ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
HALKURlNESİTLİ«>'::'Er.lOKRASI partisi
GROP BAŞKANLIĞI
45 8 0 8
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorulanmın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından
Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını
arz ederim.
Öznur Bartin
Hakkâri Milletvekili
14 Haziran 2026 tarihinde Hakkâri’nin Şemdinli ilçesi Beşevler Mahallesi Reşat Kaya
Caddesi'nde meydana gelen olayda, Uzman Çavuş Musa Gezer'in ateşli silahla eşi Gülşen
Gezer'i, kayınvalidesi Habiba Demir'i, kayınbiraderi Gürkan Demir'i ve baldızı Deniz Demir'i
katlettiği; ardından aym silahla intihar girişiminde bulunarak ağır yaralı şekilde hastaneye
kaldınidığı kamuoyuna yansımıştır.
Şemdinli'de yaşanan bu olay yalmzca bir aile trajedisi değil, aynı zamanda Türkiye'de özellikle
çalışmalı bölgelerde yıllardır biriken şiddet rejiminin, cezasızhk kültürünün ve kadınların
yaşam hakkını tehdit eden yapısal sorunlann yeni ve ağır bir tezahürüdür. Aynı aileden dört
kişinin yaşamım yitirmesi nedeniyle bu olayın sıradan bir adli vaka veya münferit bir cinayet
olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Yaşananlar toplumsal sonuçlan itibarıyla bir aile
katliamıdır.
İnsan Hakları Demeği Hakkâri Şubesi tarafından hazırlanan ön gözlem ve değerlendirme
raporunda da belirtildiği üzere, olayın aile içi şiddet iddialan, uzun süredir devam eden
anlaşmazlıklar ve olası başvuru süreçleri bağlamında araştınlması gerekmektedir. Raporda,
katledilen Gülşen Gezer'in şiddete mamz kaldığına ilişkin çeşitli girişimlerde bulunduğu
yönündeki iddialann aile bireyleri tarafından aktarıldığı ifade edilmiştir. Bu iddialar doğruysa,
yalnızca bireysel bir failden değil, görevlerini yerine getirmeyen kurumsal mekanizmalardan
da söz etmek gerekecektir.
Kültlerin çoğunlukta yaşadığı bölge kentlerinde son yıllarda güvenlik görevlilerinin, uzman
çavuşlann, komculann veya silahlı kamu personelinin karıştığı çok sayıda şiddet vakası, kadın
cinayeti ve ölümle sonuçlanan olay kamuoyunun gündemine gelmiştir. Bu vakalann önemli bir
kısmında etkili somşturma yürütülmediği, somşturmalann kamu vicdamm tatmin edecek
şekilde sonuçlandırılmadığı veya olayların kısa süre içerisinde gündemden düşürüldüğü
yönünde ciddi toplumsal kaygılar bulunmaktadır.
Silah taşıma ve kullanma yetkisinin devlet tarafından verilmiş olması, bu yetkinin özel yaşamda
yaratabileceği risklerin de devlet tarafından denetlenmesini zorunlu kılmaktadır. Devlet adına
güç kullanma yetkisine sahip kişilerin aile içi şiddet, psikososyal riskler, öfke kontrolü ve
kadınlara yönelik şiddet bakımından düzenli değerlendirmeye tabi tutulmaması, yaşanan
faciaların yapısal bir boyut kazandığım göstermektedir.
löM
Şiddet yalnızca bireysel bir davranış değildir. Şiddet aynı zamanda siyasal, toplumsal ve
kurumsal mekanizmalar tarafından üretilen, yeniden üretilen ve kimi zaman görünmez kılınan
bir olgudur. Bir toplumda failler hesap vermiyorsa, soruşturmalar etkili yürütülmüyorsa,
kadınların yardım çağrılan karşılık bulmuyorsa ve silahlı kamu görevlileri yeterli denetime tabi
tutulmuyorsa ortaya çıkan sonuç yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda bir insan
haklan ve demokrasi sorunudur.
