ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
HALKLARIN EŞİTLİK VE CEVOKRASİ PARTİSİ
GRUE BAŞKANLIĞI
Sayı: ^
Tarih ö 2. O 2 A 2(r2^
39963
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorulanmın İçişleri Bakam Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa’nın 98’inci ve
TBMM İçtüzüğü ’nün 96Tncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak
cevaplandmlmasım arz ederim. 02.02.2026
Gülderen,
Van Milletvekili
6 Ocak 2026 tarihinde Suriye’nin Halep kentine bağlı Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerine
yönelik saldmlarla başlayan ve ardından Kuzey ve Doğu Suriye’ye yayılan saldmlar, sivillerin
yaşam hakkını hedef alan ağır insan hakları ihlallerine yol açmıştır. Bu saldınlara karşı
Türkiye’nin birçok kentinde banşçıl protestolar gerçekleştirilmi ş ve halen devam etmektedir.
Ancak söz konusu protestolar sırasında, Anayasa’mn 34. maddesiyle güvence altına alman
toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkım kullanan yurttaşlara yönelik ciddi hak ihlallerinin
yaşandığı kamuoyuna yansımıştır.
Yaşanan saldmlann ve derinleşen insani krizin önüne geçmek amacıyla yapılan banşçıl
protestolara ilişkin olarak sosyal medya üzerinden yanlış algılar oluşturulduğu, kamuoyunun
yamitıldığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu süreçte Yeni Yaşam Gazetesi,
Mezopotamya Ajansı ve Jinnevvs başta olmak üzere çok sayıda basın kuruluşunun, gazetecinin
ve yurttaşın sosyal medya hesaplanna erişim engeli getirildiği görülmüştür.
Ayrıca Türkiye’de son dönemde sosyal medya ve bazı medya organlannda Kültlere yönelik
ırkçı, aşağılayıcı, hakaret içeren ve hedef gösterici söylemlerin münferit olmaktan çıktığı;
örgütlü, sistematik ve süreklilik arz eden bir hâl aldığı görülmektedir. Bu söylemler toplumsal
banşı tehdit etmekte ve geçmişte ağır sonuçlar doğuran nefret pratiklerini yeniden üretme
riskini banndırmaktadır.
însan Haklan Demeği (İHD) Türkiye medyasında artan nefret söylemi ve ayrımcılığa ilişkin
yaptığı açıklama da; "Suriye Savunma Bakanlığı ’nca 22 Ocak 2026 tarihli açıklamasında bile
Suriye ’nin Kuzeydoğusundaki operasyonlar esnasında yasalara aykırı ihlal ve davranışların
tespit edildiği’ belirtilmesine rağmen, bölgedeki insan hakkı ihlallerinde resmi ordu
r ■
mensuplarının sorumluluğu Türkiye’deki yayın kuruluşlarınca yok sayılmanın ötesinde
meşrulaştırılmıştır. ‘Çatışmacılığı değil, barış gazeteciliğini esas alma ’ kuralına aykırı olan bu
yayınlar, ‘Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ”nde yer alan, ‘Gazeteci; başta
barış, demokrasi, hukukun üstünlüğü, laiklik ve insan hakları olmak üzere; insanlığın evrensel
değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur’ ilkesinin de açıkça ihlali niteliğindedir.
Yaşam hakkı ihlaliyle sonuçlanan bu eylemlerin görmezden gelinmesi 'halkın gerçekleri
öğrenme hakkını' da ortadan kaldırmaktadır. Diğer yandan, ağır insan hakkı ihlallerine yol
açan saldırıların ‘zafer ’ yorumlarıyla aktarılması, bölgede yaşananların meşrulaştırılması
sonucu doğurmaktadır. İnsani yardım koridorlarının açıldığı belirtilirken, ağırlıklı olarak
Kürtlerin yaşadığı Kobani bölgesinin hâlâ abluka altında tutulduğu görmezden gelinmektedir.
