BAĞIMSIZ MECLİS ARŞİVİResmî kaynak. Açık yöntem.
meclis.orgmeclis.orgMECLİS’İN AÇIK HAFIZASI
YAZILI SORU ÖNERGESİ

Yenidoğan bebeklere sağlanan sağlık hizmetleri üzerinden haksız kazanç elde eden bir suç örgütüne ilişkin

7/18764 · 2024-10-22

TBMM ayrıntıları ↗

Kaynak bilgileri

Dönemi ve Yasama Yılı
28 / 3
Esas Numarası
7 / 18764
Başkanlığa Geliş Tarihi
22.10.2024
Önergenin Özeti
Yenidoğan bebeklere sağlanan sağlık hizmetleri üzerinden haksız kazanç elde eden bir suç örgütüne ilişkin
Önergenin Sahibi
İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN
Önergenin Muhatabı
Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU
Önergeyi Süre Dışı Cevaplayan
Sağlık Bakanı Kemal MEMİŞOĞLU
Son Durumu
Süresi Geçtikten Sonra Cevaplandı
Cevap Bildiriliş Tarihi
06.12.2024
BELGE ARŞİVİ

Özgün belgeler, doğrudan okunabilir.

Yazılı Soru Önergesinin Metni — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 3 SAYFA

Yazılı Soru Önergesinin Metni

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Belgenin metnini oku

PDF’den çıkarılan metin. Satır düzeni özgün belgeyle farklılık gösterebilir; kontrol için PDF’yi açın.

