ÖZGÜN BELGE / 4 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
3 9 390
İskender BAYMAN
İstanbul Milletvekili
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa’nın 98,
TBMM İç Tüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı
olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 21.01.2026
İskender BAYMAN
İstanbul Milletvekili
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Kamu Ölçmeleri Anabilim
Dalı’nda görev yapan Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı, 18.11.2020 tarihinde doçentlik
unvanını almış olmasına rağmen, aradan geçen yaklaşık beş yıllık süreye karşın
doçentlik kadrosuna atanamamıştır.
Bu süreçte, 10.04.2021 tarih ve 31450 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ilanla Sivas
Cumhuriyet Üniversitesi tarafından duyurulan doçentlik kadrosuna Doç. Dr. Ayazlı’nm
başvurmasının hemen ardından, söz konusu ilanın ‘sehven ilan edildiği’ gerekçesiyle
18.04.2021 tarih ve 31458 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak iptal edildiği; buna
karşılık, 10.04.2021 tarihli aynı ilan kapsamında yer alan ve bölüm bünyesindeki farklı
bir anabilim dalına ait profesör kadrosunun iptal edilmeksizin korunarak
sonuçlandırıldığı ve bu kadroya bölümde görev yapan başka bir öğretim üyesinin
atanmış olduğu anlaşılmaktadır.
2023 yılı içerisinde, 15.09.2023 tarih ve 32310 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
doçentlik kadro ilanının ardından, yerel bir gazetede Doç. Dr. Ayazlı hakkında
yayımlanan haberler gerekçe gösterilerek, söz konusu ilana başvurusunu geri çekmesi
yönünde kendisine baskı yapıldığı; akabinde bu haberler dayanak alınarak üniversite
tarafından inceleme ve soruşturma başlatıldığı ifade edilmektedir. Yürütülen
soruşturma sonucunda, ceza verilmesini gerektirecek herhangi bir durumun
bulunmadığı tespitiyle soruşturmanın kapatıldığı anlaşılmaktadır . Buna rağmen,
soruşturma ile aklanılmış olmasına karşın, aynı haberlerin akademik kadro ve
3^330
yükselme süreçlerinde fiilî bir değerlendirme ölçütü ve dolaylı veto gerekçesi olarak
kullanılmaya devam ettiği ileri sürülmektedir.
Söz konusu haberlerde dayanak gösterilen sosyal medya içeriklerinin, daha önce
kolluk makamlarına yapılan başvurular kapsamında hesap ele geçirilmesi (hackIenme)
iddiasına konu olduğu; bu hususun idari ve adli incelemelerde değerlendirilmiş ve cezai
bir sonuca bağlanmamış olduğu belirtilmektedir. Buna rağmen, aynı haber ve
içeriklerin farklı dönemlerde yeniden gündeme getirilerek akademik kadro ilanlarının
açılmaması veya başvuruların fiilen engellenmesi yönünde gerekçe olarak kullanıldığı
iddia edilmektedir.
Soruşturma sonucunda aklanılmasına rağmen, üniversite yönetimi tarafından; Doç. Dr.
Ayazlı’nın akademik itibarının zedelenmesi, gerçeğe aykırı yayın ve iftira iddiaları
bakımından, söz konusu haberleri yayımlayan gazete hakkında herhangi bir hukuki
veya cezai başvuru yapılmadığı; üniversitenin bu yayınlara karşı kurumsal koruma ve
itibar iadesi yönünde bir işlem tesis etmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, 2023 yılında yerel bir gazetede yayımlanan ve Doç. Dr. Ayazlı hakkında
gerçeğe aykırı ve itham niteliği taşıdığı ileri sürülen haberler nedeniyle 5651 sayılı
Kanun kapsamında yargı yoluna başvurulduğu; söz konusu haberlerde Doç. Dr.
Ayazlı’nın 18 yaşından küçük çocuklarına ait fotoğrafların da yer aldığı anlaşılmaktadır.
Yapılan başvuru üzerine Sivas 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen kararla
erişimin engellenmesi talebinin reddedildiği görülmektedir. Ancak bu kararın ardından
da üniversite yönetimi tarafından, gerek Doç. Dr. Ayazlı’nın akademik itibarının
korunması gerekse çocukların kişisel hakları ve özel hayatının gizliliği bakımından, söz
konusu yayınlara karşı herhangi bir kurumsal hukuki girişimde bulunulmadığı ifade
edilmektedir. Bu durum, öğretim elemanlarının ve aile bireylerinin korunmasına yönelik
idari sorumlulukların nasıl yerine getirildiği hususunda soru işaretleri doğurmaktadır.
