ÖZGÜN BELGE / 4 SAYFA
Yazılı Soru Önergesinin Metni
Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.
Belgenin metnini oku
PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.
İskender BAYMAN
İstanbul Milletvekili
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat işıkhan
tarafından Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince
yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 29.07.2026 a
İskender BAYMAN
İstanbul Milletvekili
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak son günlerde, "Sendikalı Ol" başlıklı
kamu spotu ve sosyal medya kampanyalarıyla işçileri sendikalara üye olmaya
çağırmaktasınız. Ancak işçilerin sendikalaşmasının önündeki engeller sosyal medya
kampanyalarıyla değil, çalışma yaşamında izlediğiniz politikalarla belirlenmektedir.
Atalarımızın "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" sözü de tam olarak bunu anlatmaktadır.
Bakanlığınızın işçi sınıfının haklarına ilişkin gerçek tutumu, kamu spotlarında değil;
bugün açıkladığınız resmî yetki tespiti verileri ile örgütsüz emek sömürüsüne dayalı
uygulamalarınızla açıkça görülmektedir.
2026 Temmuz ayı işkolu istatistiklerine göre Türkiye'de kayıtlı 17 milyon 430 bin 478
işçiden yalnızca 2 milyon 432 bin 788'i sendika üyesidir. Toplam sendikalaşma oranı
yüzde 13,96 olarak açıklanırken, kamu işçileri hariç tutulduğunda özel sektörde
sendikalaşma oranının yaklaşık yüzde 6-7 düzeyinde olduğu yönündeki
değerlendirmeler, çalışma yaşamındaki örgütsüzlüğün boyutunu daha da görünür hâle
getirmektedir. Aynı istatistiklere göre faaliyet gösteren 246 işçi sendikasının 186'sı
işkolu barajını aşamamıştır.
Bu tablo tesadüf değildir. İşkolu barajları, uzun ve etkisiz yetki süreçleri, sendikalaşma
nedeniyle işçi kıyımları, grev hakkının yasaklanması ve toplu iş sözleşmesi hakkının
önündeki engeller, milyonlarca işçiyi anayasal haklarını kullanamaz hâle getirmiştir.
Sendikaların ve emek örgütlerinin uzun süredir dile getirdiği üzere, işkolu barajı
özellikle mücadeleci sendikaların toplu iş sözleşmesi yetkisi almasını zorlaştırmakta;
işçilerin sendika seçme özgürlüğünü ise engellemektedir. Son olarak. Bağımsız
Maden-İş Sendikası örneğinde olduğu gibi, çeşitli sendikalar işkolu istatistikleri ve yetki
süreçlerinde Bakanlığınızın keyfî ve siyasi tasarruflarda bulunduğu yönünde
tartışmalar yürütmektedir.
Öte yandan Emek Partisi tarafından "Barajsız Sendika, Yasaksız Grev, Güvenceli İş"
kampanyası kapsamında işçilerden, sendikalardan, akademisyenlerd en ve
hukukçulardan alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan ve muhalefet milletvekillerinin
de imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Sendikal Haklar Kanun
Teklifi: işkolu barajlarının kaldırılması, grev hakkı önündeki engellerin kaldırılması,
sendikal nedenle işten çıkarmalara karşı etkin iş güvencesi sağlanması ve toplu
pazarlık hakkının güçlendirilmesini öngörmesine rağmen bugüne kadar Meclis
gündemine alınmamış, Bakanlığınız tarafından da bu doğrultuda herhangi bir yasal
girişimde bulunulmamıştır.
Bakanlığını yaptığınız tek adam yönetiminin bütün ekonomi politikalarına bakıldığında,
sermaye sınıfına yönelik prim teşvikleri, vergi destekleri, esnek ve güvencesiz çalışma
biçimlerini yaygınlaştıran uygulamaların hızla hayata geçirildiği; buna karşılık işçilerin
anayasal haklarını çiğneyen düzenlemelerin ise sürekli görmezden gelindiği
görülmektedir. Bunun sonucu olarak milyonlarca işçi düşük ücret, güvencesizlik,
örgütsüzlük ve iş cinayetleri tehdidi altında çalışmaya mahkûm edilirken, sermaye sınıfı
ise ucuz, örgütsüz ve hak arama olanakları elinden alınmış emek üzerinden kurulan
sömürü düzeninden yararlanmaktadır.
Bu nedenlerle. Bakanlığınızın "Sendikalı Ol" çağrısının çalışma yaşamındaki gerçek
uygulamalarla bir ilişkisi olmadığının, sendikal hakların kullanılmasının önündeki
yapısal engellerin neden kaldırılmadığının ve işçilerin örgütlenme, toplu iş sözleşmesi
ve grev haklarını güvence altına alacak düzenlemelerin neden hayata geçirilmediğinin
açıklığa kavuşturulması amacıyla aşağıdaki soruların cevaplandırılması
gerekmektedir.
Bu bağlamda;
1. Bakanlığınız tarafından kamu kaynakları kullanılarak hazırlanan "Sendikalı Ol"
kampanyası için bugüne kadar toplam ne kadar kamu kaynağı harcanmıştır?
Kampanya hazırlanırken hangi işçi sendikalarının, emek ve meslek örgütlerinin
görüşü alınmıştır?
2. Bakanlığınızın yayımladığı 2026 Temmuz ayı işkolu istatistikleri ne göre
Türkiye'de yaklaşık 17,4 milyon işçiden yalnızca 2,43 milyonu sendika
üyesidir. Toplam sendikalaşma oranının %13,96 düzeyinde kalmasının; kamu
işçileri hariç tutulduğunda özel sektörde sendikalaşma oranının yaklaşık %6-7
seviyesinde olduğu yönündeki değerlendirmelerin temel nedenleri
Bakanlığınıza göre nelerdir?
