BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

Bakanlık tarafından yapılan iş teftişlerine ilişkin

7/45311 · 2026-06-03

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 4
Esas Numarası
7 / 45311
Başkanlığa Geliş Tarihi
03.06.2026
Önergenin Özeti
Bakanlık tarafından yapılan iş teftişlerine ilişkin
Önergenin Sahibi
Gaziantep Milletvekili Sevda KARACA DEMİR
Önergenin Muhatabı
Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN
Önergeyi Süre Dışı Cevaplayan
Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN
Son Durumu
Süresi Geçtikten Sonra Cevaplandı
Cevap Bildiriliş Tarihi
14.08.2026
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

4531 1 Sevda Karaca Gaziantep Milletvekili Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğinee yazılı olarak cevaplandınimasını arz ederim. 03.06.2026 Sevda Karaca Gaziantep Milletvekili Emek Araştırmaları Demeği’nin “Türkiye’de İş Teftişi; Denetlenmeyen Sermaye, Dizginlenmeyen Sömürü” başlıklı araştırma raporu, Türkiye’de iş teftişi sisteminin işçileri koruyan kamusal bir denetim mekanizması olmaktan büyük ölçüde çıkarıldığını; patronların hak ihlallerini önlemek yerine, bu ihlallerin fiilen cezasız kalmasına zemin hazırlayan bir yapıya dönüştürüldüğünü ortaya koymaktadır. Türkiye’de iş teftişi alamndaki en çarpıcı göstergelerden biri iş müfettişi sayısındaki yetersizliktir. Rapora göre Türkiye’de 100 bin çalışana yalnızca 2,8 iş müfettişi düşmektedir. Müfettiş başına düşen kayıtlı işyeri sayısı Bulgaristan’da 550, Portekiz’de 717, Malezya’da 1.345 iken Türkiye’de 2.445’e çıkmaktadır. Bu veri, patronlara yalnızca vergi, teşvik, destek ve muafiyetler değil; işçi haklarını ihlal ettiklerinde yakalanmama ve cezalandmlmama anlamına gelen fiili bir “teftiş muafiyeti” de sağlandığını göstermektedir. Rapora göre 2010 yılında 1 milyon 325 bin 749 olan işyeri sayısı 2024’te 2 milyon 241 bin 896’ya yükselmiştir. Rapordaki hesaplamaya göre 2024’te işyerlerinin yaklaşık yüzde 99,7’si işçi sağlığı ve güvenliği yönünden, yaklaşık yüzde 99,8’i ise işin yürütümü yönünden denetlenmemiştir. Bu oranlar, Türkiye’de teftiş edilmeyen işyerlerinin istisna değil kural olduğunu göstermektedir. Bu durumun işçi sınıfı açısından sonucu açıktır: İşçiler, çalışma yaşamında haklarını ihlal eden patronlar karşısında büyük ölçüde yalnız bırakılmaktadır. Ücretlerin eksik veya geç ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin gasp edilmesi, sigortasız çalışma, yıllık izin hakkının kullandınimaması, kayıt dışı istihdam, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması, sendikal baskı ve işten atma gibi ihlaller denetim yokluğu nedeniyle yaygınlaşmaktadır. Teftiş sisteminin bu ölçüde zayıflatılması, iş cinayetlerinin, meslek hastalıklanmn, ağır ve tehlikeli çalışma koşullarımn ve ücret gasplarının zeminini oluşturmaktadı r. ^n-ı-ı Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli husus, 2011’den itibaren hayata geçirilen “programh/proaktif teftiş” stratejisidir. Bu strateji kapsamında teftişlerin “ihtiyaca göre işveren veya işveren vekiline haber verilerek” yapılması, teftiş sırasında noksanlık ve aykırılık tespit edilmesi halinde doğrudan idari para cezası uygulanması yerine teftişe ara verilerek işverene süre tanınması, bu süre boyunca eğitim, iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık verilmesi öne çıkarılmaktadır. Bu yaklaşım, işçilerin haklarım korumaya yönelik caydmcı ve bağımsız bir denetim