Kadın cinayetleri ve aile içi katliamlar tesadüf değildir. Bunlar erkek egemen şiddet kültürünün,
cezasızhk politikalanmn ve koruyucu mekanizmalann yetersizliğini n sonucudur. Kadınların
yaşam hakkım korumayan sistemler, faillerin cesaretlenmesine ve benzer suçlann tekrar
etmesine zemin hazırlamaktadır.
Şemdinli'de yaşamım yitiren Gülşen Gezer, Habiba Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir'in
ölümü yalnızca bir adli dosya konusu değildir. Bu olay, devletin yaşam hakkım koruma
yükümlülüğü, kadına yönelik şiddeti önleme sorumluluğu ve kamu görevlilerini denetleme
görevi bakımından ciddi sorular doğurmaktadır.
Bugün sorulması gereken temel soru şudur: Daha kaç kadın öldürülmeli, daha kaç aile yok
edilmeli, daha kaç çocuk annesiz ve babasız bırakılmalıdır ki ilgili kurumlar etkili önleyici
mekanizmalan hayata geçirsin? Daha kaç katliam yaşanmalıdır ki cezasızhk kültürüyle
yüzleşilsin ve yaşam hakkını önceleyen politikalar geliştirilsin?
Şemdinli'de yaşanan ve dört yurttaşın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bu katliamın üzerinin
örtülmemesi, olayın bütün boyutlanyla açığa çıkaniması, olası kurumsal ihmallerin
araştıniması, cezasızhk uygulamalarının teşhir edilmesi ve benzer acılann yeniden
yaşanmaması için ilgili bakanlıkların sorumluluklarını yerine getirmesi ve Türkiye Büyük
Millet Meclisinin etkin denetim mekanizmalarını işletmesi zorunludur. Yaşam hakkımn
korunması, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, adaletin tesis edilmesi ve benzer olaylann
tekranmn engellenmesi amacıyla gerekli idari, hukuki ve kurumsal girişimlerde bulunulması
elzemdir.
Bu bağlamda;
1. Şemdinli'de yaşamım yitiren Gülşen Gezer veya aile bireyleri tarafından Bakanlığımza
bağlı herhangi bir kuruma şiddet, tehdit veya koruma talebi kapsamında başvuru
yapılmış mıdır?
2. Yapılmış ise bu başvurular üzerine hangi işlemler gerçekleştirilmiştir?
3. Olay öncesinde aile hakkında herhangi bir sosyal inceleme raporu hazırlanmış mıdır?
4. Bakanlığımz kayıtlannda Musa Gezer hakkında aile içi şiddet riski veya benzeri bir
değerlendirme bulunmakta mıdır?
5. Son on yılda Hakkâri ve bölge kentlerinde aile içi şiddet nedeniyle başvuru yapan
kadınlardan kaçma koruyucu ve önleyici tedbir uygulanmıştır?
6. Son on yılda silahlı kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen kadın cinayetleri ve aile
içi şiddet vakalarma ilişkin Bakanlığınızın elinde bulunan veriler nelerdir?
¥
L3W
1. Şiddet riski taşıyan kamu görevlilerinin eşleri ve çocuklarına yönelik özel destek
mekanizmalan bulunmakta mıdır?
8. Şemdinli katliamında olası kurumsal ihmallerin araştıniması amacıyla Bakanlığınız
tarafından herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
9. Kadınlann aile veya geleneksel baskı mekanizmalanndan bağımsız şekilde destek
alabilmeleri için bölgede yürütülen çalışmalar nelerdir?
10. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınların yaşam hakkının korunması amacıyla
Bakanlığınızın Hakkâri ve bölge illerinde hayata geçirmeyi planladığı yeni uygulamalar
var mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak
68eb98a94bd3b1d68bbca9f7b4933b6cce61153341c6e4c6ee3573ae172ad477
2026-10-09T20:42:12 UTC
