BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

İstanbul ve Mardin'de yaşanan cinsel istismar vakalarının soruşturulmasına ilişkin

7/15782 · 2024-08-22

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 2
Esas Numarası
7 / 15782
Başkanlığa Geliş Tarihi
22.08.2024
Önergenin Özeti
İstanbul ve Mardin'de yaşanan cinsel istismar vakalarının soruşturulmasına ilişkin
Önergenin Sahibi
Kars Milletvekili Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT
Önergenin Muhatabı
Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ
Önergeyi Süre Dışı Cevaplayan
Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ
Son Durumu
Süresi Geçtikten Sonra Cevaplandı
Cevap Bildiriliş Tarihi
28.11.2024
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

TBMM HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ * GRUP BAŞKANLIĞI ^ V © j s. :.Y' ySayı Tarih 1 5782 BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki somlanmın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzük ’ün 96’ıncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. (21.08.2024) Gülüstan Kılıç Koçyiğit DEM Parti Grup Başkanvekili Kars Milletvekili Türkiye’de çocuk istismarı vakaları her geçen gün artış göstermektedir. Bu duruma dair etkin bir veri çalışması yürütülmesinin önünde toplumsal ve siyasal birçok engel bulunmasına karşın kamuoyıma yansıyan olaylar çocuk istismarı vakalarındaki artışı gözler önüne sermektedir. İktidarm çocuk istismarı olaylarının üzerine gitme noktasmdaki isteksizliği, açığa çıkan durumları bütün kuramlarıyla hasıraltı etme çabası, failleri cezasızlık politikalarıyla cesaretlendirme girişimleri ve bu alanda toplumsal politikalar geliştirme noksanlığı şüphesiz bu vakaların artışında önemli bir rol üstlenmektedir. Geçtiğimiz iki gün içerisinde basma yansıyan iki farklı olay çocukların istismar karşında haklarının korunmadığını, istismarı önleme ve istismara maruz bırakılanları destekleme konularında sistematik bir eksikliğin varolduğunu, her iki durumda da çocuğun üstün yararı ilkesinin değil, faillerin yaran ilkesinin gözetildiğini net bir şekilde göstermektedir, îlk olarak, İstanbul Küçükçekmece’de Ebuzeyid G. adlı fail 14 yaşında akrabası olan bir çocuğa 3 yıl boyunca sistematik bir biçimde cinsel istismar gerçekleştirmiştir. ^ Çocuğun görüntülerini kayda alan ve bu görünteleri tehdit olarak kullanan fail, dönem dönem kendisini öldürmekle tehdit ederek çocuğa psikolojik şiddet uygulamıştır. 3 yılın ardından ailenin durumu öğrenmesi ve şikayette bulunması ile fail 12 Ağustos’ta (2024) gözaltına alınmış, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmiştir. Çıkarıldığı mahkemede, cinsel istismar iddialarnıı reddetmiş, çocuğa cinsel organının fotoğraflannı defalarca ilettiğini kabul etmesine rağmen, istismara uğrattığı çocuğu kızı gibi gördüğünü, kendisiyle kızı gibi ilgilendiğini söylerek Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, 13 Ağustos’ta adli kontrol şartı ve yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakılmıştır. Yani 3 yıl boyunca süren sistematik cinsel istismar vakası bir günde işleme alınarak, etkin soruşturma talep edilmeden, istismara maruz bırakılan çocuğun üstün yararı ve psikolojik durumu öncelenmeden kapatılmak istenmiş, fail cezasızhkla ödüllendirilerek, serbest bırakılmıştır, istismara maruz bırakılan çocuğun ailesi, failin nüfuzlu ilişkilerinden ötürü kaygılarını dile getirmiş, bu ilişki ağının serbest bırakılmasında etkili olduğunu belirtmiştir. -İp. 15^1. îkinci vakada ise Mardin’de bir çocuk akrabası N.Ç tarafından cinsel istismara uğramış, olay sonucu hamile kalmış, ölü doğum gerçekleşmiş, ölümden sorumlu tutularak “kasten öldürme” suçlamasıyla 16 Ocak 2024’te tütuklanmıştır. ATK raporu ile ölü doğan çocuğun babasının N.Ç olduğu tespit edilmiş fakat savcılık N.Ç. hakkında “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlamasıyla başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Öte yandan kararda işlenen suçun “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” olmadığı, “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçu olduğu belirtilmiştir. Bunun ardından savcılığın “kovuşturmaya yer yok” kararma itiraz eden çocuk, dosyayı Mardin l’inci Sulh Ceza Hakimliği’ne taşımıştır. 7 Mart’ta itirazı karara bağlayan mahkeme, çocuğım beyanına başvurmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda itirazın reddine ve savcılığın takipsizlik kararının kabulüne hükmetmiştir. Cezaevinde yazdığı mektupla olayın detaylarını aktaran 16 yaşmdaki çocuk, maruz bırakıldığı istismarın yalnızca N.Ç tarafından değil M.Ç. ve M.S.