BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

Hakkari-Van karayolunun heyelanlar nedeniyle ulaşıma kapatılmasına ilişkin

7/43616 · 2026-04-21

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 4
Esas Numarası
7 / 43616
Başkanlığa Geliş Tarihi
21.04.2026
Önergenin Özeti
Hakkari-Van karayolunun heyelanlar nedeniyle ulaşıma kapatılmasına ilişkin
Önergenin Sahibi
Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN
Önergenin Muhatabı
İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİ
Önergeyi Süre Dışı Cevaplayan
İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİ
Son Durumu
Süresi Geçtikten Sonra Cevaplandı
Cevap Bildiriliş Tarihi
01.10.2026
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

lîn HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI kİ") Sayı Tarih nm , 2.Lo.LL2Q^k, 436 1 6 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakam Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandınimasım arz ederim. u :ın Ha illetvekili 19 Nisan 2026 tarihinde Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine bağlı Dibekli (Awerd) köyü yakınlarında, dere debisinin ani yükselmesine bağlı olarak karayolu platformunda çökme meydana gelmiş; Yüksekova-Yeniköprü hattında, T2 tünel viyadüğü altındaki yol kesiminde asfaltın kenar bölümü çökmüş ve sürücüler için ciddi bir güvenlik riski oluşmuştur. On gündür Hakkâri-Van 400-36 Devlet Yolu’nun Akçalı mevkiinde aralıklarla meydana gelen heyelanlar nedeniyle ulaşım zaman zaman kesintiye uğramış, kontrollü geçiş uygulamalarıyla sımrlı düzeyde sağlanabilmiştir. Ancak 20 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Hakkâri Valiliği tarafından yapılan açıklama doğrultusunda, devam eden kuvvetli yağışlar ve zemin instabilitesinin oluşturduğu yüksek risk gerekçesiyle söz konusu güzergâh tamamen ulaşıma kapatılmıştır. Bu süreçte müdahale çalışmalarının da kesintiye uğraması, bölgedeki riskin süreklilik arz ettiğini ve mevcut altyapının afet koşullarına karşı kırılganlığını açık biçimde ortaya koymuştur. Bununla eş zamanlı olarak Derecik-Şemdinli hattında Yaylapmar ve Boğazköy mevkilerinde etkisini artıran şiddetli yağışlar sonucu sel ve taşkınlar meydana gelmiş; birden fazla ana ulaşım hattının eşzamanlı biçimde devre dışı kalması, Hakkâri’nin erişilebilirliğini fiilen ortadan kaldırmıştır. Yurttaşların iş makineleriyle taşınmak zorunda bırakılması, kamusal hizmet sunumunun sürekliliği bakımından kabul edilemez bir yönetsel zafiyeti gözler önüne sermiştir. Bu tablo, tekil ve öngörülemez doğa olaylanyla açıklanamayacak kadar süreklilik arz etmektedir. Aynı güzergâhlarda her yağış sonrası benzer hasarların meydana gelmesi; risk analizi, zemin etüdü, drenaj planlaması ve afet önleme politikalarının sistematik biçimde ihmal edildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, kamu yönetiminin önleyici değil, yalmzca kriz amna sıkışmış reaktif bir anlayışla hareket ettiğini göstermektedir. Anayasa’nm 2’nci maddesinde düzenlenen sosyal devlet ilkesi ve 5’inci maddesinde devlete yüklenen “kişilerin refah, huzur ve güvenliğini sağlama” görevi; ayrıca 56’ncı maddede güvenli çevrede yaşama hakkı ile birlikte değerlendirildiğinde, ulaşım altyapısımn sürekliliğinin sağlanması bir tercih değil, anayasal bir yükümlülüktür. Bunun yanı sıra 5902 sayılı Kanun ve ilgili afet yönetimi mevzuatı uyarınca, “genel hayata etkili” durumlarda idarenin görevi yalnızca müdahale etmek değil; riskleri önceden bertaraf etmek, zarar azaltıcı önlemleri almak ve alternatif sistemleri devreye sokmaktır. Buna rağmen; • Hakkâri’nin Van ile olan tek ana ulaşım hattının, günlerdir aralıklarla kontrollü geçişlere izin verilerek sürdürülebilirliğinin sağlanmaya çalışıldığı; ancak 20 Nisan 2026 tarihi itibarıyla alınan idari karar doğrultusunda tamamen ulaşıma kapatıldığı gerçeği, bölgenin ulaşım güvenliği