Yaşam hakkının, barınma hakkının, sağlığa erişim hakkının yok edildiği, çocukların ve
kadınların mağduriyetine sessiz kalındığı bir ortamda petrol gelirlerine el konulması gibi
gelişmeler, bütün bu insanı sorunların üzerinde tutulmaktadır. Oysa gazetecilik insan
mesleğidir; insan yaşamından daha değerli hiçbir şey olamaz. Medyanın kullandığı savaş
dilinin toplum üzerindeki olumsuz etkileri, yaşam hakkı ihlallerine kadar varan bir dizi
provokasyonun meydana gelmesine yol açmaktadır." denilmiştir.
Bu bağlamda;
1. 6 Ocak 2026 tarihinden itibaren Suriye’deki saldırılara karşı Türkiye genelinde
düzenlenen banşçıl protestolara yönelik kaç müdahale gerçekleştirilmiştir? Bu
müdahalelerin hukuki gerekçeleri nelerdir?
2. Son beş yıl içerisinde Kültlere yönelik ırkçı, hakaret içeren ve hedef gösterici nitelikteki
sosyal medya paylaşımlan ve medya yayınlan hakkında başlatılan soruşturma var
mıdır? Bunlann kaçı iddianameye dönüşmüştür?
3. Kürt seçilmişlerine, halkına sosyal medya üzerinden yapılan hakaretlere ilişkin herhangi
bir önlem ahnmamasmm gerekçeleri nelerdir? Bir halka ve o halkm seçilmişlerine
hakaret etmek suç değil midir?
4. Kültlere yönelik nefret söylemi içeren paylaşımlara ilişkin verilen kovuşturmaya yer
olmadığı kararlanmn gerekçeleri nelerdir?
5. Yeni Yaşam Gazetesi, Mezopotamya, Jinnews Ajansı ve çok sayıda gazeteci ile
yurttaşın sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri hangi gerekçelere
dayandmlmıştır? Bu kararlar hangi merciler tarafından alınmıştır?
6. Basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilen bu erişim engellerine ilişkin
olarak Bakanlığımzca başlatılmış bir idari ya da adli denetim süreci bulunmakta mıdır?
f
395^2
7. Hakaret, nefret dili kullanan sosyal medya kullanıcılan yerine mesleğini icra eden basın
emekçilerinin sosyal medya hesapları neden engellenmektedir? Bu uygulamamn
gerekçesi nedir?
8. Nefret söylemi ve hedef gösterme suçlatma ilişkin oluşan cezasızlık algısımn ortadan
kaldıniması amacıyla Bakanlığınızca yürütülen özel bir çalışma veya eylem planı
bulunmakta mıdır?
9. Medya ve sosyal medyada Kültlere yönelik linç kültürünün toplumsal etkilerine ilişkin
Bakanlığımzca yapılmış bir araştırma veya rapor bulunmakta mıdır?
10. 6 Ocak 2026 tarihinden itibaren Suriye’deki saldırılara karşı düzenlenen banşçıl
protestolar sırasında toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkımn ihlal edildiğine dair kaç
başvuru yapılmıştır?
11. Bu protestolara yönelik kolluk müdahaleleri hangi hukuki gerekçelere dayandınimıştır
ve bu müdahaleler hakkında idari ya da adli soruşturma başlatılmış mıdır?
12. Kültlere yönelik nefret söylemi ile banşçıl protestolara yönelik müdahalelerin
önlenmesi amacıyla kolluk kuvvetleri ve ilgili kamu kurumlanna yönelik herhangi bir
eğitim, genelge veya düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
13. Banşçıl protestolara ilişkin olarak sosyal medya ve bazı medya organları üzerinden
kamuoyunu yamitıcı içeriklerin yayılması konusunda Bakanlığımzca herhangi bir
inceleme yapılmış mıdır?
14. Medyada ve sosyal medyada kullanılan nefret dili ile savaş dilinin toplumsal barışı
zedelediğine ilişkin iddialar hakkında bakanlığımzm bir açıklaması olacak mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak
ce76292e05442d28d6deeaf1ee61f37055751a5753b298112b04583b001c904c
2026-10-09T20:54:52 UTC