, 18764 İskender BAYMAN İstanbul Milletvekili TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından Anayasa’nın 98, TBMM İç Tüzüğü’nün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı • -• olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 22.10.2024 ü A İskender BAYMAN İstanbul Milletvekili Türkiye toplumunu derinden sarsan ve bebeklerin ölümüne neden olan "yenidoğan çetesi" olayı kamu hizmetlerini özelleştirmenin vardığı sonuçlardan birisidir. Yıllardır uygulanan sağlıkta dönüşüm programı ile halkın parasız, nitelikli, ulaşılabilir, sağlık hakkının bir kamu hizmeti olmaktan çıkarılarak piyasanın insafına terk edilmesinin, hastaneleri ticarethaneye, hastaları da müşteriye dönüştürmenin, özel hastane sahiplerini sağlık bakanı yapmanın kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz. Üstelik bu sonuçlar öngörülemez de değildi. Sağlık işkolunda örgütlü emek ve meslek örgütlerinin “sağlıkta özelleştirme ölüm demektir “uyarıları geçen yıllar içinde yüzlerce kez ifade edilmiş olmasına rağmen ne iktidar ne de sağlık bakanlıkları tarafından dikkate alınmamıştır. Halkın sağlık hakkını ihlal ettiği gibi, kamu denetimini de ortadan kaldırarak sağlık çetelerinin ortaya çıkmasına uygun zemini yaratan asıl neden sağlık sistemindeki piyasacı anlayışın ta kendisidir. Sağlıkta dönüşüm politikası adı altında özel sağlık kurumlan teşviklerle, ayrıcalıklarla, mantar gibi çoğaltılıp büyütülürken kar ve rant uğruna her türlü suça bulaşabilecek örgütlerin sağlık alanına yönelmesine baştan yol açılmıştır. Ankara Tabip Odası, Sağlık Bakanlığı’nın son istatistiklerine dayanarak yaptığı açıklamada, 2002 yılında 774 kamu hastanesi, 50 üniversite hastanesi ve 271 özel hastane bulunurken, 2023 itibariyle 933 kamu hastanesi, 68 üniversite hastanesi ve 565 özel hastanenin faaliyette olduğunu belirtmiştir. Özel sektör, kamuya göre 20 yılda 2 kattan fazla büyümüş, sağlık hizmetlerinin üçte biri özel sektörün kontrolüne geçmiştir/ geçirilmiştir. Sağlık Bakanlığı'nm resmi raporuna göre, yenidoğan yoğun bakim yataklarının %50'den fazlasının özel hastanelerde bulunması, başlıca iki soruna neden olmaktadır: Yatak sayısındaki eşitsiz dağılım ve özel sektörün kontrolü altında olması, yoksul ve dar gelirli aileler için sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda; 1-Bilindiği gibi özel hastanelerin denetimi il sağlık müdürlüklerindedir. Bakanlık görevinizden önce İstanbul İl Sağlık Müdürü olduğunuza göre il sağlık müdürlüğünüzce 'Yenidoğan Çetesi'nin Çimer şikayetlerine gerek faaliyetlerini kalmadan açığa çıkaracak bir denetim süreci işletilmiyor muydu? Bu konuda dönemin il sağlık müdürü sıfatıyla ilk sorumlu olarak kendinizi görüyor musunuz? 2-İstanbul İl sağlık Müdürlüğü göreyini yürütürken gerçekleşen bebek ölümleri ve SGK dolandırıcılığını engelleyecek, açığa çıkaracak denetimleri yapmadığınız için görevden alınmanız gerekirken Sağlık Bakanlığı görevine atanmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz? İstifa etmeyi düşünüyor musunuz? 3-Cimere yapılan başvurunun akabinde o dönem İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılmış bir teftiş/denetim olmuş mudur? Bu sürecin uzamasında ailelerin ve SGK’ nın dolandırılmaya devam edilmesinde, yeni bebek ölümlerinin yaşanmasında İl Sağlık Müdürlüğünün ihmali var mıdır? Yoksa ne gibi bir süreç işletilmiştir? 4-SGK’yı dolandırmak için bebekler öldürülürken il sağlık müdürü olarak SGK’ ya hemen bildirim yaptınız mı? Yaptıysanız bunun tarihi nedir? 5-Cimere yapılan ihbardan sonra (27 Mart 2023 tarihinden bu yana) ruhsatları iptal edilmediğinden faaliyette olan adı geçen 19 hastanede kaç yeni bebek ölmüştür ve SGK bu özel hastanelere kaç milyon lira ödeme yapmıştır? 6-Bebeklerini kaybettikleri gibi borçlandırılarak dolandırılan ailelerin, emekçilerin alın teriyle var olan SGK’nın milyonlarca lira zarara uğratılmasının sorumlusu kimdir? Bu zararları telefi etmek için Bakanlığınız ne yapacaktır? ■ 7-Yenidoğan skandalına ilişkin ilk ihbar 27 Mart 2023 tarihinde yapılmışken İstanbul Sağlık Müdürlüğü, 5 Mayıs 2023’te polise bildiriyor. İlk operasyon 27 Nisan 2024’te oluyor. Ancak hastanelerden 9’u 18 Ekim 2024 tarihinde kapatılıyor. Ruhsat iptaline gerekçe olan resmi yazıda Teftiş Kurulu Başkanlığının 28 Eylül 2024 tarihli raporuna karşılık, bakanlığınızın onayı ise 1 ay sonra çıkıyor.18 Ekim 2024.Yani olay ■ fp . ayrıntılarıyla basına yansıdıktan, halkın tepkisi ortaya konulduktan sonra Bakanlık olarak adım atılıyor. İl Sağlık Müdürü göreviniz süresindeki sorumluluklarınızı yerine getirmediğinize ek olarak Bakanlık göreviniz sırasında da süreci uzattığınız hakkında kamuoyunda süren tartışmaların haklılık payı nedir? 8-En az 12 bebek ölümüne neden Olmasına rağmen kamuoyunda “buzdağının sadece görünen kısmı” olarak tartışılan son gelişmeler dikkate alındığında halk sağlığına, hekimlik değerlerine ve sağlık çalışanlarına zarar veren kar ve rant uğruna insanlık değerlerini ayaklar altına alan sağlıkta dönüşüm programını Bakanlığınızın bir an önce terk etme gibi bir uygulaması olacak mıdır? Sağlıkta dönüşüm programının halk sağlığına zararlı olduğu açıkça ortadayken bakanlığınız halka karşı sorumlulukla hareket edecek midir? 9-Suçla bağlantısı olsun ya da olmasın tüm özel hastanelerin geçmiş faaliyetleri derinlemesine soruşturulacak mıdır? Yetişkin yoğun bakımlar ya da diğer alanlardaki sağlık hizmetlerinde de çeşitli suç şebekelerinin istismarı olabilir mi? 10- İddianamede adı geçen ve bebek ölümlerine karışan hastane sahiplerine yönelik idari ve cezai yargılama süreçleri başlatılacak mıdır? Bu hastanelerin faaliyet ruhsatlarının sahipleri eski bakanlar ya da müsteşarlar olsa da iptal edilmesi ve hastanelerinin kapatılması gündeme gelecek midir? 11-Yenidoğan çetesi iddianamesinde adı geçen hastanelerden birinin eski Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na ait Özel Avcılar Hospital olduğu kamuoyuna yansımış bir bilgidir. Müezzinoğlu’nun bakanlık döneminde bu ve benzeri suçların kayıtlara geçip geçmediği araştırılacak mıdır? Kendisi hakkında adli süreç başlatılarak bu dönemde yapılmış olası yolsuzluklar ve ihmaller hakkında bakanlıkça bir inceleme yürütülecek midir? 12-Adı geçen 19 özel hastanenin yararlandığı teşvik ve kredilerin hastanelere göre tutarları nedir? 13-Dönemin sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın bakanlık döneminde yaşanan bu gelişmelerle ilgili sorumluluğu araştırılacak mıdır? 14-Sağlık hizmetlerinde ortaya çıkan suç çeteleri ve organizasyonları temizlemek için Bakanlık tarafından hazırlanan bir eylem planı var mıdır?
Belge parmak izi ve kaynak

3e3706799cc9a299678c114166223d0fc23d46ff04634281885da133445a2a43

2026-10-13T16:28:49 UTC
Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap — özgün belgenin ilk sayfası
ÖZGÜN BELGE / 4 SAYFA

Süresi Geçtikten Sonra Gelen Cevap

Kaynak belgenin yerel kopyası; SHA-256 ile doğrulanabilir.

Bu belgeden okunabilir metin çıkarılamadı. Özgün PDF’yi görüntüleyebilirsiniz.

Belge parmak izi ve kaynak

3b41fdade35d8afdece373a1687c27af2e64ad1f0e7ec1905256f68e7bb82b9a

2026-10-13T16:43:21 UTC

MECLİS’İN AÇIK HAFIZASI

Keşfet

Resmî kaynaklar ↗

Bağımsız arşiv · TBMM’nin resmî sitesi değildir.