ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
T.B.M.M.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
'Crup Başkanlığı . 42149
13Mart2p26
CHP. Tarih:.
say. 17757
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA /
Aşağıda belirtilen sorularımın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakam /Muraı Kurum
tarafından Anayasa’nm 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğümün 96’ncı ve
99’uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarııma arz ederim.
12.03.2026 / /
Av. Mahmıu T L
CHP Şanhurf^ ekili
Ülkemizin yakın çevresinde, komşu ülkelerde ya da komşu ülkelerin de pteXinde meydana
gelebilecek bir nükleer silah kullanımı, nükleer kaza veya sızıntının etkilerinin yalnızca ilgili
ülke sınırlarıyla sımrlı kalmayacağı; rüzgâr, coğrafi koşullar ve atmosferik yayılım nedeniyle
çok geniş bir alanı, dolayısıyla Türkiye’yi de doğrudan etkileyebileceğibilimsel bir gerçektir.
Nükleer riskler yalmzca çevresel bir tehdit değil; doğrudan yaşam hakkını, halk sağlığını, kamu
düzenini ve devletin vatandaşını koruma yükümlülüğünü ilgilendiren çok boyutlu bir güvenlik
meselesidir. Anayasa’nm 5’inci maddesi devlete, kişinin yaşam hakkını ve maddi-manevi
varlığını koruma yükümlülüğü yüklemekte; 17’nci maddesi yaşam hakkmı, 56’ncı maddesi ise
sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkım güvence altına almaktadır. Bu anayasal
yükümlülükler, olağanüstü nükleer ve radyolojik risklere karşı önceden hazırlık yapılmasım,
etkin ve uygulanabilir bir koruma planının varlığını zorunlu kılmaktadır.
Türkiye’de “sığınak” olarak tammlanan alanların önemli bir bölümünün,gerek bina altlarında
gerekse kamuya ait yapılarda, nükleer ve radyolojik tehditlere karşı koruyucu teknik
standartlara uygun şekilde muhafaza edilmediği; havalandırma, yalıtım, filtreleme ve
dayanıklılık kriterlerini karşılamadığı; bu alanların fiilen sivil savunma amacıyla kullamma
hazır olmadığı yönünde ciddi tespitler bulunmaktadır. Mevcut bina altı sığınaklarının büyük
bölümünün, nükleer silah kullanımı dâhil olmak üzere nükleer ve radyolojik etkilere karşı
koruma sağlayacak teknik kapasiteden yoksun olduğu bilinmektedir.
Öte yandan nükleer veya radyolojik bir olay halinde halkın nasıl korunacağına, hangi alanlara
yönlendirileceğine, kimlerin öncelikli gruplar kapsamında değerlendirileceğine, ulaşım ve
tahliye organizasyonunun nasıl sağlanacağına ilişkin kamuoyuna açık, bağlayıcı ve
uygulanabilir bir kriz ve eylem planının bulunmadığı; vatandaşlara bu konuda herhangi bir
sistematik eğitim veya bilgilendirme yapılmadığı görülmektedir. Böylesi bir hazırlıksızlık hâli,
olası bir nükleer veya radyolojik olayda ciddi bir kaosa, telafisi mümkün olmayan can
kayıplarına ve kamu düzeninin ağır biçimde zarar görmesine yol açabilecek niteliktedir.
Bu nedenle nükleer ve radyolojik risklere karşı devletin hazırlık düzeyinin, sığınak
kapasitesinin, denetim mekanizmalarının ve nüfus artışı karşısındaki yeterliliğinin tüm
yönleriyle açıklığa kavuşturulması zorunluluk arz etmektedir.
Bu bağlamda;
1. Türkiye’nin, nükleer silah kullanımı dâhil olmak üzere nükleer ve radyolojik kaza,
saldın veya sızıntı risklerine karşı ulusal düzeyde hazırlanmış bir siyil savunma ve halkı
koruma plam bulunmakta mıdır; bulunuyor ise bu plan hangi senaryolarıkapsamakta
ve en son hangi tarihte güncellenmiştir?
