BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta bulunan okullarda meydana gelen silahlı saldırı olaylarına ilişkin

7/43482 · 2026-04-16

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 4
Esas Numarası
7 / 43482
Başkanlığa Geliş Tarihi
16.04.2026
Önergenin Özeti
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta bulunan okullarda meydana gelen silahlı saldırı olaylarına ilişkin
Önergenin Sahibi
Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN
Önergenin Muhatabı
Adalet Bakanı Akın GÜRLEK
Son Durumu
Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 2 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

TBMM jİLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ Sayı; Tarih 43482 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili 14 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde bulıman Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen silahlı saldırıda 16 yurttaş yaralanmış; bunların lO’unun öğrenci, 4’ünün öğretmen. Tinin polis ve Tinin okul kantin işletmecisi olduğu açıklanmıştır. Yaralılardan 7’si taburcu edilmiş, 3’ü ağır olmak üzere 9 kişinin tedavisinin devam ettiği belirtilmiştir. Saldırı sonrasında 2 ilçe emniyet müdürlüğü yöneticisi ile 2 ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticisinin görevden uzaklaştınidığı duyurulmuş; ayrıca olayla ilgili hem adlî hem de İdarî soruşturma başlatılmıştır. Bu gelişmeler, olayın münferit bir güvenlik ihlali olmanın ötesinde, kurumsal düzeyde değerlendirilmesi gereken çok boyutlu bir ihmal ve zafiyet alanına işaret ettiğini göstermiştir. Bu olaydan yalnızca bir gün sonra, 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen bir diğer silahlı saldmda 8’i öğrenci. Ti öğretmen olmak üzere toplam 9 kişinin yaşamını yitirdiği, 13 kişinin yaralandığı açıklanmıştır. Yaralılardan 6’sının durumunun ağır olduğu ifade edilmiş; failin okul öğrencisi olduğu, çok sayıda silah ve mühimmatla saldmyı gerçekleştirdiği ve olay sırasında yaşamını yitirdiği bilgisi kamuoyuna yansımıştır. Bu vahim tablo, eğitim kurumlarmm güvenlik zemininde karşı karşıya bulunduğu risklerin derinleştiğini ve mevcut önleyici mekanizmalann yetersiz kaldığını ortaya koymuştur. Arka arkaya yaşanan bu iki ağır saldırımn, eğitim kurumlarmm güvenliği bakımından yapısal bir zafiyetin bulunduğu açık biçimde değerlendirilmektedir. Eğitim kurumlarmm yalnızca bilgi üretim ve aktarım alanları olmadığı; aynı zamanda çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin yaşam hakkımn, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunması gereken kamusal alanlar olduğu açıktır. Bu alanlarda meydana gelen şiddet olaylannm, doğrudan doğruya yaşam hakkının ihlali niteliği taşıdığı ve devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında önlenmesi gereken ağır riskler arasında yer aldığı tartışmasızdır. Anayasa’nm 17’nci maddesi ile yaşam hakkının güvence altına alındığı; 42’nci maddesi ile eğitim ve öğrenim hakkının devletin gözetim ve denetimi altında güvenli biçimde sağlanmasının hüküm altına alındığı bilinmektedir. Bunun yanı sıra 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun, eğitim ortamlarının güvenli, erişilebilir ve eşitlikçi biçimde düzenlenmesini devletin asli yükümlülükleri arasında tanımladığı görülmektedir. * ' MlUSZ Buna karşın söz konusu saldırıların; önleyici kamu politikalannın yetersiz kaldığını, kurumlar arası koordinasyonun etkin biçimde sağlanamadığını, risk analizi ve erken uyan mekanizmalanmn yeterince işletilmediğini ve okul güvenliği standartlarının ülke genelinde eşit ve etkin biçimde uygulanamadığını ortaya koymaktadır. Başta Hakkâri ili olmak üzere sosyo-ekonomik, coğrafi ve güvenlik bakımından kırılganlık taşıyan bölgelerde bulunan eğitim kurumlan açısından bu risklerin daha da derinleştiği; bölgesel eşitsizliklerin güvenlik politikalarına da yansıdığı görülmektedir. Yaşanan bu saldırıların tüm yönleriyle aydınlatılmasının, İdarî ve siyasî sorumluluklann açık biçimde ortaya çıkanimasmın, benzer olayların tekrarını önleyecek kalıcı ve yapısal tedbirlerin gecikmeksizin hayata geçirilmesinin; yaşam hakkının korunması, eğitim hakkının güvence altına alınması ve kamusal sorumluluğun gereği olarak zorunlu olduğu açığa çıkmıştır. Bu doğrultuda, ülke genelinde tüm eğitim kurumlarım kapsayacak şekilde kapsamlı bir inceleme yapılması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması elzemdir. Bu bağlamda; 1. Her iki saldırıya ilişkin yürütülen adlî soruşturmaların mevcut durumu nedir? 2. Soruşturmaların tamamlanması için öngörülen takvim nedir? 3. Olaylarda ihmali bulunan kamu görevlileri hakkında aynca soruşturma açılmış mıdır? 4. Silah temin süreçlerinin ortaya çıkaniması için hangi çalışmalar yürütülmektedir? 5. Saldınlarla bağlantılı başka kişi veya yapılar tespit edilmiş midir? 6. Mağdur çocukların korunmasına yönelik özel usuller etkin biçimde uygulanmakta mıdır? 7. Adlî süreçlerde psikososyal destek mekanizmaları yeterli midir? 8. Benzer olayların önlenmesine yönelik cezai mevzuatta değişiklik planlanmakta mıdır? 9. Çocuk failler açısından rehabilitasyon ve önleyici adalet mekanizmaları yeterli midir? 10. Yargı süreçlerinde kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine yönelik nasıl bir politika izlenmektedir?
Belge parmak izi ve kaynak

caf471880b06e7d006564a13f3616f2facabacdcd46f0d565f6e3c0ce7ff9834

2026-10-09T20:41:02 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.