BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Beşevler Mahallesi'nde dört kişinin öldürüldüğü olaya ilişkin

7/45808 · 2026-06-16

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 4
Esas Numarası
7 / 45808
Başkanlığa Geliş Tarihi
16.06.2026
Önergenin Özeti
Hakkari'nin Şemdinli ilçesine bağlı Beşevler Mahallesi'nde dört kişinin öldürüldüğü olaya ilişkin
Önergenin Sahibi
Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN
Önergenin Muhatabı
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Önergeyi Süre Dışı Cevaplayan
Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Son Durumu
Süresi Geçtikten Sonra Cevaplandı
Cevap Bildiriliş Tarihi
27.10.2026
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

HALKURlNESİTLİ«>'::'Er.lOKRASI partisi GROP BAŞKANLIĞI 45 8 0 8 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorulanmın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili 14 Haziran 2026 tarihinde Hakkâri’nin Şemdinli ilçesi Beşevler Mahallesi Reşat Kaya Caddesi'nde meydana gelen olayda, Uzman Çavuş Musa Gezer'in ateşli silahla eşi Gülşen Gezer'i, kayınvalidesi Habiba Demir'i, kayınbiraderi Gürkan Demir'i ve baldızı Deniz Demir'i katlettiği; ardından aym silahla intihar girişiminde bulunarak ağır yaralı şekilde hastaneye kaldınidığı kamuoyuna yansımıştır. Şemdinli'de yaşanan bu olay yalmzca bir aile trajedisi değil, aynı zamanda Türkiye'de özellikle çalışmalı bölgelerde yıllardır biriken şiddet rejiminin, cezasızhk kültürünün ve kadınların yaşam hakkını tehdit eden yapısal sorunlann yeni ve ağır bir tezahürüdür. Aynı aileden dört kişinin yaşamım yitirmesi nedeniyle bu olayın sıradan bir adli vaka veya münferit bir cinayet olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Yaşananlar toplumsal sonuçlan itibarıyla bir aile katliamıdır. İnsan Hakları Demeği Hakkâri Şubesi tarafından hazırlanan ön gözlem ve değerlendirme raporunda da belirtildiği üzere, olayın aile içi şiddet iddialan, uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar ve olası başvuru süreçleri bağlamında araştınlması gerekmektedir. Raporda, katledilen Gülşen Gezer'in şiddete mamz kaldığına ilişkin çeşitli girişimlerde bulunduğu yönündeki iddialann aile bireyleri tarafından aktarıldığı ifade edilmiştir. Bu iddialar doğruysa, yalnızca bireysel bir failden değil, görevlerini yerine getirmeyen kurumsal mekanizmalardan da söz etmek gerekecektir. Kültlerin çoğunlukta yaşadığı bölge kentlerinde son yıllarda güvenlik görevlilerinin, uzman çavuşlann, komculann veya silahlı kamu personelinin karıştığı çok sayıda şiddet vakası, kadın cinayeti ve ölümle sonuçlanan olay kamuoyunun gündemine gelmiştir. Bu vakalann önemli bir kısmında etkili somşturma yürütülmediği, somşturmalann kamu vicdamm tatmin edecek şekilde sonuçlandırılmadığı veya olayların kısa süre içerisinde gündemden düşürüldüğü yönünde ciddi toplumsal kaygılar bulunmaktadır. Silah taşıma ve kullanma yetkisinin devlet tarafından verilmiş olması, bu yetkinin özel yaşamda yaratabileceği risklerin de devlet tarafından denetlenmesini zorunlu kılmaktadır. Devlet adına güç kullanma yetkisine sahip kişilerin aile içi şiddet, psikososyal riskler, öfke kontrolü ve kadınlara yönelik şiddet bakımından düzenli değerlendirmeye tabi tutulmaması, yaşanan faciaların yapısal bir boyut kazandığım göstermektedir. löM Şiddet yalnızca bireysel bir davranış değildir. Şiddet aynı zamanda siyasal, toplumsal ve kurumsal mekanizmalar tarafından üretilen, yeniden üretilen ve kimi zaman görünmez kılınan bir olgudur. Bir toplumda failler hesap vermiyorsa, soruşturmalar etkili yürütülmüyorsa, kadınların yardım çağrılan karşılık bulmuyorsa ve silahlı kamu görevlileri yeterli denetime tabi tutulmuyorsa