ve sürekliliği açısından ciddi bir yapısal kırılganlığa işaret etmektedir. • Alternatif güzergâhlann oluşturulmaması, • Aynı bölgelerde tekrar eden heyelan ve çökme risklerine karşı kalıcı mühendislik çözümlerinin hayata geçirilmemesi, • Yurttaşların temel hizmetlere erişiminin kesintiye uğraması İdarenin açık bir planlama eksikliği ve kurumsal sorumluluktan kaçınma pratiği içinde olduğımu göstermektedir. Ulaşım hakkı, çağdaş kamu yönetimi anlayışında temel bir kamusal hizmettir. Bir ilin ana arterinin günlerce kapalı kalması, yalnızca teknik bir sorun değil; yaşam hakkını doğrudan etkileyen çoklu bir kriz durumudur. Bu bağlamda Hakkâri’de yaşananlar, afet yönetimi terminolojisi açısından “genel hayata etkili afet” niteliğini fazlasıyla karşılamakta olup, ilin afet kapsamına alınmasını zorunlu kılmaktadır. Sonuç olarak ortaya çıkan tablo; doğa olaylanmn değil, yıllardır biriken yapısal ihmalin, öngörü eksikliğinin ve kamusal sorumluluk zafiyetinin doğrudan sonucudur. Parçalı, gecikmeli ve geçici müdahalelerle sürdürülen bu yaklaşım sürdürülemez olup, merkezi idarenin bu kronikleşmiş soruna karşı derhal bütüncül, bilimsel ve kalıcı bir çözüm planını devreye alması zorunludur. Bu bağlamda; 1. Hakkâri’de on gündür aralıklarla devam eden heyelanlar, yol çökmesi ve ulaşım kesintilerinin; 20 Nisan 2026 itibanyla ana ulaşım hattının tamamen kapatılmasına kadar varan sonuçlar doğurduğu dikkate alındığında, bu durumun hâlen “genel hayata etkili afet” kapsamında değerlendirilmemesi hangi idari ve teknik gerekçelere dayanmaktadır? 2. Bir ilin ana ulaşım arterinin tamamen devre dışı kalması ve eş zamanlı olarak diğer hatların da sel nedeniyle kapanması karşısında, Hakkâri’nin afet kapsamına alınmaması idari bir ihmal olarak değerlendirilmekte midir? 3. Yurttaşlann iş makineleriyle taşınmak zorunda kalması gibi olağanüstü durumlar yaşanırken, neden önceden planlanmış bir alternatif ulaşım, tahliye ve lojistik erişim planı devreye sokulmamıştır? 4. AFAD ve ilgili birimler tarafından, heyelanların başladığı ilk günlerden itibaren herhangi bir erken uyarı, risk iletişimi ve kriz hazırlık planı uygulanmış mıdır? i 5. Kontrollü geçiş sürecinden tam kapanma sürecine geçilmesi sırasında, yurttaşların sağlık, gıda ve acil hizmetlere erişiminin kesintiye uğramaması için hangi acil müdahale ve koordinasyon tedbirleri alınmıştır? 6. Aynı bölgede her yağış sonrası benzer afetlerin yaşanması, afet yönetimi süreçlerinde kurumsal öğrenme ve risk azaltma mekanizmalarının işletilmediğini göstermekte midir? 7. İl düzeyinde afet ve kriz yönetimi kapasitesine ilişkin olarak Bakanlığınızca herhangi bir idari inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? 8. Hakkâri’de afet risklerinin süreklilik arz ettiği açıkken, neden bütüncül, uzun vadeli ve dirençlilik temelli bir bölgesel afet yönetim planı hâlen hayata geçirilmemektedir? 9. Derecik-Şemdinli karayolu ile bu hat üzerindeki Yaylapmar ve Boğazköy mevkilerinde meydana gelen sel ve taşkınlar sonucu ulaşımın kesintiye uğraması ve yurttaşların olağan dışı yöntemlerle taşınmak zorunda kalması karşısında, bu bölgeye özgü yerel afet müdahale, tahliye ve alternatif ulaşım planlarının yetersiz kaldığı değerlendirmesine katılıyor musunuz; bu zafiyetin giderilmesine yönelik somut bir yeniden yapılandırma planı bulunmakta mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak

499385228eabdb01b7e137d2f0d7a781e26eedcafd92eba36030e78d67a36c20

2026-10-09T20:34:31 UTC
Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 1 SAYFA

Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Bu belgeden okunabilir metin çıkarılamadı. Özgün PDF’yi görüntüleyebilirsiniz.

Belge parmak izi ve kaynak

f1e7795ac61d280a6b2df201b7f0b9f25d19d65c797c3e3ff372064000735a43

2026-10-09T20:44:32 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.