ÖZGÜN BELGE / 2 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
29 074
Evrim RIZVANOGLU
İstanbul Milletvekili
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Doğa Hakları ve Çevre Politikaları Başkan
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakam Murat KURUM tarafından
Anayasamn 98. ve TBMM içtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak
cevaplandırılmasını arz ederim. 02.06.2025
Evrim RIZVANOGLU
İstanbul Milletvekili
Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Aşağıbeyçayır ve Eğrisöğüt mahalleleri sımrlarmda, yıllık
55 bin ton ANFO üretim kapasitesine ve 7 milyon kapsül montajına sahip bir patlayıcı madde
üretim tesisi kurulmasına yönelik üçüncü kez Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci
başlatılmıştır. Söz konusu tesisin ilk ÇED başvurusunun, projenin çevresel açıdan uygun
olmadığı yönündeki değerlendirmeler doğrultusunda yatırımcı tarafından geri çekilmesi,
ardından ÇED süreci dışında yapılan ikinci başvurunun ilgili Çevre İl Müdürlüğü tarafından
reddedilmesine karşın, aynı projenin üçüncü kez ÇED süreciyle yeniden gündeme getirilmesi;
çevre mevzuatımn tutarlılığı, idari karar süreçlerinin öngörülebilirliği ve kamu denetiminin
işlevselliği açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Vatandaşların ve yöre
demeklerinin itirazlarına rağmen sürecin sürdürülmesi, çevre kararlannda toplumsal rıza ve
kamusal yararın dışlandığı bir uygulamaya işaret etmektedir.
Projenin temel hammaddesi olan ANFO (amonyum nitrat ve fuel oil kanşımı), küresel ölçekte
yüksek riskli patlayıcı sınıfına dahil edilmektedir. 2020 yılında Lübnan’ın Beymt kentinde,
yalnızca 2.750 ton amonyum nitratın infilakıyla meydana gelen felaket, bu tür tesislerin kent
merkezlerine ve tarım havzalarına yakınlık durumunda ne denli yıkıcı sonuçlar
doğurabileceğini açıkça göstermiştir. Söz konusu tesisin 55 bin tonluk kapasitesi
düşünüldüğünde, olası bir endüstriyel kazanın yalnızca köy yerleşimlerini değil, tüm bölgeyi
tehdit edecek ölçekte olduğu açıktır.
Üstelik tesisin yapılması planlanan alan, resmi kayıtlarda çayır ve mera olarak yer almakta ve
dört köy tarafından aktif şekilde otlatma ve tarım faaliyetleri için kullanılmaktadır. Aynı
zamanda köy içme suyu kaynağına yalnızca 200 metre uzaklıkta olması, halk sağlığı açısından
kabul edilemez bir risk oluşturmaktadır. Bölgenin en yüksek kotlanndan birine kurulması
planlanan tesisin yağışlarla birlikte kimyasal taşınım yoluyla Zamantı Irmağı’na ve Bahçecik
Barajı’na ulaşması; içme suyu, sulama altyapısı ve balıkçılık faaliyetleri açısından telafisi
olmayan sonuçlara yol açabilir. Bu etkiler dikkate alındığında, projeye dair hidrojeolojik.
23o?4
ekotoksikolojik ve sosyo-ekonomik etki analizlerinin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde
ciddi endişeler bulunmaktadır.
Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 5. ve 6. maddelerinde belirtilen ilkelere göre,
çevresel kararların alınmasında bilimsel risk değerlendirmesi, kamu katılımı ve ekosistem
bütünlüğünün gözetilmesi zorunludur. Ancak ilgili projede bu kriterlerin sağlandığına dair
kamuoyuna açık, şeffaf ve bilimsel dayanağı olan herhangi bir rapor sunulmamıştır. Bu
bağlamda, daha önce iki kez uygun bulunmayan bir projenin üçüncü kez gündeme alınması,
ÇED sürecinin keyfi işletildiği ve yatırımcı lehine yeniden yorumlandığı yönündeki kaygıları
artırmaktadır.
Bu bağlamda;
1. Daha önce iki kez sonuçsuz kalan bu patlayıcı madde üretim tesisi projesi için ÇED
sürecinin üçüncü kez başlatılmasına hangi gerekçelerle izin verilmiştir? Bakanlığınız,
bu yeni başvurunun önceki reddedilen başvurulardan hangi yönleriyle farklılaştığını
tespit etmiş midir?
2. Tesiste yılda 55 bin ton ANFO üretimi planlandığı belirtilmektedir. Bu ölçekte bir
üretim için kullanılacak amonyum nitrat miktan ne kadardır? Bu maddenin
depolanması ve işlenmesi sırasında öngörülen güvenlik önlemleri nelerdir? Bu
önlemler, Beyrut Limam’ndaki patlama gibi büyük ölçekli kazaların tekrarını
engellemek açısından yeterli midir?
3. Projenin gerçekleştirileceği alanın çayır ve mera vasfı korunmakta mıdır? Varsa, bu
statünün değiştirildiğine ilişkin alınmış bir Mera Komisyonu kararı ve ilgili
kamulaştırma işlemleri bulunmakta mıdır? Mera Kanunu’nun 14. ve 15. maddeleri
uyarınca bu alanın tarım dışı kullanıma açılması nasıl gerekçelendirilmiştir?
4. Tesisin köy içme suyu kaynağına 200 metre mesafede olduğu kamuoyuna
yansımaktadır. Bu yakınlık dikkate alındığında, yer altı ve yüzey suyu kirlenme riskine
ilişkin herhangi bir hidrojeolojik modelleme, kirlenme senaryosu ya da su güvenliği
analizi yapılmış mıdır? Bakanlığınız bu mesafeyi yeterli ve güvenli bulmakta mıdır?
5. Proje alam, bölgenin en yüksek rakımlarından birindedir. Kimyasal maddelerin
yağmur ve kar sularıyla Zamantı Irmağı ve Bahçecik Barajı’na taşınma riski bilimsel
olarak değerlendirilmiş midir? Bu su kaynaklarında halk sağlığına ve ekosisteme
yönelik etkilerin uzun vadeli izleme planı var mıdır?
6. Tesisin yalnızca 200 metre uzağında orman fidanlıkları bulunduğu ifade edilmektedir.
Bu durum, orman yangınları riski ya da orman ekosistemlerine olası toksik etkiler
açısından. Orman Genel Müdürlüğü veya başka bir kurum tarafından incelenmiş
midir?
7. Projenin çevresinde tarım arazileri, hayvancılık alanları ve mera sahaları
bulunmaktadır. Bu alanlarda yürütülen üretim faaliyetlerinin, kimyasal sızıntı ve
patlama riski nedeniyle zarar görmesi veya durması halinde bölge halkının geçim
kaynaklarının etkilenmesi öngörülmüş müdür? Bu bağlamda bir sosyoekonomik etki
analizi yapılmış mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak
a5ac628e30061796c73d910978cab20803a11539f1914a7a12c302fd441d662e
2026-10-13T16:41:24 UTC