ortaya çıkan sonuç yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda bir insan haklan ve demokrasi sorunudur. Kadın cinayetleri ve aile içi katliamlar tesadüf değildir. Bunlar erkek egemen şiddet kültürünün, cezasızhk politikalanmn ve koruyucu mekanizmalann yetersizliğini n sonucudur. Kadınların yaşam hakkım korumayan sistemler, faillerin cesaretlenmesine ve benzer suçlann tekrar etmesine zemin hazırlamaktadır. Şemdinli'de yaşamım yitiren Gülşen Gezer, Habiba Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir'in ölümü yalnızca bir adli dosya konusu değildir. Bu olay, devletin yaşam hakkım koruma yükümlülüğü, kadına yönelik şiddeti önleme sorumluluğu ve kamu görevlilerini denetleme görevi bakımından ciddi sorular doğurmaktadır. Bugün sorulması gereken temel soru şudur: Daha kaç kadın öldürülmeli, daha kaç aile yok edilmeli, daha kaç çocuk annesiz ve babasız bırakılmalıdır ki ilgili kurumlar etkili önleyici mekanizmalan hayata geçirsin? Daha kaç katliam yaşanmalıdır ki cezasızhk kültürüyle yüzleşilsin ve yaşam hakkını önceleyen politikalar geliştirilsin? Şemdinli'de yaşanan ve dört yurttaşın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bu katliamın üzerinin örtülmemesi, olayın bütün boyutlanyla açığa çıkaniması, olası kurumsal ihmallerin araştıniması, cezasızhk uygulamalarının teşhir edilmesi ve benzer acılann yeniden yaşanmaması için ilgili bakanlıkların sorumluluklarını yerine getirmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin etkin denetim mekanizmalarını işletmesi zorunludur. Yaşam hakkımn korunması, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, adaletin tesis edilmesi ve benzer olaylann tekranmn engellenmesi amacıyla gerekli idari, hukuki ve kurumsal girişimlerde bulunulması elzemdir. Bu bağlamda; 1. Şemdinli'de yaşamım yitiren Gülşen Gezer veya aile bireyleri tarafından Bakanlığımza bağlı herhangi bir kuruma şiddet, tehdit veya koruma talebi kapsamında başvuru yapılmış mıdır? 2. Yapılmış ise bu başvurular üzerine hangi işlemler gerçekleştirilmiştir? 3. Olay öncesinde aile hakkında herhangi bir sosyal inceleme raporu hazırlanmış mıdır? 4. Bakanlığımz kayıtlannda Musa Gezer hakkında aile içi şiddet riski veya benzeri bir değerlendirme bulunmakta mıdır? 5. Son on yılda Hakkâri ve bölge kentlerinde aile içi şiddet nedeniyle başvuru yapan kadınlardan kaçma koruyucu ve önleyici tedbir uygulanmıştır? 6. Son on yılda silahlı kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen kadın cinayetleri ve aile içi şiddet vakalarma ilişkin Bakanlığınızın elinde bulunan veriler nelerdir? ¥ L3W 1. Şiddet riski taşıyan kamu görevlilerinin eşleri ve çocuklarına yönelik özel destek mekanizmalan bulunmakta mıdır? 8. Şemdinli katliamında olası kurumsal ihmallerin araştıniması amacıyla Bakanlığınız tarafından herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır? 9. Kadınlann aile veya geleneksel baskı mekanizmalanndan bağımsız şekilde destek alabilmeleri için bölgede yürütülen çalışmalar nelerdir? 10. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınların yaşam hakkının korunması amacıyla Bakanlığınızın Hakkâri ve bölge illerinde hayata geçirmeyi planladığı yeni uygulamalar var mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak

68eb98a94bd3b1d68bbca9f7b4933b6cce61153341c6e4c6ee3573ae172ad477

2026-10-09T20:42:12 UTC
Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 5 SAYFA

Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Bu belgeden okunabilir metin çıkarılamadı. Özgün PDF’yi görüntüleyebilirsiniz.

Belge parmak izi ve kaynak

2a4faad8c5ffa4e68396b21b4d49253b62d412fc30fb0a1f359ad3b19417c486

2026-11-02T03:52:04 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.