanışan, yanında duran herkesi cezalandırmaktadır. Bu durum, şiddetin yalnızca bireye değil,
kadın mücadelesine ve dayanışmasına karşı yürütülen bir savaşa dönüştüğünü göstermektedir.
Kadmlann %10'u, "ekonomik gerekçeler" öne sürülerek katledilmiştb. Ataerkil düzen,
derinleşen ekonomik krizi erkek egemenliğini yeniden tesis etmenin bahanesi hâline
getirmekte, kadınlan hem yoksulluğun hem de erkek şiddetinin hedefi hâlme getirmektedir. Bu
ikili tahakküm, kadmlann yaşam alanlannı, öznelliklerini ve direnme güçlerini sistemli olarak
imha etmektedir.
2025’in ilk 6 ayında katledilen kadınlardan 9’unun, olay amnda geçerli koruma kararları
bulunmaktaydı. Geriye kalan 123 kadın hakkında koruma karan olup olmadığı dahi
bilinmemektedir. Bu durum, 6284 sayılı Kanun’un kâğıt üzerinde kaldığını; devletin önleyici
görevini yerine getirmediğini, şiddete karşı etkili bir irade ortaya koymadığım göstermektedir.
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından kadın katliamlan her yıl artmıştır: 202rin ilk 6
ayında 131 kadın, 2022’de 164, 2023’te 147, 2024’te 205 kadın katledilmiş, 2025’in ilk
yarısında ise 136 kadın yaşamım yitirmiştir. Bu tablo, sözleşmeden çekilmenin kadınların can
güvenliği üzerindeki yıkıcı etkisini net biçimde göstermektedir. Türkiye’nin İstanbul
Sözleşmesi’ne yeniden taraf olması bir tercihten öte, kadmlann yaşam hakkını korumak için
acil ve zorunlu bir adımdır.
I
ı,m
Cezasızlık politikaları ve infaz düzenlemeleri, şiddet faillerini cesaretlendirmekte; erkek
şiddetini görünmez bir hâle getirmektedir. 2025’in ilk 6 ayında katledilen 15 kadın, daha önce
suç işlemiş erkekler tarafından öldürülmüştür. Bu durum, devletin ceza adaleti sisteminin
kadmlann değil faillerin lehine işlediğini ortaya koymaktadır. Kadınlar sadece katledilmiyor,
aynı zamanda işgücüne katılımlarından sosyal yaşamlanna kadar her alanda sistematik olarak
dışlanıyor. Kadınların 2025 ilk çeyrek TÜİK verilerine göre 6 milyondan fazlası "ev işleriyle
meşgul" olduğu gerekçesiyle işgücü dışında bırakılmıştır. Kadmlann ekonomik bağımsızlığının
ellerinden alınması, şiddete daha açık hâle gelmelerine neden olmaktadır.
DEM Parti olarak, kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlannm ancak toplumsal cinsiyet
eşitliğini temel alan, kadınlan özne kabul eden, onlann dayamşma örgütlerini destekleyen ve
ataerkil yapılarla hesaplaşan politikalarla durdurulabileceğine inanıyoruz. Mevcut veriler,
koruma sistemlerinin işlevsizliğini, ceza adaletinin yetersizliğini ve toplumsal eşitsizliklerin
ölümcül sonuçlarım gözler önüne sermektedir. Bu nedenle; kadın katliamlannm durdurulması,
şüpheli kadın ölümlerinin etkin biçimde soruşturulması, koruma ve önleme politikalarının etkili
bir şekilde uygulanması, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olunmasına yönelik toplumsal
taleplerin dikkate alınması ve gerekli yapısal önlemlerin hayata geçirilmesi amacıyla,
Bakanlığımz tarafından gerekli önlemlerin ivedilikle alınması hayati önemdedir.
Bu bağlamda;
1. 2002-2025 yıllan arasında TÜİK verilerine göre, “ev işleriyle meşgul” olduğu için
işgücüne katılamayan kadın sayısı kaçtır?
2. Aynı yıllar içinde kadınlara yönelik aktif istihdam teşviklerinden yararlanan kadın
sayısı nedir?
3. Şiddet mağduru kadınlara yönelik özel istihdam programı, işe yerleştirme desteği ya da
mikro kredi uygulamalan 2002-2025 yıllan arasında kaç kişiye ulaşmıştır?
4. İşyerinde kadınlara yönelik taciz ve mobbing şikayetleri 2002-2025 yılları arasında
kaçtır? Bunlann kaçı için inceleme başlatılmıştır?
5. 2002-2025 yıllan arasında kadınların sigortalı çalıştığı alanlarda işten aynima nedenleri
arasında “eşinin istememesi”, “evlilik”, “gebelik” gibi gerekçelerin oranı nedir?
Belge parmak izi ve kaynak
341b11fe869a1ebc2cdb4022d38ada3c0f41056c5cd87567ebb4cc6644bdb552
2026-10-13T16:29:54 UTC