1
1<2İW
2. Olası bir nükleer veya radyolojik olayda ülke genelinde korunması öngörülen nüfus
oranı nedir; mevcut sığınak ve toplu koruma kapasitesi bu nüfusun ne kadarını fiilen
koruyabilecek durumdadır?
3. Türkiye genelinde bina altlarında bulunan sığınakların nükleer ve radyolojik etkilere
karşı teknik yeterliliği hangi mevzuat ve standartlara göre belirlenmektedir; bu
sığınakların kaç tanesi radyasyon yalıtımı, havalandırma ve fıltreleme bakımından
asgari koruma şartlarını sağlamaktadır?
4. Devletin sorumluluğunda bulunan, bina altı dışında yer alan kamu sığınakları veya toplu
koruma alanları var mıdır; varsa bu alanların sayısı, kapasitesi ve fiilen kullanıma hazır
olup olmadığına ilişkin güncel durum nedir?
5. Mevcut sığınakların nükleer ve radyolojik risklere karşı uygunluğunun tespiti amacıyla
son beş yıl içerisinde kaç denetim yapılmıştır; bu denetimlerde tespit edilen eksiklikler
nelerdir ve bu eksikliklerin giderilmesi için hangi işlemler tesis edilmiştir?
6. Nükleer veya radyolojik bir olay halinde çocuklar, yaşlılar, engelliler, hastalar ve
hamileler gibi kınlgan gruplar için özel bir koruma, tahliye ve barınma planı
oluşturulmuş mudur?
7. Vatandaşlara nükleer ve radyolojik riskler konusunda bugüne kadar neden sistematik
bir bilgilendirme, eğitim veya tatbikat yapılmamıştır; bu konuda başlatılmış veya
başlatılması planlanan bir çalışma bulunmakta mıdır?
8. Olası bir nükleer veya radyolojik olayda ulaşım, tahliye ve kamu düzeninin
saıjlanmasına ilişkin kurumlar arası koordinasyon hangi esaslara göre yürütülecektir; bu
koordinasyonun fiilen test edildiği herhangi bir tatbikat yapılmış mıdır?
9. Ülkemizin son yıllarda hızla artan nüfusu dikkate alındığında, mevcut sığınak ve toplu
koruma kapasitesinin güncel nüfus büyüklüğü karşısında yeterli olup olmadığı
Bakanhğımzca değerlendirilmiş midir; hâlihazırda mevcut kapasitenin kaç vatandaşı
koruyabileceği ve bu kapasitenin ülke nüfusunun yüzde kaçma tekabül ettiği tespit
edilmiş midir?
10. Mevcut kapasitenin yetersiz olduğu kabul ediliyorsa, artan nüfiıs ve değişen riskler
dikkate alınarak yeni sığınakların inşası, mevcut sığınakların güçlendirilmesi veya yeni
toplu koruma alanlannın oluşturulmasına yönelik yürütülen bir yatırım programı veya
eylem planı bulunmakta mıdır?
11. Nükleer silah kullammı dâhil olmak üzere nükleer ve radyolojik risklere karşı
hazırlanan veya hazırlanması planlanan eylem planlarının, vatandaşlarane zaman, hangi
yöntemlerle ve hangi kurumlar aracılığıyla aktarılacağına ilişkin somut ve bağlayıcı bir
takvim mevcut mudur?
2
4
w
12. Nükleer ve radyolojik risklere karşı gerekli hazırlıklann yapılmaması, sığınakların
teknik şartlara uygun hâle getirilmemesi ve denetimlerin yetersizliği nedeniyle ortaya
çıkabileeek ean kayıplan ve kamu düzeni zararlarından idari ve siyasi sorumluluğun
hangi makamlarca üstlenileceği değerlendirilmiş midir?
3
Belge parmak izi ve kaynak
fb219de60230ff53ed3d5c97633a6c710fba1a6f902bdf12fadc797b5cfaef45
2026-10-09T20:55:44 UTC