mekanizması değil; patronlara eksikliklerini toparlama, ihlalleri görünmez kılma ve yaptınmdan kaçınma olanağı sağlayan bir “nazik teftiş” anlayışıdır. İşçi sağlığı ve güvenliği ihlalleri, kayıt dışı istihdam, fazla mesai gaspları, çocuk işçiliği, gece çalışması ihlalleri veya sendikal baskılar gibi birçok konuda gerçek durumun saptanabilmesi için denetimin habersiz, bağımsız ve etkili biçimde yürütülmesi gerekir. Bu nedenle haberli teftiş uygulaması, işçilerin yaşamını ve haklarını değil, patronların denetimden kaçınma olanaklarım korumaktadır. Raporda üzerinde durulan bir başka temel sorun, ceza yerine süre verilmesi uygulamasıdır. Kadın işçilerin emzirme hakkının engellenmesi, çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması, gece ve gündüz postalarının mevzuata aykırı düzenlenmesi, ara dinlenme haklarının gasp edilmesi gibi ağır ihlallerde dahi süre verilebilmesinin skandal niteliğinde olduğu belirtilmektedir. İşçinin hakkı gasp edilmişse, işçinin sağlığı veya yaşamı tehlikeye atılmışsa, ortada yalnızca giderilmesi gereken bir “noksanlık” değil, yaptırıma bağlanması gereken bir hak ihlali vardır. Buna rağmen işverene süre verilmesi, patronlar açısından fiili bir af mekanizmasına dönüşmektedir. Bütün bu tablo, Türkiye’de iş teftişi sisteminin işçi haklarını korumaktan uzaklaştığını; iş cinayetleri, meslek hastalıklan, ücret gaspları, kayıt dışı çalışma, fazla mesai sömürüsü, çocuk işçilik, sendikal baskı ve güvencesiz istihdam gibi sorunların yaygınlaşmasına zemin hazırladığını göstermektedir. İşyerlerinin neredeyse tamamının denetim dışında kaldığı, müfettiş sayısının düşük tutulduğu, teftişlerin haberli yapıldığı, ceza yerine süre verildiği, küçük işyerlerinin ve güvencesizliğin yoğunlaştığı sektörlerin denetim dışı bırakıldığı, işçilerin şikâyetlerinin ise etkin teftiş süreçleri yerine bürokratik veya arabuluculuk mekanizmalarına havale edildiği bir düzende, çalışma yaşamında kamusal denetimden söz etmek mümkün değildir. Bu bağlamda; 1. Türkiye’de 100 bin çalışana yalnızca 2,8 iş müfettişi düşerken ve müfettiş başına kayıtlı işyeri sayısı 2.445’e ulaşmışken Bakanlığınız milyonlarca işçinin hakkının, sağlığının ve can güvenliğinin korunduğunu nasıl iddia etmektedir? Bu tablo, Bakanlığımzm işçilerin haklarını, sağlığını ve can güvenliğini korumak yerine; işçilerin canı ve emeği pahasına patronların kârını güvence altına alan bir denetimsizlik düzenine hizmet ettiğini göstermiyor mu? 2. 2010 yılında 1 milyon 325 bin 749 olan işyeri sayısı 2024’te 2 milyon 241 bin 896’ya yükselmişken, iş teftişlerinin artırılması bir yana azaltılması bilinçli bir tercih midir? Bakanlığınız artan işyeri sayısına ve çalışan nüfusa rağmen denetim kapasitesini neden güçlendirmemiş, iş müfettişi sayısını neden artırmamıştır? 3. 2024 yılında işyerlerinin yaklaşık yüzde 99,7’sinin işçi sağlığı ve güvenliği yönünden, yüzde 99,8’inin ise işin yürütümü yönünden denetlenmediği iddiası doğru mudur? İşyerlerinin neredeyse tamamının denetlenmediği bu tablo patronlara fiili bir “teftiş muafiyeti” tanındığını göstermiyor mu? 4. Son beş yılda iş cinayeti yaşanan işyerlerinin kaçı, iş cinayetinden önceki son üç yıl içinde Bakanlığımz tarafından denetlenmiştir? Denetlenmeyen ya da eksiklikleri tespit TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23 E-Posta : $evdakaraca@tbmm.gov.tr 4rî-i'( edildiği halde yaptırım uygulanmayan işyerlerinde yaşanan işçi ölümlerinde sorumluluğunuzu kabul ediyor musunuz? 