3. Türkiye'de bugün itibarıyla;
a) Yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçi sayısı kaçtır?
b) Sendika üyesi olmasına rağmen herhangi bir toplu iş sözleşmesi kapsamına
giremeyen işçi sayısı kaçtır?
c) Fiilen grev hakkını kullanabilen işçi sayısı kaçtır?
Q9-2,3 5
4. Son beş yılda grev kararı alınan işyeri ve işçi sayısı kaçtır? Bunların kaçında
grev uygulanabilmiş; kaçında grevler erteleme, yasaklama, yetki uyuşmazlığı
veya diğer nedenlerle fiilen kullanılamamıştır?
5. Bakanlığınızın yayımladığı son istatistiklere göre 246 işçi sendikasının 186'sı
işkolu barajının altında kalmıştır. İşkolu barajının işçilerin sendika seçme
özgürlüğünü, toplu iş sözleşmesi hakkını ve grev hakkını sınırlandırdığı
yönündeki eleştirilere katılmakta mısınız? İşkolu barajının kaldırılmasına yönelik
herhangi bir yasal hazırlığınız bulunmakta mıdır?
6. Bağımsız Maden-İş Sendikası başta olmak üzere çeşitli sendikalar tarafından
son işkolu istatistiklerinde işkolu barajının uygulanışına ve yetki süreçlerine
ilişkin hukuka aykırılık iddiaları kamuoyuna taşınmıştır. Bakanlığınız bu iddialar
hakkında herhangi bir idari inceleme başlatmış mıdır? Başlatılmamış ise
gerekçesi nedir?
7. İşkolu barajı uygulamasının. Bakanlığa işkolu istatistikleri ve yetki süreçleri
üzerinden sendikal yapıyı siyasi veya idari tasarruflarla etkileyebilme olanağı
tanıdığı; özellikle bağımsız sendikaların toplu iş sözleşmesi yetkisi almasını
zorlaştırdığı yönündeki açıklamalara ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi
nedir?
8. Son on yılda sendikal nedenle işten çıkarıldığı iddiasıyla Bakanlığınıza yapılan
başvuru sayısı kaçtır? Bu başvuruların kaçında işverenler hakkında idari
yaptırım uygulanmıştır?
9. Son on yılda meydana gelen iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin kaçının
çalıştığı işyerinde sendika ve yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi
bulunmaktadır? Bakanlığınız, iş cinayetleri ile sendikasız çalışma arasındaki
ilişkiye ilişkin istatistiksel bir çalışma yürütmekte midir?
10. Emek Partisi tarafından hazırlanarak muhalefet milletvekillerinin de imzasıyla
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Sendikal Haklar Kanun Teklifi
hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir? Teklifte yer alan;
a) İşkolu barajının kaldırılması.
b) Sendikal nedenle işten çıkarmalara karşı etkin iş güvencesi sağlanması
c) Toplu iş sözleşmesi yetkisinin önündeki engellerin kaldırılması.
d) Grev hakkının güvence altına alınması
yönündeki düzenlemeler neden hayata geçirilmemektedir?
11. Son on yılda Bakanlığınız tarafından hazırlanan çalışma yaşamına ilişkin yasal
düzenlemelerin;
a) Sermaye sınıfına yönelik prim teşvikleri.
b) Vergi ve SGK destekleri.
c) Esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştıran düzenlemeler
ile işçilerin örgütlenme, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarını güçlendiren düzenlemeler
bakımından sayısal dağılımı nedir?
12.Anayasa'nın 51, 53 ve 54'üncü maddeleri ile Türkiye'nin taraf olduğu ILO'nun
87 ve 98 sayılı sözleşmeleri sendikal örgütlenme, toplu pazarlık ve grev
haklarını güvence altına almasına rağmen; milyonlarca işçinin fiilen bu
haklardan yararlanamaması karşısında Bakanlığınızın çözüm programı nedir?
Bu konuda hazırlanan bir eylem planı bulunmakta mıdır?
13. Bir taraftan işkolu barajı, uzun yetki süreçleri, sendikal nedenle işten çıkarmalar
ve grev hakkını fiilen sınırlandıran uygulamalar devam ederken; diğer taraftan
kamu kaynakları kullanılarak sosyal medya üzerinden "Sendikalı Ol"
kampanyası yürütülmesinin çalışma yaşamındaki yapısal sorunları çözmeye
yeterli olduğu düşünülmekte midir? İşçilerin örgütlenme hakkınrfiilen güvence
altına alacak somut yasal düzenlemeler ne zaman Türkiye Büyük Millet
Meclisinin gündemine getirilecektir?
14. Bakanlığınızın çalışma yaşamına ilişkin uygulamalarının, işçilerin örgütlenme
ve hak arama özgürlüğünü genişletmek yerine düşük ücretli, güvencesiz ve
örgütsüz çalışma ilişkilerini sürdürerek sermayenin emek maliyetlerini düşüren,
emek sömürüsünü artıran bir çalışma rejimini güçlendirdiği yönündeki
değerlendirmelere ilişkin Bakanlığınızın açıklaması nedir?
Belge parmak izi ve kaynak
4892ef93a825fb4246af421ffd5be63362d94fb89f5f7054aa29a88d01962d9d
2026-10-09T20:34:12 UTC
