ÖZGÜN BELGE / 2 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA - 21333
Aşağıdaki somlsivımm. Adalet Bakanı Yılmaz Tİ/TVÇ'tarafından Anayasa’nın 98’inci, İçtüzüğün
96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
26.12.2024.
N/vr6z ÜYSÂL fikSLAN
Milletvekili
İnsan hakları içinde değer sırası bakımından yaşam hakkının ilk sırada yer alması ve diğer tüm
hakların varlık sebebi olarak kabuk edilmesinin nedeni bu hakların yaşama hakkına bağlı
olmasındandır. Bu nedenle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 3’üncü, Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesinin 2’nci, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 6’ncı ve T.C.
Anayasasımn 17. maddesinde olduğu gibi birçok ulusal ve uluslai'arası mevzuat metninde “her
insanın doğuştan gelen yaşama hakkına sahip olduğu” belirtilmiştir. Bu bakımdan bu hakkın
kullanımı için devletlerin, yalnızca insan yaşamına saygı gösterme anlamında negatif
yükümlülükleri bulunmayıp, aynı zamanda insan yaşamını etkin olarak korumak için gerekli
adımları atmak ve tedbirleri almak gibi pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır. Özellikle de
devletlerin denetimi ve gözetimi altında tutukları hükümlü ve tutuklular ile gözaltına alınan
kişiler bakımından bu hassas durumları ile yaşama hakkı yönünden daha duyarlı ve dikkatli
olunması, etkin bir şekilde korunmaları ve bu kişilerin yaşamlarını gereksiz yere tehlikeye
atılmasını önleyici her türlü tedbirin alınması devletler için bir görev ve zorunluluktur.
Ancak Türkiye’de Adlî Tıp Kurumunca ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü
hastanelerin sağlık kurullarınca “cezaevinde kalamaz” veya “yalmz başına hayatını devam
ettiremez” şeklinde düzenlenmiş raporlara rağmen kolluk gücünün “tehlikelilik raporlarına”
dayanılarak hasta mahpusların tahliyeleri engellenmektedir.
/i'
Bu bağlamda;
1- “Cezaevinde kalamaz” veya “yalnız başına hayatını devam ettiremez” şeklinde
düzenlenmiş hastane raporlarına rağmen hasta mahpuslar hakkında son kararın devletin
kolluk güçlerinin vereceği “tehlikelilik raporlarına” bırakılması T.C. Anayasasına ve
uluslararası hukuka aykırı değil midir?
2- Tahliye edilmesi gerektiği bilimsel tıbbı raporlarla kanıtlanmış mahpuslardan şüphe
duyulması halinde neden bu mahpusların tahliyeleri sonranda devletin güvenlik
birimlerince gerekli izleme ve önleme faaliyeti yürütmesi yerine cezaevlerinde tutularak
sağlık ve yaşam hakları tehlikeye atılmaktadır?
3- Kollukça düzenlenmiş “tehlikelilik raporlarının”. insafına bırakılan hasta mahpuslar
hakkında kolluğun yaptığı inceleme bağımsız kurum veya kuruluşların denetimine açık
mıdır? Bu inceleme nasıl bir denetim mekanizmasına tabidir?
4- Bakanlık olarak sorumluluğunuz altındaki hasta mahpusların yaşam hakkını korumak
ve savunmak adına hukuka aykırı yasal düzenlemelerin kaldırılması ve hukuka aykırı
uygulamalardan vazgeçilmesi için bir çalışmanız olacak mı?
Belge parmak izi ve kaynak
84d4ab8f4d988807a47abd02fedb14b85dce9c4db53e1522259bef6969825651
2026-10-13T16:29:47 UTC