5. Bakanlığınızın 201T den itibaren uyguladığı “programlı/proakt if teftiş” stratejisi işçilerin haklarım korumak için mi, yoksa patronlara eksiklerini toparlamaları ve yaptırımdan kaçmalan için zaman kazandırmak için mi uygulanmaktadır? 6. “Programlı/proaktif teftiş” kapsamında yapılan denetimlerin kaçı patrona önceden haber verilerek gerçekleştirilmiştir? Bakanlığınız, patrona önceden haber verilen bir denetimin gerçek çalışma koşullarını ortaya çıkaramayacağını kabul etmekte midir? 7. İşçi sağlığı ve güvenliği ihlalleri, kayıt dışı çalışma, fazla mesai ücreti gaspı, çocuk işçilik, gece çalışması ihlalleri ve sendikal baskı gibi konularda patrona önceden haber verilerek yapılan teftişler işçiyi değil patronu koruyan bir uygulama değil midir? Bakanlığınız ağır ve acil ihlal iddialarında habersiz teftişi kural haline getirmeyi düşünmekte midir? 8. Teftişlerde noksanlık veya mevzuata aykırılık tespit edildiğinde doğrudan yaptmm uygulamak yerine patronlara süre verilmesi, patronlar açısından fiili bir af mekanizması yaratmıyor mu? İşçinin hakkı gasp edilmiş, sağlığı ve yaşamı tehlikeye atılmışken patrona “telafi süresi” tanımak; işçilerin emeğini ve can güvenliğini değil, patronlann kârını ve cezasızlığmı güvence altına alan bir uygulama değil midir? 9. Kadın işçilerin emzirme hakkının engellenmesi, çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması, ara dinlenme hakkının gasp edilmesi, gece-gündüz postalarının mevzuata aykm düzenlenmesi gibi ağır ihlallerde dahi patrona süre verilmesini Bakanlığınız nasıl savunmaktadır? 10. Başta küçük ölçekli işyerleri, tekstil, tanm ve geri dönüşüm olmak üzere; inşaat, taşeron işyerleri, lokanta-kafe, moto-kurye, küçük atölye ve merdiven altı üretim alanlarında taşeron, güvencesiz, kayıt dışı ve kuralsız çalışma yaygınken bu alanlar neden etkili ve sürekli denetim kapsamına alınmamaktadır? Bakanlığınız bu alanlarda taşeron, güvencesiz, kayıt dışı ve kuralsız çalışmayı engellemek yerine, denetimsizlik yoluyla bu sömürü düzeninin sürmesine göz mü yummaktadır? 11. İşçilerin ücret, tazminat, fazla mesai, yıllık izin, sigortasız çalışma ve sendikal baskı şikâyetlerinin kaçı yerinde teftişe dönüşmektedir? Bakanlığınız işçilerin hak gasplarını müfettiş denetimiyle çözmek yerine neden bürokratik süreçlere ve arabuluculuğa havale etmektedir? 12. İşyerlerinin ezici çoğunluğunun denetlenmediği, denetimlerin patronlara önceden haber verilerek yapıldığı, ceza yerine süre verildiği ve işçi şikâyetlerinin çoğu kez etkin teftişe dönüşmediği bu tablo; patronlann işçilerin ücretini, sağlığını, can güvenliğini ve sendikal haklarını gasp ederken Bakanlığınızın ve Saray düzeninin yarattığı denetimsizlik rejiminden cesaret aldığım açığa çıkarmıyor mu? Bakanlığınız, iş teftişi politikasının işçileri değil patronlann sömürü düzenini koruduğu gerçeğini kabul etmekte midir? TBMM İletişim: 0312 420 60 22-23 E-Posta : $evdakaraca@tbmm.gov.tr
Belge parmak izi ve kaynak

0cbe076382dcf2874b9c8fb4d48cee0ce264df34d4c988176823686364b8963f

2026-10-09T20:37:49 UTC
Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 1 SAYFA

Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Bu belgeden okunabilir metin çıkarılamadı. Özgün PDF’yi görüntüleyebilirsiniz.

Belge parmak izi ve kaynak

288df446a84cec4a090a85c1e869515e179df9f6bf09ab166797351166898e56

2026-10-09T20:44:21 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.