Ö. tarafından da gerçekleştirildiğini belirtmiş fakat Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı 20 Mayıs’ta failler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Çocuğun beyanlarını esas almayan savcılık, “yeterli delilin olmadığını” öne sürmüş ve olayın üzerinden iki yıl geçmesini gerekçe yaparak failler hakkında takipsizlik kararı vermiştir. Yani o dönemden bu döneme istismara maruz bırakılan çocuk tutuklu bulunurken, istismarı gerçekleştiren failler serbest bırakılmıştır. Bu durum terazisi kaymış adalet sisteminin çocuk istismarları karşısında yetersizliğinin ve skandal kararlarla imza atma becerisinin çarpıcı bir örneğini oluşturmaktadır. Bu bağlamda; 1. Türkiye’de çocuk istismarı vakalarının her geçen gün arttığı göz önüne alındığında. Adalet Bakanlığı bu vakaların önlenmesi ve etkin bir şekilde soruşturulması için hangi somut adımları atmaktadır? 2. Çocuk istismarı vakalarında faillerin serbest bırakılması veya hafif cezalarla cezalandıniması, kamuoyunda cezasızlık algısının oluşmasına neden olmakta, failleri caydırmaktan ziyade cesaretlendiren durumlar açığa çıkmaktadır. Bu tür kararların çocuk istismarıyla mücadelede yarattığı olumsuz etkiler konusunda Bakanlığınızın bir değerlendirmesi var mıdır? Varsa, bu konuda alınan önlemler nelerdir? 3. Mahkemelerin, çocuk istismarı davalarını etkin bir şekilde yürütmekten kaçınmasının gerekçeleri nelerdir? Faillerin sıklıkla cezasız bırakılmalarını n gerekçeleri nelerdir? 4. Türkiye’de çocuk istismarı vakalarına ilişkin verilerin toplanması, analiz edilmesi ve kamuoyuyla paylaşılması konusunda Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır? Bu tür verilerin açıklanması için bir mekanizma oluşturulması düşünülmekte midir? Sürece sivil toplum örgütleri dahil edilmekte midir? Ediliyorsa, bu sivil toplum örgütleri hangileridir? Bu konuda çocuk hakları ve çocuğun üstün yararı ilkesini etkin ve şeffaf bir biçimde ortaya konulmuş olması gereği şart koşulmakta mıdır? 5. Çocuk istismarı davalarında, istismara maruz bırakılanlarım korunması ve adalete erişimlerinin sağlanması için yargı mensuplarına yönelik herhangi bir çalışma var mıdır? Varsa eğer bunun etkin bir şekilde yürütülüp yürütülemedeğinin denetimi nasıl sağlanmaktadır? Bu konuda uluslararası standartlara gözönünde bulundurulmakta mıdır? 6. Türkiye’de son beş yıl içerisinde (2024’ün ilk 6 ayı da dahil) çocuğun cinsel istismarı kapsamında açılan dosya sayısı kaçtır? Bu dosyalar nitelikli aynştırmaya tabi tutulmuş mudur? 7. Yukarıda bahsi geçen ilk olayda, Ebuzeyid G.’nin 14 yaşındaki bir akrabasına 3 yıl boyunca sistematik bir şekilde cinsel istismar gerçekleştirmesin e, çocuğun görüntülerini tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanmasına, mahkemede çocuğa cinsel orgamn fotoğrafarmı gönderdiğini kabul etmesine rağmen serbest bırakılmasının gerekçesi nedir? Mahkemenin hukuki dayanakları nelerdir? 8. Etkin bir soruşturma yürütülmemiş olmasının sorumlulan kimlerdir? Bu kişilerin mağduriyeti tanzim etmek yerine yeni bir mağduriyet yarattığı yeterince açık değil midir? 9. İkinci olayda, Mardin’de N.Ç., M.Ç. ve M. S. Ö. için kovuşturmaya yer verilmemesinin ve akabinde serbest bırakılmalarının gerekçeleri nelerdir? Savcılık hangi hukuki dayanakları göz önünde bulundurarak bu kararları vermiştir? 10. Savcılığın "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçlamasım "reşit olmayanla cinsel ilişki" olarak değerlendirmesinin nedeni nedir? 11. Çocuğun nitelikli cinsel istismar sonucu hamile kalması suç teşkil etmezken, bebeğin ölü doğması ve bunun sorumlusunun mağdur çocuk olarak değerlendirilmesi ve ceza verMmesi nasıl mümkündür? 12. İstismara maruz kalan çocuğun baskı ve tehdit altında ifade verdiğini beyan etmesi üzerine etkin bir soruşturma yürütülmemesinin gerekçesi nedir? 13. Her iki olayda da failler serbestken, ikinci olayda çocuğun cezaevinde olması Bakanhğımzca nasıl değerlendirilmektedir? 14. Bahsi geçen olaylar, Türkiye’de çocukların cinsel istismar karşısında adli kurumlar tarafından korunmadığını, önleyici ve caydırıcı hiçhir politikamn uygulamada olmadığını göstermesi açısından önemlidir. Bakanlığınızın hu doğrultuda tespit, değerlendirme ve planlamaları nelerdir?
Belge parmak izi ve kaynak

49e7519e8b4d238900092cf468af36570ed9834921ac50a6189ad4e914a5f5da

2026-10-13T16:17:26 UTC
Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Bu belgeden okunabilir metin çıkarılamadı. Özgün PDF’yi görüntüleyebilirsiniz.

Belge parmak izi ve kaynak

69095869ed4cd6faad04ede03427d9cc8f65b7b4dc1465c67dafb36745f057e0

2026-10-13T16:12:59 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.