Bunun yanında, üniversite bünyesinde öğrenci statüsünde bulunan bir kişi tarafından,
sosyal medya paylaşımları ve yerel basında yayımlanan yazılar yoluyla Doç. Dr.
Ayazlı, Fakülte Dekanı ve Rektörlüğü hedef alan içeriklerin uzun süre herhangi bir
disiplin sürecine konu edilmediği; ancak Doç. Dr. Ayazlı tarafından üniversite aleyhine
mobbing iddiasıyla yargı yoluna başvurulmasının ardından, söz konusu öğrenci
hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı İfade edilmektedir. Bu durumun, idari
işlemlerin zamanlaması ve eşitlik ilkesi bakımından nasıl değerlendirildiği hususu
açıklığa muhtaçtır.
Son olarak. Doç. Dr. Ayazlı tarafından 13.10.2025 tarihinde Sivas Cumhuriyet
Üniversitesi Rektörlüğü’ne sunulan ve akademik kadro sürecinde maruz kaldığı
uygulamaların ayrıntılı biçimde açıklandığı dilekçeye, aradan geçen süreye rağmen
herhangi bir yazılı cevap verilmediği, idarenin bu başvuru karşısında sessiz kaldığı
görülmektedir. Bu durumun, idare hukuku bakımından zımni ret niteliği taşıyıp
taşımadığı da açıklığa muhtaçtır.
Yerel basında yer alan ve doğruluğu yargı mercilerince kesinleşmemiş haberlerin,
soruşturma ile aklanılmış olmasına rağmen akademik kadro süreçlerinde fiilî engel
hâline gelmesi; ilan edilen kadroların “sehven” gerekçesiyle iptal edilmesi; ayrıca
idarenin yazılı başvurulara cevap vermemesi, liyakat, eşitlik, akademik özgürlük ve
hukuki güvenlik ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
S3330
Bu bağlamda;
1. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde görev yapan Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı
hakkında, 2023 yılında yerel basında çıkan haberler gerekçe gösterilerek başlatılan
inceleme ve soruşturmanın, ceza verilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı
tespitiyle kapatıldığı hususu Cumhurbaşkanlığının veya Yükseköğretim Kurulu’nun
bilgisi dâhilinde midir?
2. Soruşturma ile aklanılmış olmasına rağmen, aynı haberlerin akademik kadro ve
yükselme süreçlerinde fiilî değerlendirme ölçütü veya dolaylı veto gerekçesi olarak
kullanılmasının hukuki dayanağı bulunmakta mıdır?
3. 2021 yılında ilan edilen bir doçentlik kadrosunun, başvurunun ardından “sehven
ilan edildiği” gerekçesiyle iptal edilmesine karşın, aynı ilan kapsamında yer alan
başka bir anabilim dalına ait profesör kadrosunun iptal edilmeksizin
sonuçlandırılmasının; idare hukuku, eşitlik ve liyakat ilkeleri bakımından nasıl
değerlendirildiği hususunda bir inceleme yapılmış mıdır?
4. Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı tarafından 13.10.2025 tarihinde Sivas Cumhuriyet
Üniversitesi Rektörlüğü’ne sunulan dilekçeye bugüne kadar yazılı cevap
verilmemesinin gerekçesi nedir? Bu durum, idare hukuku bakımından zımni ret
olarak mı değerlendirilmektedir?
5. Soruşturma ile aklanılan bir öğretim elemanı hakkında yayımlanan gerçeğe aykırı
haberler karşısında, üniversite yönetimlerinin akademik itibarın korunması, itibar
iadesi ve hukuki başvuru yükümlülüğü bulunmakta mıdır? Bu yükümlülüklerin
yerine getirilmemesi hâlinde herhangi bir denetim mekanizması işletilmekte midir?
6. Üniversitelerde akademik kadro süreçlerinde basın haberleri, ihbarlar ve
denetlenemeyen idari gerekçeler üzerinden fiilî engelleme yaratılmasını önlemeye
yönelik bir düzenleme veya denetim mekanizması oluşturulması planlanmakta
mıdır?
7. Üniversite mensuplarını hedef alan sosyal medya paylaşımları ve basın yazıları
bakımından, öğrenci statüsündeki kişiler hakkında disiplin süreci işletilmesinin; söz
konusu paylaşımların yayımlanma tarihinden uzun süre sonra ve ancak ilgili
öğretim elemanı tarafından yargı yoluna başvurulmasının ardından
başlatılmasının, idari işlemlerin tarafsızlığı ve eşitliği ilkeleri bakımından nasıl
değerlendirildiği hususunda Yükseköğretim Kurulu tarafından herhangi bir
inceleme yapılmış mıdır?
8. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin, 31.12.2025 tarih ve 33124 sayılı Resmi
Gazete’de yayınlanan öğretim üyesi alımı ilanında 19 adet profesör ve 13 adet
Doçent kadrosu ilan edilmesine rağmen Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı’nm görev
yaptığı birim ve anabilim dalı için herhangi bir profesör kadrosunun ilan edilmemesi
kararının hangi objektif kriterlere, akademik ihtiyaç tespitlerine ve norm kadro
değerlendirmelerine dayandığı hususunda Yükseköğretim Kurulu (ve Milli Eğitim
Bakanlığı) tarafından bir denetim yapılmış mıdır?
9. Yerel basında yayımlanan ve hakkında 5651 sayılı Kanun kapsamında erişimin
engellenmesi talebi yargı mercilerince reddedilen haberlerde, öğretim
elemanlarının 18 yaşından küçük çocuklarına ait görsellerin yer alması hâlinde;
üniversite yönetimlerinin, akademik personelin ve aile bireylerinin kişisel hakları ile
özel hayatının korunmasına yönelik olarak ayrıca bir hukuki veya idari girişimde
bulunma yükümlülüğü bulunmakta mıdır? Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi
hâlinde herhangi bir denetim veya inceleme mekanizması işletilmekte midir?
10. Hakkında devlet memurluğuna engel teşkil edecek nitelikte herhangi bir
kesinleşmiş suç isnadı veya yargı kararı bulunmayan bir öğretim elemanı olmasına
rağmen, Doç. Dr. İsmail Ercüment Ayazlı’ nın 03.10.2025 tarihinde doçent
unvanına sahip olduğu hâlde Dr. öğretim Üyesi kadrosuna yeniden atanmasının
hukuki gerekçesi nedir?" Bu durum, aynı kişi hakkında doçentlik ve profesörlük
kadrolarının açılmaması yönünde tesis edilen idari tasarruflarla birlikte
değerlendirildiğinde, idarenin işlemlerinde çelişki ve objektiflikten uzaklaşma
bulunduğu iddiası Cumhurbaşkanlığı veya Yükseköğretim Kurulu tarafından
herhangi bir incelemeye konu edilmiş midir?
11.1. 10.11.2024 tarih ve 32718 sayılı Resmî Gazete’de, Sivas Cumhuriyet
Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Kamu Ölçmeleri Anabilim Dalı için
yayımlanan profesör kadrosu ilanına, aynı bölümde görev yapan bir öğretim
üyesinin başvurduğu: ancak ilgili üniversitenin yürürlükteki öğretim üyeliğine
yükseltilme ve atanma yönergesinde öngörülen şartları sağlamadığı gerekçesiyle
başvurusunun reddedildiği, buna rağmen aradan yaklaşık iki ay dahi geçmeden
(10.11.2024-31.12.2024 dönemi içinde) 31.12.2024 tarih ve 32769 sayılı Resmî
Gazete’de, aynı koşullar altında (“Doçentlik unvanını Harita Mühendisliği alanında
almış olup, su kalitesi ve orman risk haritalama alanlarında çalışma yapmış
olmak”), aynı öğretim üyesi için ikinci kez profesör kadrosu ilanına çıkıldığı ve ikinci
ilanda da gerekli koşulları sağlamadığı halde atamasının yapıldığı iddiaları doğru
mudur? Her iki ilanda da profesör kadrosu için öngörülen şartları sağlamadığı ileri
sürülen ve SCÜ Harita Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan bir adayın, kısa
aralıkla iki kez ilana konu edilerek ikinci ilanda atanmasının liyakat, eşitlik ve hukuki
güvenlik ilkeleri bakımından doğurduğu sonuçlar nelerdir; bu atamanın ardından
ilgili üniversite tarafından başlatılan idari soruşturmanın hangi gerekçeyle
başlatıldığı, hangi aşamada olduğu ve hangi sonuçla tamamlandığı, bu kapsamda
atama işleminin iptal edilip edilmediği ve profesörlük unvanının geri alınıp
alınmadığı ile tüm bu işlemler hakkında Yükseköğretim Kurulu’nun denetim ve
değerlendirme sonucunun ne olduğu hususlarının açık, ayrıntılı ve gerekçeli
biçimde kamuoyuna açıklanması planlanmakta mıdır; açıklanmıyor ise gerekçesi
nedir?
Belge parmak izi ve kaynak
bf93f6df20985a0a119b2c8aa16888f4ca7a65f94f0b70a09e6ea571f1cff941
2026-10-09T20:57:36 UTC
